• Sonny Boy İncelemesi

    Yönetmen: Natsume Shingo
    Stüdyo: Madhouse
    Tür: Bilimkurgu, Fantastik
    Yapım Yılı: 2021
    Bölüm Sayısı: 12
    Anime Puanı: 10/4.5

     
    İlk bölümünü çok büyük bir ilgiyle izlediğim, üçüncü bölümden itibaren ivmenin giderek düştüğü, kafa karışıklığının bol olduğu, acaba bölüm mü atladım izlerken diye düşündüren, bittiğinde ise iyi ki bitti dedirten bir anime var karşımızda. Bu animenin ismi Sonny Boy ve GunGrave yahut Hadashi no Gen gibi bir hayli başarılı bulduğum animelerin arkasındaki isim olan Madhouse’un yapımı bir anime.

    Her şey sıradan bir günde boy gösterdi ve otuz altı öğrencisi ile beraber bir okul başka bir boyuta ışınlandı. Neler oluyor sorusunun yanı sıra, dışarısı zifiri karanlıktır ve zaman adeta durmuş gibidir. Tüm bunların üstüne, birçok öğrencide doğaüstü güçler açığa çıkmaya başlamıştır. Herkeste yaşanan kafa karışıklığının yanında “biz buraya nasıl geldik ve nasıl döneriz” sorusu herkesin aklındadır. Bu sorunun cevabı da yine orada bulunan öğrencilerdedir. 
     

    Yukarıda animenin hikayesini kısaca özetledim. Oldukça ilgi çekici, değil mi? Farklı boyutlar, özel güçler, geriye dönme çabası falan kulağa bayağı bir eğlenceli geliyor. Lakin ikinci bölümden sonra her şey tepetaklak olmaya başlıyor. Öncelikle bölümler arasında bir bütünlük yok. Bir bölüm de bir olay işlenirken diğer bölüm de alakasız bir olay ile karşı karşıya kalıyoruz. Hatta ilk paragrafımda dediğim gibi acaba bölüm mü atladım diye bile düşündüm. İşin içine farklı dünyalar ve alakasız olaylar da eklenince bir bakıyorsunuz siz animeyi değil, anime sizi izliyor:) Şimdi diyeceksiniz ki, bu animenin bir felsefesi var, bir alt metni var. Evet, var olabilir ama derin bir felsefesi olan her şeye yüksek puan verilecek diye bir kaide var mı? Yok. Durum böyle olunca benim bu animeye verdiğim puan gördüğünüz gibi ortada:) Bana göre içerik bir hayli kopuk, ilgi çekici değil ve seri bayağı bir durağan. 
     

    Sonny Boy’un çizimlerine fazla sözüm yok. Karakterler gerçeğe yakın tasvir edilmiş. Yani kocaman gözlü chibi karakterlere burada yer yok. Ciddiyetimizi koruyoruz:) Yeri geldiğinde sanki çizgi filmden fırlamış gibi çizilen eşyalar da ayrı hoşuma gitti. Yani animenin çizimleri sağlam. Açılış parçası ise…Şey, açılış parçası yok. Yani var da görsel olarak yok. Pat diye olaya giriş yapıyoruz. Kapanış parçası da after credits tadında. Peki nasıllar? Kötü demem ama iyi hiç demem. Bunun haricinde seslendirme olarak iyi iş çıkarılmış.

    Sonny Boy hakkında anlatacak başka bir sözüm yok. Büyük umutlarla başladım, ilk bölümü ile gaza geldim ama son bölüme gelene kadar ecel terleri döktüm. Belki fazla ağır eleştirdim ya da özünü anlamadım. Her ne olursa olsun, Sonny Boy tavsiye edebileceğim bir anime olmamakla beraber bittiği için bir hayli mutluyum. 
     
  • Sekai Saikou no Ansatsusha, Isekai Kizoku ni Tensei Suru İncelemesi

    Yönetmen: Tamura Masafumi
    Stüdyo: Silver Link - Studio Palette
    Tür: Aksiyon, Dram, Fantastik, Romantizm
    Yapım Yılı: 2021
    Bölüm Sayısı: 12
    Anime Puanı: 10/8 

     
    Bir anime düşünün ki ismini okuduğunuzda animeyi izleme listesinize alıyorsunuz. Bu hem iyi bir şey hem kötü. Ya arkadaş kimse size pazarlama taktiği falan vermedi mi? Animenin konusunu özet olarak isim yapmak kimin fikri abi. Hadi yaptın bari kısa ismini de koy öyle reklam yap. O da yok abi bu isimle reklam yapıyorsun. (Siteye eklerken mola vere vere yazdık:) Neyse yeterince animenin ismine sövdüğüme göre incelemeye geçebilirim. Animenin konusunu ise ismini çevirdiğimiz zaman direkt olarak karşımıza çıkıyor: Dünyanın en iyi suikastçısı başka bir dünyada aristokrat olarak reenkarne oluyor.(Yeniden doğuyor.) Ben bu ismi görünce animeyi favorilere atmıştım ve anime bitince de izlemeye koyuldum. Açıkçası pek bir beklentim yoktu. Çıtır çerez kafa dağıtmalık bir iş bekliyordum. Lakin tıpkı Akudama Drive gibi bu anime de beni olumlu anlamda şaşırttı. Özellikle anlattığı hikayeleri çok sevdim.

    İlk bölümüne hayran kaldığım animede karakterimiz gittiği yeni dünyada, gelecek olan bir tehlikeyi önlemek üzere orada bulunuyor. Ama ilk yaşantısında ki hiçbir olayı unutmadan yeni dünyaya gidiyor. Bir nevi oyunlarda olan New Game Plus özelliği ile bu dünyada doğuyor. Çünkü önceki bilgileri hep kafasında ve üstüne üstlük üzerine fazladan yetenekte veriyorlar abimize. Mis gibi hileli karakter olarak doğuyor. Ama gittiği dünyada büyü olduğu için direkt overpower bir karakter olmuyor. Önce biraz öğrenmesi hatta büyümesi gerekiyor. Başka animelerde olduğu gibi öldüğü yaşında o dünyaya teleport olmuyor, yeni dünyada sıfırdan bir bebek olarak doğuyor ve gelecek olan tehlikeyi önlemek için kendini yetiştiriyor. Zaten doğduğu ailesi de suikast görevlerini üstlenen bir aile olduğu için onu yetiştirmek hiç te zor olmayacaktır. 
  • The Animatrix İncelemesi

    Yönetmen: Watanabe Shinichiro, Andy Jones, Mahiro Maeda, Yoshiaki Kawajiri, Takeshi Koike, Koji Morimoto, Peter Chung
    Stüdyo: Madhouse - Studio 4°C
    Tür: Dram, Fantastik, Bilim Kurgu
    Yapım Yılı: 2003
    Bölüm Sayısı: Film
    Anime Puanı: 10/8

     
    Hazır Matrix 4 filmi çıkmışken ben de seriyi baştan izliyeyim dedim. İyi ki de baştan bi seri yapıp izledim. Burada filmler hakkında konuşmayacağım çünkü konuşursam özellikle yeni çıkan 4.filmin hikayesi için ağzımdan çıkanlar pek hoş olmaz. O yüzden biz, tarihin tozlu raflarına kaldırılmış The Animatrix animesi hakkında konuşalım. Kendisine Film dediğime bakmayın, aslında 9 hikayeden oluşan ovaların birleşimini içeriyor. Ben sadece film olarak bir bütünde izlemesi kolay diye öyle izledim. Yoksa kendisi, yakın zamanda sitemize de incelemesi eklenen Star Wars: Visions gibi 9 ayrı hikaye 9 ayrı tarza sahip. Yani sadece hikayeler değil çizimler de farklı. Ama benim inceleme yazmamım en büyük nedeni, zamanında gözden kaçtığını düşündüğüm bu animeden haberdar olmanız. Çünkü gerçekten pek bilinmeyen kaliteli bir yapım. Zaten Matrix seviyorsanız kaçırmamız gereken bir altın madeni.

    9 Hikaye içinde Matrix’te cevaplanmamış bazı soruları görebiliyoruz. İlk insanlar ve savaşları, Neo’nun kurtardığı çocuk, kendi kendine uyanabilenler gibi. Açıkçası bazı hikayeler çok sevsem de bazılarını vasat buldum. Özellikle son hikaye beni biraz yordu, çizim açısından gerçekten hiç bana hitap etmiyordu. Ama 9 hikayede net şekilde izlenmeye değer bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Zaten biliyorsunuz Matrix evreni yeterince işlenmemiş bir arazi. Biz de ne görsek tüketmek istiyoruz. Elimizde de böyle bir anime yapımı varsa bize de izlemek düşer. Sonda söyleyeceğimi başta şimdi söylüyorum izleyin yani. Neo ve Trinity’de İngilizce dublajında yer aldığını da belirtmek istiyorum. Ben İngilizce izledim, size de İngilizce öneririm açıkçası. Çünkü çok iyi bir İngilizce kadrosu var. O yüzden bu sefer Japonca seslendiren sanatçılarımız bize kızmasın. 
  • Yılın Animeleri 2021

     
    2021 yılının bitimine bir elin parmağından az bir süre kalmışken, bizler de yılın en iyilerini seçmiş bulunduk. Yazar kadromuz, çeşitli büyüklerimiz, anime ustaları, bilim insanları, devlet liderleri ve elbette sizlerin de katkısı ile zorlu bir elemeyi gerçekleştirdik ve çeşitli kategorilerde, çeşitli birincileri seçmiş bulunduk. Anketimize katılan herkese teşekkür ederiz! Fazla uzatmadan; işte 2021 yılının öne çıkan serileri! Ayrıca herkese şimdiden bol animeli bir 2022 diliyoruz! Bu arada, görüşlerinizi ve sizlerin favori serileri hangileri belirtmeyi unutmayın!
     
  • Code Geass: Fukkatsu no Lelouch İncelemesi

    Yönetmen: Taniguchi Gorou
    Stüdyo: Sunrise
    Tür: Aksiyon, Dram, Bilim Kurgu, Mecha
    Yapım Yılı: 2019
    Bölüm Sayısı: Film
    Anime Puanı: 10/7 

     
    Merhabalar arkadaşlar uzun bir aradan sonra tekrardan sizlerle buluşmak güzel. Lakin incelemesini yapacağımız yapım aynı derecede memnun edici mi? Kesinlikle tartışmaya açık. Code Geass Serisini bilenler bilir bilmeyenler için de ilk iki sezonun incelemesine buradan ulaşabilirsiniz Bu film ise ikinci sezondan sonra geçiyor. Yani ilk iki sezonu izlemediyseniz hemen bu sayfayı kapatıp başka incelemelere geçin. Çünkü ister istemez ilk iki sezon hakkında konuşmak zorunda kalacağım.

    Şimdi ilk iki sezondan sonra neden böyle bir film var, bence en büyük sorun bu. Büyük ihtimal Fan baskıları yüzünden böyle bir devam filmi yapılmış. Ama bence hiç olmamış. Özellikle ikinci sezonun sonundan sonra böyle bir devam filmine gerek yoktu. Abi gidin Cowboy Bepop gibi bir film çekin. Zaman aralığı içinde başka hikaye anlatın ama öyle bir finalden sonra hikayenin devamı olarak film getirmek hiç hoş değil. Hele bir de yapım maalesef kötü olunca, eleştiriler ve puanlarda haliyle düşük oluyor. Hoş ben çok düşük vermedim çünkü film akıp gitti. Yine kendi içinde güzel bir film bile sayılabilir ama altını çiziyorum Kendi İçinde. Neden mi bunun altını çizdim? Birazdan bu konuya detaylıca gireceğim. Ama önce biraz artılarından bahsedelim. 
     

    Meka sevenleri üzecek olsa da bu söyleyeceğim benim için iyi bir artı olmuş açıkçası. Meka savaş sahnelerinden kısıp normal insan dövüşleri görmek gayet tatlı bir etken olmuş. Çünkü Meka savaşları bana çok yavan ve zevksiz geliyor. Bunun azaltılması benim açımdan pozitif bir etki. Fakat Meka sevenler için bu büyük ihtimal negatif olabilir. Bunun dışında da düşman karakterler ve özellikleri güzeldi. Geass özelliklerinden bahsediyorum yoksa amaçları falan tipik kötü işte. Filmin en önemli artısı akıcı olması. Sıkılmadan bitirebiliyorsunuz. Tabi bu filmin müthiş olduğu anlamına gelmez. Gelin asıl soruna geçelim artık.

    Bu film net bir şekilde Animenin ilk iki sezonuna ihanet ediyor abi. İlk iki sezondaki amaç, fedakarlık, duygusallık, gözü karalık, bedel ödeme, iyi insanların da zarar görmesi gibi ana fikirlerin içinden geçmişler ya. İkinci sezonunu sonunu alın çöpe atın abi. Ne gerek var tüm yaşanılanlara? Bir yıl geçiyor dünya olarak hoop eski sıkıntılara geri dönülmüş. Lelouch deseniz o da haliyle geri geliyor. Bunu görmek için kapağa bakmanız bile yeterli. Eeee ne anladım bu işten. Yapılan onca fedakarlık ve duygusallığa ne oldu? Hiç ettiniz abi. Filmde de zaten bu ana fikre sahip en ufak bir şey yok. Bildiğiniz klişe iyi kötü savaşı. Nerde o Gri alanlar, nerde herkesin büyük hatalar yaptığı Code Geass dünyası… Ne dedim, film kendi içinde güzel bile olabilir. Lakin Code Geass dünyası ve havasından çok çok uzak bir yapım. Hatta komple ihanet ediyor abi. Umarım üçüncü sezon gelmez. Çünkü bu şekilde her şeyin laylaylom olacağı bir yapım gibi devam edecekse gelmesin daha iyi. Code Geass izlemek istiyoruz biz abi, Bungou Stray Dogs havasında bir anime istemiyoruz. Onu da izliyoruz ama sen öyle olma senin yapın ve amacın farklı. Sen Code Geass ol, Gri alanlar dolu dünyanda bir tane bile iyilik meleği insanın olmadığı herkesin öyle ya da böyle büyük hatalar yaptığı anime ol. Bu arada gözünü seveyim yapımcı stüdyo aradan yıllar geçmiş Çizim konusundan bırak ilerlemeyi gerilemiş bile olabilirsin. Neyse umarım devamı gelmez. Kendinize iyi bakın sonraki incelememde görüşmek üzere. 
     

    ***Not1: Filmin daha en başında Shirley ismini duyacaksınız. Evet kendisi anime sezonları devam ederken ölmüş olmasına rağmen bu filmde yer alıyor. Çünkü Anime dizi serilerini, Film özetlerine çevirirken senaryoyla oynamışlar. Zero, Shirley’nin babasını öldürmemiş bu yüzden de Shirley, Zero’nun gerçek kimliği peşinde koşmadığı için ölmemiş. Abi bu bile rezalet bir karar. Bu karar kim verdiyse kalksın o koltuktan yahu. Dediğim gibi filmler anime serilerinin ruhuna çok aykırı davranıyor bu örnek bile bunu bariz şekilde destekliyor.

    ***Not 2:
    Filmin sonunda ekstra bir sahne var kesinlikle yazılardan sonraki sahneyi izlemeyi unutmayın. Belki de Code Geass havasını yansıtan tek sahne oradaki 5-10 saniyeydi.
  • Jojo’s Bizzare Adventure: Stone Ocean İncelemesi

    Yönetmen: Suzuki Kenichi
    Stüdyo: David Production
    Tür: Macera, Aksiyon
    Yapım Yılı: 2021
    Bölüm Sayısı: 12
    Anime Puanı: 10/8

     
    Kötülükle savaşmaya ant içmiş Joestar soy ağacından gelen ve ilk kadın Jojo kahramanımız olan Jolyne Cujoh’un macerası ile herkese merhaba. Yeni Jojo serisi olan Stone Ocean serisine geçmeden önce ilk seri olan Phantom Blood ve Battle Tendency’nin incelemesine buradan, ikinci seri olan Stardust Crusaders’a buradan, üçüncü seri Diamond is Unbreakable’a buradan 2018 yılında izlediğimiz, benim favorim serim olan dördüncü seri Golden Wind incelemesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

    Her Jojo’s Bizzare Adventure animesinde olduğu gibi, bu sefer de yeni bir ana karakter ile seri bizlere merhaba diyor. Üstelik bu sefer bir ilk gerçekleşiyor ve karşı cinsten bir Jojo’ya merhaba diyoruz. Kendisi belirttiğim gibi Jolyne Cujoh. Üstelik serinin en sevilen Jojo’su olan Jotaro Kujo’nun kızı olur. Şimdiden söyleyeyim, soyadları neden farklı yazılıyor ben de bilmiyorum:) Önce Netflix mi yanlış yaptı diye baktım ama genel olarak her yerde durum vardı. Fazla da üstelemedim açıkçası. Bu arada evet, seri Netflix’te yayınlanmakta. Yani rahatça Türkçe altyazılı şekilde izleyebilirsiniz. 
  • Super Crooks İncelemesi

    Yönetmen: Hori Motonobu
    Stüdyo: Bones
    Tür: Aksiyon, Fantastik
    Yapım Yılı: 2021
    Bölüm Sayısı: 13
    Anime Puanı: 10/7.5

     
    Bir Netflix yapımı olarak karşımıza çıkan Super Crooks, Mark Millar ve Francis Yu’nun aynı adlı çizgi romanından uyarlanmış bir anime serisi. Yine bu seri, ünlü çizgi roman Jupiter’s Legacy evreninde geçmekte. Hatta animede ara ara Ütopyalı’lıyı da görmekteyiz. Super Crooks’a dönecek olursak; seri dediğim gibi bir Amerikan çizgi romanı uyarlaması olduğundan biraz fazla “Amerikan-vari” olmuş olsa da, Japon’lar animeye hiç de fena uyarlamamış.




    Kahramanımız Johnny Bolt, süper kahramanlara hayranlık duyan genç bir çocuktur. Günün birinde kendisinin de özel güçleri olduğunu fark eder. Bu güçler, elektrik üretme ve var olan elektriği yönlendirmektir. Tabi Johnny de hemen kahraman olmaya çalışır ama kendisini göstermeye çalıştığında çeşitli kazalara ve ölümlere sebep olur. Aradan yıllar geçer ve Johnny Bolt kocaman bir yetişkin olur. Hayranlık duyduğu süper kahramanların aksine o artık süper suçlu kategorisinde birisidir lakin zayıf suçlulardandır. Daha doğrusu dişe gelir bir vukuatı olmadığından tanınmaz bile. Yetişkin Johnny’yi ilk gördüğümüzde Supermax adlı hapishanededir. Bu hapishanede tutuklulara takılan özel bir aparat sayesinde güçleri kullanılmaz hale gelmektedir. Johnny de hapishaneden çıkar ve “son bir vurgun” için kendisi gibi boş beleş tiplerin olduğu bir ekibe dahil olur. 
  • Bright: Samurai Soul İncelemesi

    Yönetmen: Kyouhei Ishiguro
    Stüdyo: Arect
    Tür: Fantastik
    Yapım Yılı: 2021
    Bölüm Sayısı: Film
    Anime Puanı: 10/5.5

     
    Bright ismini daha önce yine Netflix’e ait olan, aynı adlı filmden duymuş olabilirsiniz. Hani başrolünde Will Smith’in oynadığı. Bright’ın bize sunduğu evrene göre insanlar, orklar, elfler ve diğer fantastik canlılar beraberce yaşamaktadır. Belki biraz zorlama olacak ama günümüz şartlarında bir Yüzüklerin Efendisi düşünün:) Frodo BMW’ye biniyor, orklar asayişten sorumlu, elfler zengin semtlerde oturuyor falan gibi. Bright filminin bize sunduğu evren bana çok sevdiğim Shadowrun oyunlarının evrenini hatırlatsa da, “idare eder” kıvamında bir filmdi. Gelgelelim Netflix’teki abiler – ablalar çok beğenmiş olacak ki, bir de animesi ile güzelce suyunu çıkartalım demiş ve Bright: Samurai Soul’u yaratmışlar. 


     
    Bright animesi de, tıpkı filmi gibi bir içeriğe sahip. İnsanlar ve farklı canlılar aynı dünyada yaşamakta. Filmden tek farkı, Japonya’nın Meiji döneminde geçmesi. Karakterlerimizden Izou, bir insan ve eski samuraydır. Bir genelevin güvenliğinde çalışmaktadır ve günün birinde bu geneleve Sonya adında küçük bir elf getirilir. Çok geçmeden geneleve bir saldırı gerçekleşir ve olaylar zinciri sonucunda insan Izou, elf Sonya ve saldırı ekibinde bulunan ork Raiden bir araya gelir ve yaşanan olayların sır perdesi aralanmaya başlar.
  • Bungou Stray Dogs 3 İncelemesi

    Yönetmen: Igarashi Takuya
    Stüdyo: Bones
    Tür: Aksiyon, Fantastik, Gizem
    Yapım Yılı: 2019
    Bölüm Sayısı: 12
    Anime Puanı: 10/8 

     
    Ortalama bir ilk sezondan sonra mükemmel bir ikinci sezonu bizlere izleten Bungou Stray Dogs, 3.Sezonuyla da iyi bir iş çıkararak helalinden bir 8 puanı kaptı. 1. ve 2. sezon detaylı bilgileri için, sitemizdeki incelemelerine ulaşabilirsiniz. Bunun yanı sıra 3.sezona geçmeden önce izlemeniz gereken bir film de var. Onun incelemesini de 2.sezon incelemesinin içinde bulabilirsiniz. Biz bugün 3. sezon hakkında konuşacağız. Kendisi tıpkı ikinci sezon gibi geçmişi anlatan bir hikaye ile başlıyor. Yani animenin bölümlerini 3+9 olarak ayırabiliriz. Açıkçası geçmişteki hikayeyi yine çok beğendim. Bir nevi Chuuya’nin spinoff’u olan bu üç bölüm, gayet güzel işlenmişti. Bazen diyorum ki keşke Bungou Stray Dogs hep geçmişte geçse. Çünkü geçmiş hikayeleri hep daha kaliteli oluyor. İlk 3 bölümden sonra devam eden 9 bölümde ise ana hikayemiz devam ediyor. Gelin onun hakkında da biraz konuşalım.

    2.sezonda ufak ufak gördüğümüz Fyodor Dostoyevski bu sefer ana düşmanımız olarak karşımıza çıkıyor. Tıpkı Dazai gibi aklını kullanan bir düşman olduğundan, Liman Mafyası ve Dedektifler için işler iyice sarpa sarıyor. Hatta bazı yerlerde baya çirkinleşiyor bile diyebilirim. Animenin hiç havasında olmayan tarzda olaylar yaşanıyor. Bunlara başa çıkmak için uğraşan iki tarafta kendisini bir çıkmaz da buluyor. Ama bakalım Fyodor mu kazanacak yoksa bizimkiler mi? Bu olaylar çerçevesinde bazı yan karakterler -mesela Tanazaki ve Gin – animede kendilerine baya bir yer buldukları için parlıyorlar. Böyle yan karakterlerin de öne çıkarak işlenmesi bayağı bir hoşuma gitti. Animedeki tüm karakterler gerçekten yaşıyor hissi veriyor. Bu arada dikkat ettiyseniz ilk sezonun sözde kötüler Liman mafyası için bile artık -Bizimkiler- terimini kullanıyorum. Çünkü animenin farklı bir tarzı var. Her ne kadar Liman mafyasını çok sevsem de bu tarzın ilerisi için pek sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. 
  • Wonder Egg Priority İncelemesi

    Yönetmen: Wakabayashi Shin
    Stüdyo: CloverWorks
    Tür: Fantastik, Aksiyon, Dram
    Yapım Yılı: 2021
    Bölüm Sayısı: 12+1
    Anime Puanı: 10/8

     
    Herkese merhabalar arkadaşlar. Bugün elimizde 2021’in başlarında piyasa sürülen Wonder Egg Priorty var. Çıktığı zaman baya bir ses getirse de ben bu animeyi izlemeyi baya bir erteledim. Evet, kendisi listemde vardı lakin izlemek ve incelemek bugüne kısmetmiş. Şimdi öncelikle şunu söyleyeyim ki ben animeyi eksilerine rağmen keyif alarak izledim. Tabii ki birazdan detaylandıracağım kendisini ama anime beni bir hayli şaşırttı. Çünkü konusu ve işlenişi dışardan bakıldığı gibi değil. Dışardan bakınca bir Erased havası alıyordum. Lakin içine girince Claymore tarzı farklı bir yapımla karşı karşıya kaldım. Gelin biraz hikayeden bahsedeyim.
  • Fumetsu no Anata e İncelemesi

    Yönetmen: Masahiko Murata
    Stüdyo: Brain's Base
    Tür: Dram, Fantastik
    Yapım Yılı: 2021
    Bölüm Sayısı: 20
    Anime Puanı: 10/10

     
    Büyük bir beklentiyle başlamadığım ama belki de son yıllarda izlediğim en iyi anime olan Fumetsu no Anata e, ya da İngilizce adı ile To Your Eternity beni ters köşe yaptıran ve birçok duyguyu bir arada yaşamamı sağlayan bir yapım. Olaylar bilinmeyen bir diyarda, bilinmeyen bir zamanda gerçekleşmekte. Siyah cübbesiyle gizemli bir varlık, soluk bir küreyi dünyaya salıverir. Bu küre döner dolaşır ve bir taş parçasının yanına konarak kendisi de tıpatıp aynı bir taşa dönüşür. Derken aradan zaman geçer ve yaralı bir kurt çıkagelip taşın üzerine doğru yığılarak son nefesini verir. Ve bir zamanlar bir küre olan bu taş, yanı başında ölen kurda dönüşür. Bir zamanlar küre, ardından taş ve şimdi ise bir kurt olan bu varlık, anlaşılacağı üzerine dokunduğu şeylerin suretine bürünebilmekte. Üstelik tüm özellikleri birebir kopyalayarak. Bacağından yaralı kurdun yarasını dahi kopyalamıştır ve varlık, görme, duyma ve koklama gibi eylemlerin yanında ilk defa acıyı da tatmıştır. Kurt, çok geçmeden bir insanla tanışır ve ilk defa başka bir canlı ile etkileşime girmiş olur. İlerleyen bölümlerde de bu gizemli varlığın dünya ile etkileşimi, yeni insanlarla tanışmasını ve değişik duyguları birebir tadarak öğrenmesine tanıklık ediyoruz.
  • Pokemon The Origin İncelemesi

    Yönetmen: Tomiyasu Daiki
    Stüdyo: Production I.G, Xebec, OLM
    Tür: Aksiyon, Macera, Fantastik,
    Yapım Yılı: 2013
    Bölüm Sayısı: 4
    Anime Puanı: 10/10

     
    Herkese merhabalar arkadaşlar. Bugün pek yapmadığım bir şeyi yapmak üzere buradayım. Bugün burada fanboyluk yapmaya geldim. Şakayı bir kenara bırakırsak 4 bölümlük bir Pokemon incelemesini pek aklımda yoktu. Lakin iki sebepten dolayı bu incelemeyi yazmak istedim. İlki bu anime benim favorilerimden. İkincisi ise maalesef bu animenin pek ismini duymuyoruz, özellikle de ülkemizde pek bilinen bir yapım değil. Bu iki sebepten dolayı bugün bu incelemeyi yazmaya karar verdim.

    Öncelikle şunu söylemeliyim ki pokemon izlemeyi çok önceden bıraktım. Televizyondan dublaj olarak çok izledim ama ondan sonra hiç interneti açıp güncel olarak izlemedim. Benden sonra olay bambaşka yerlere gitmiş. Hele Ash’ın son tipini görünce, eski pokemon severler olan bizlere acıdım. Ama size iyi bir haberim var bu animemizde Ash yok. Evet, ana karakterimiz Pokemon Fire Red oyunundaki gibi Red adlı çocuk. Çocukluğumda hatta büyüyünce de ara ara açıp oynadığım olan Pokemon Fire Red oyunu baz alınarak yapılmış bu anime. Oyunun yeri bende çok çok ayrı. Oyunun eksileri tartışılır ama benim aldığım keyif hiç tartışılmazdı. Yani o yaşımızda Pokemon yakalamak yetiştirmek inanılmazdı. Animenin konusu da zaten Pokemon Fire Red oyunu ele alıyor. Ash gibi değil, Red’in olması gerektiği gibi “Gotta Catch 'Em All” konseptini, yani tüm pokemonları yakalaması ve pokedex’i tamamlaması lazım. Bununla beraber 8 rozet ve Elite Dörtlüyü yenmesi gerekiyor. Tabi bu söylediklerim oyun içinde gerekli. Yani oyunları oynamış biri olarak aslında sizin hikayeniz bu animede işleniyor. Tabi unutmadan hikayemizde zırt pırt ortaya çıkan gıcık hareketleriyle daima bizim bir adım önümüzde olan Green’ı karakterini de unutmayalım. 
  • Koe no Katachi İncelemesi

    Yönetmen: Yamada Naoko
    Stüdyo: Kyoto Animation
    Tür: Dram, Okul
    Yapım Yılı: 2016
    Bölüm Sayısı: Film
    Anime Puanı: 10/9 

     
    Özellikle yeni nesil anime filmleri konuşulunca akla ilk gelen yapımlardan biri olan Koe no Katachi diğer bir adıyla A Silent Voice filminin incelemesiyle bugün karşınızda olacağım. Açıkçası böyle popüler yapımları incelemek beni ister istemez biraz geriyor. Çünkü yük büyük oluyor. Hele ki bu filmde verilmek istenen mesajları düşününce, incelemenin de iyi olması şart gibi. Neyse biz yavaştan film incelememize geçelim. Filmin konusuna çok kısaca değinecek olursam, Nishimiya Shoko adlı öğrenci, işitme engellidir ve yeni gideceği ilkokulda zorbalıklara maruz kalacaktır. Özellikle de zorbaların başında da filmin diğer ana karakteri olan Ishida Shouya gelmektedir. Film belli bir süreyi ilkokula ayırmış ve daha sonra zaman atlaması yaparak olayları Lisede devam ettirmiştir.

    Filmin en güzel yanından bahsederek devam etmek istiyorum. Lütfen bu filmi normal bir dram filmi gibi izlemeyin! Bir ebeveyn, bir öğretmen, bir zorba ve zorbalığa maruz kalan kişi olarak izleyin. Evet, film bizden bunu istiyor. Bu kişilerle empati kurmamızı ve dersler çıkarmamızı istiyor. Gerçekten de bu işi çok kaliteli yapmış. Yer yer filmi durdurup olaylar üzerine düşündüm: Ben olsam ne yapardım? Film başlarda cidden can sıkıyor. Çünkü bir izleyici olarak, işitme engelli bir çocuğun uğradığı zorbalıkları izlemek insana zor geliyor. Müdahale etmek istiyorsunuz, bu kadarı fazla diyorsunuz ama izlemeye devam etmek zorunda kalıyorsunuz. Ve unutmayın özellikle ülkemizdeki okullarda da zorbalığın seviyesini düşünürsek bence bu filmde olanlar abartı değil. 
  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan