• Yazar : Rafet Kaan Moral 5 Ağustos 2014

    Yönetmen: Kenichi Imaizumi
    Stüdyo: Arms
    Tür: Doğaüstü Güçler, Dram
    Yapım Yılı: 2014
    Bölüm Sayısı: 13
    Anime Puanı: 10/7



    Zor telaffuzu ile Gokukoku no Brynhildr, 2004 yılında çıkan ve popüler bir seri olan Elfien Lied’in de mangakası Lynn Okamoto’nun bir eseri. Serinin yaratıcısı ünlü başka bir serinin yaratıcısı olunca doğal olarak beklentiler de daha fazla oluyor. Zaten Gokukoku no Brynhildir ilk duyurulduğunda ve ilk çıktığı zamanlarda “Elfen Lied’i yapanın animesi” veya “Elfen Lied’in yapımcılarından” gibi birçok kez lanse edildi. Benim bile ilgimi Elfen Lied ibaresini gördükten sonra çekmeyi başardı. Sonunda da ister istemez Elfen Lied’e kıyaslayarak izlemeye başladım.

    Elfen Lied’İn popülerliğinin yükünü çekerek bizlere merhaba diyen animenin esas oğlan kahramanı liseli Ryouta Murakami. Derslerinde oldukça başarılı ve fotojenik bir hafızası olan Murakami’nin trajik bir geçmişi vardır. Küçüklüğünde birlikte oynadıkları, birlikte yıldızları seyrettikleri çocukluk arkadaşı Kuroneko lakaplı kız (Murakami hep böyle seslendiği için adını bilmemektedir) bir kaza sonucu hayatını kaybetmiştir. Günün birinde ise Murakami’nin sınıflarına klasik “transfer student” yani nakil öğrenci gelir. Yeni gelen Neko Kuroha adında bir kızdır ve Murakami’nin küçükken kaybettiği arkadaşına ikizi kadar çok benzemektedir. Bir hayli şaşıran Murakami, Kuroha ile konuştuğunda onun çocukluk arkadaşı olmadığını öğrenir. En azından Kuroha böyle söylemektedir. Akabinde çok geçmeden Murokami, Kuroha’nın büyü kullanabildiğini (kendi deyimiyle cadıdır) ve gizli bir laboratuardan kaçtığını öğrenir. Üstelik Kuroha tek büyü kullanıcısı değildir. Başkaları da vardır ve ölüm riskini göze alarak kaçmışlardır. Murokami de artık sempati duyduğu için mi, Kuroha’nın eski arkadaşına çok benzediği için mi yoksa tamamen iyi kalpliliğinden mi bilinmez, onlara yardım etmeye karar verir. 


    Gokukoku no Brynhildr ile Elfen Lied arasındaki benzerlikler göze çarpmıyor değil. İkisinde de erkek karakterin trajik bir geçmişi ve doğaüstü güçlere sahip kaçak kızlar bulunuyor. Anlayacağınız karakterler ve hikâye farklı ama tema neredeyse aynı. Öncelikle Brynhildir, Elfen Lied’in daha yumuşatılmış hali. Elfen Lied’ta gördüğümüz o vahşet, katliam sahneleri bu animede pek yok. Yok derken bolca kan kullanılmış ama şiddet unsurları pek yansıtılmamış. Bazı sahnelerde sansürden nasibini de almış anime. Kurgu olarak ise merak edici bir senaryo ile başlıyor ve öyle de devam ediyor. Kızlara ne olacak, Kuroha gerçekten Murakami’nin çocukluk arkadaşı mı, laboratuarın amacı, uzaylılar gerçek mi derken ilgi ile izliyorsunuz ama son bölümlere doğru bazı sorular açıklığa kavuşurken bana göre sıkıntı yaşanmış. Öncelikle laboratuarın amacını zorlama buldum ve kötü kalpli bilim adamı çok sığ ve düz mantık bir karakter. Ayrıca anime yarım bitmese de sezon finali tadında bitiyor ve bazı sorular havada asılı kalıyor. Kısaca anlatmak istediğim, zaman zaman anime Elfen Lied tadı veriyor ama daha fazlasını yapamıyor. İlk bölümler tamam ama senaryonun gittiği yön pek hayra alamet değil. Tabi bir de animenin “ecchi” tarafına değinmeden olmaz. Tıpkı Elfen Lied’teki gibi az da olsa Gokukoku no Brynhildr’da da bu unsur var. Genellikle kızların sıcaktan iç çamaşırları ile gezmeleri, kocaman göğüsleri üzerinden gidilmiş. Burada sorun yok ama karakterlerden biri olan Kazumi’nin Murakami’ye karşı sergilediği sapık hareketlerden nedense rahatsız oldum. Yaşı ile mi ilgilidir, ben mi yaşlandım da kendisini çok küçük görüyorum bilemem ama anlam veremediğim itici hareketlerini (tabi sadece Murakami’ye karşı olan ecchi tavırları) sevmedim. 


    Animenin çizimleri ise klasik anime kategorisine giren cinsten. Kocaman gözler, renkli saçlar, yine kocaman göğüsler yüzünden kavuşmayan düğmeler, kocaman göğüsleri olmadığı için depresyona girme tehlikesi ile karşı karşıya olan tahta göğüsler vs. İçeriğine nazaran animenin çizimleri sevimli ve bu sevimli karakterlerin üstleri başları kanla kaplanınca gerilim hissini pek alamıyorsunuz. Şirin bir çocuk üstünü başını ketçaplamış gibi:) Demek istediğim karakterlerin görünüşü ile animenin tarzı bazı anlarda uyuşmuyor. Bu karakterler okullu – komedili bir türe çok daha yakışırmış. Ayrıca siyah renk üzerinde kullanılmış kırmızı kenar çizgileri fazla dikkat çekiyor. Örneğin siyah saçta görülen bu çizgiler bana göre hoş bir görüntü oluşturmamış. Müzikler ise animenin en iyi yanlarından biri. İlk açılış parçası çok başarılı ve ikinci hızlı parça da fena sayılmaz. Kapanış müziğini ise beğenmedim. Öte yandan bölümler esnasında çalan müzikler de oldukça iyi. Seslendirmelerde de hiçbir sıkıntı yok.

    Gokukoku no Brynhildr’dan bir Elfen Lied bekliyorsanız üzülürsünüz. Dediğim gibi bazı anlarda o havayı andırmayı başarsa da anime sıradan bir anime olmaktan öteye geçemiyor. Tek başına ele aldığımızda Gokukoku no Brynhildr izlenebilecek, fena olmayan bir yapım. Animeyi ben önerebilirim ama dediğim gibi beklentiniz fazla olmasın. 

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan