• Yazar : Rafet Kaan Moral 30 Haziran 2012

    Yönetmen: Katsuhiro Otomo
    Stüdyo: Sunrise
    Tür: Macera, Bilimkurgu
    Yapım Yılı: 2004
    Bölüm Sayısı: Film
    Anime Puanı: 10/7



    2004 yılında çıkan Steamboy’un yapımı yaklaşık on yıl sürmüştür. 180.000’nin üzerindeki çizim sayısı ve kullanılan 440 adet CG grafik tekniği ile 22 milyon dolarlık bütçesiyle en pahalı anime filmi unvanına da sahiptir. Ayrıca yönetmen koltuğundaki Otomo’nun Akira’dan sonra ikinci büyük film projesidir.

    Steamboy izleyenini alternatif bir geçmişe, buhar teknolojisinin bir hayli gelişmiş olduğu 1863 yılı İngiltere’sine götürüyor. Bilim adamı Lloyd Steam ve oğlu Edward Steam uzun uğraşlar sonucu saf maden suyunu keşfetmeyi başarmışlardır. Baba ve oğul Steam, bu saf su ile buhar makineleri için hiç görülmemiş derecede yüksek basınç ve yüksek basınç ile de büyük itici bir güç elde etmeye çalışmaktadırlar. Lakin Alaska’da saf maden suyu ile yapılan deney başarısız olur ve Edward yüksek basınçlı buhara maruz kalır fakat saf suyu kontrol edebilen bir küre de yaratılmış olur.

    Üç yıl sonra, yani 1866 yılında Edward’ın oğlu ve Lloyd’un torunu Ray Steam 13 yaşına girmiştir ve yaşına göre oldukça zeki ve hırslıdır. Kendisi babasının ve dedesinin izinden gidiyor diyebiliriz. Manchester’da bir tekstil fabrikasında makinelerin bakımından sorumlu işçilerden birisi olarak çalışan Ray, boş zamanlarında da kendi buluşları üzerinde çalışmaktadır. Ray’ın bu sıradan yaşamı günün birinde dedesi Lloyd’tan gelen bir paketle ansızın değişir. Pakette üç yıl önceki patlamada meydana gelen küre, yani steamball (buhar topu) vardır ve yanında gelen mektupta topu saklaması yazmaktadır. Birkaç dakika sonra da büyük şaşkınlık yaşayan Ray ve ailesinin evine Alfred ve Jason adında, O’hara Foundation (vakfı) görevlisi iki kişi çıkagelir. O’hara vakfı aynı zamanda Ray’ın babasının ve dedesinin çalıştığı yerdir. İki yabancı adam buhar topunu ister ama Ray vermez. Bu kadar sürpriz yetmiyormuş gibi Lloyd da ortaya çıkıverir ve Ray’e topu asla onlara vermemesini, hemen kaçıp Bay Stephenson’u bulmasını ister. Ray pek anlamasa da istenileni yapar ve daha birkaç dakika önce normal bir yaşam sürerken kendisini hiç beklemediği bir maceranın içinde bulur.

    Bahsettiğim gibi anime yaklaşık 146 yıl öncesini konu alıyor ve buhar teknolojisi bir hayli ön planda. Animede buhar teknolojisi ile icat edilen birçok alet ve makine karşımıza çıkıyor. Animenin süresi yaklaşık 125 dakika ve seyir zevki bakımından her zaman eğlenceli geçmese de sıkıcı da geçmiyor. Konuşmalı sahneler aksiyon ve hızlı sahnelerden daha fazla. Bu yüzden Steamboy’dan heyecan beklerseniz hata yapmış olursunuz ama bilim hakkında anlatılanları ve vermek istediği mesaj gayet yerinde olmuş. Bana göre Steamboy kurgusu ve anlatmak istediği ile başarılı ama ne yalan söyleyeyim, senaryonun işlenişi biraz daha ilginç, daha heyecan verici olabilirmiş.

    Görsel olarak Steamboy bütçesinin hakkını veriyor. Çok sağlam, gerçekçi ve kalitesi yüksek çizimleri ile Steamboy görsel bir şov sunuyor dersem yalan olmaz. Miyazaki filmlerinde nasıl fantastik dünyayı içimize çekiyorsak gerçekçilik açısından da Steamboy o denli başarılı. Animenin az olan müzikleri de gayet başarılı ve yerli yerinde kullanılmış. Abartısızlar ve dönemi iyi yansıtıyorlar. Kısacası teknik olarak Steamboy için bir hayli başarılı diyebilirim.

    Sonuç olarak Steamboy dev bütçesi ile hoş bir anime ama bence daha da iyi olabilirdi sanki. Anime, yönetmenin daha önceki büyük projesi Akira kadar iyi mi? Bence değil. Şiddetle tavsiye edebileceğim bir anime mi? O da değil. Steamboy daha çok “steampunck” tarzını sevenlerin hoşuna gidebilecek bir anime. Şahsen ben animeyi sevdim ama dediğim gibi daha da iyi olabilirmiş.

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan