Made in Abyss 2: Retsujitsu no Oungonkyou İncelemesi
Yönetmen: Masayuki Kojima
Stüdyo: Kinema Citrus
Tür: Fantastik, Macera
Yapım Yılı: 2022
Bölüm Sayısı: 12
Anime Puanı: 10/9
“Görünüşü sizi aldatmasın” tabirinin en “cuk” oturduğu serilerden birisi var karşımızda. İlk olarak 2017 yılında çıkan ilk sezonu ve 2020 yılında karşımıza çıkan anime filminden sonra ikinci sezonu da tamamlamış bulunmaktayız. Sevimli karakterlerin ve çoğu zaman rengarenk çizimlerin sunulduğu bu animede Abyss’in laneti, bolca kan ve ölüm, vahşet ve daha fazla kan görmek kaçınılmaz bir durum. Abyss dünyası ve detaylı bir arka plan hikayesi için buradan ilk sezon incelemesine ve buradan da film incelemesine geçiş yapabilirsiniz.
Retsujitsu no Ougonkyou (Yakıcı Güneşin Altın Şehri) adı verilen ikinci sezon, anime filminin bıraktığı yerden devam ediyor. Bu yüzden yazıda küçük de olsa spoiler olabilir, uyarayım. Seriyi takip edenler bilir; Riko, Reg ve Nanachi’nin amacı Abyss’in derinliklerine inip Riko’nun annesi Lyza’yı bulmaktır. Anime filminde ekip, beşinci katmana ulaşmış ve burada Bondrewd ve ekibi Umbra Hands ile karşılaşmıştı. Akabinde yeni sezon ile beraber artık geri dönülemez katman olan altıncı katmana girişlerini gerçekleştirmişlerdi. Hiç de fena yere benzemeyen bu yerde çok geçmeden ilk canavarlar ortaya çıkar ve ekibimiz sığınacak bir yer aramaya koyulur. Yine çok geçmeden burada kurulmuş Ilblu adında bir köyü keşfederler. Köyün sakinleri de artık insan formunu kaybetmiş Narehatelerdir. Derken seride bizlere bu köyün kuruluş hikayesini ve Abyss’e inen ilk insanlardan olan Vueko, Belaf ve Wayukyan gibi insanların da hikayesi anlatılır. Yani be sezon Made in Abyss’te iki paralel hikayeyi takip etmekteyiz. Ve elbette Made in Abyss animesinden alışagelmiş üzere vahşette yüzünü çok geçmeden gösterecektir.
Lycoris Recoil İncelemesi
Yönetmen: Adachi Shingo
Stüdyo: A-1 Pictures
Tür: Aksiyon
Yapım Yılı: 2022
Bölüm Sayısı: 11
Anime Puanı: 10/7
Stüdyo: A-1 Pictures
Tür: Aksiyon
Yapım Yılı: 2022
Bölüm Sayısı: 11
Anime Puanı: 10/7
Bu senin önde gelen yapımlarından biri oldu Lycoris Recoil, hem reklam hem izlenme ve puan açısından yukarılarda kendisine yer buldu. Anime fotoğraflar ve trailer açısında kendinden çok bahsetmiyor o yüzden ben hikayesinden kısaca bahsedeyim. Lycoris adlı bir oluşum var, yetim kızları toplayıp suikastçı grubuna çeviriyorlar. Toplumda da gizlenmek için okul elbiseleri giyip kirli işleri gizlice yapıyorlar. Ve hükümette yapılan tüm işlerin üstünü örtüyor. Yani gizli bir örgüt kendileri. Diğer yandan ana karakterimiz ve en güçlü kişi Chisato, Lycoris’ten bir nebze ayrılmış, onların işlerini yapıyor ama örgüte %100 bağımlı değil. Çünkü örgütün “öldür” emrini hiç uygulamıyor. Daha sonra Takina’da Chisato’ya katılıyor ve böylelikle partnerlik ekseninde anime başlıyor ve animenin ilk bölümünde çalınan silahların peşinden gidiyorlar. Kısaca hikaye ahım şahım olmaya klişe bir havada.
Hikaye klişe olsa da işleniş gayet güzel, yer yer sıkan kısımlar olmadı değil. (iç çamaşırı, pankek, ev temizliği vb. bölümler) Lakin hikaye kendini izlettiriyor çünkü Chisato’nun arkasında bir gizem var. Onunla beraber “Alan” adlı örgüt ve Majima bu gizeme ortak olunca hikaye akıyor. Ama çok da müthiş bir hikayesi yok. Eğlenceli, akan, çıtır çerez bir yapıya sahip. Hikaye kısmında biraz hayal kırıklığına uğradım ama kesinlikle çok kötü değil sadece beklentim biraz yüksekti ondan dolayı biraz hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. Kaldı ki çok daha iyi olabilirmiş. Özellikle duygusal sahneler bana geçmedi. Daha vurucu keskin olsa o kısımlar hikayeye artı değer katardı.
Hikaye klişe olsa da işleniş gayet güzel, yer yer sıkan kısımlar olmadı değil. (iç çamaşırı, pankek, ev temizliği vb. bölümler) Lakin hikaye kendini izlettiriyor çünkü Chisato’nun arkasında bir gizem var. Onunla beraber “Alan” adlı örgüt ve Majima bu gizeme ortak olunca hikaye akıyor. Ama çok da müthiş bir hikayesi yok. Eğlenceli, akan, çıtır çerez bir yapıya sahip. Hikaye kısmında biraz hayal kırıklığına uğradım ama kesinlikle çok kötü değil sadece beklentim biraz yüksekti ondan dolayı biraz hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. Kaldı ki çok daha iyi olabilirmiş. Özellikle duygusal sahneler bana geçmedi. Daha vurucu keskin olsa o kısımlar hikayeye artı değer katardı.
Thermae Romae Novae İncelemesi
Yönetmen: Tatamitani Tetsuya
Stüdyo: NAZ
Tür: Komedi, Tarihi, Bilimkurgu
Yapım Yılı: 2022
Bölüm Sayısı: 11
Anime Puanı: 10/6
Favori animelerimden biri olan Id:Invaded yapımcısı olan NAZ stüdyosundan bu sefer farklı bir anime izliyoruz. Netflix’te yayımlanan Thermae Romae Novae, Roma dönemindeki bir Hamam mimarının başından gelenleri konu alıyor. Tabi bu konuyu alırken dümdüz işlemiyor, anime olduğu için farklı kafalar olmak zorunda. Ana karakterimiz her bölümde bir kere suyun içine düşüp farklı zaman dilimlerine ve çoğunlukla japonyadaki hamamlara birkaç saatliğine yolculuk yapıyor. Özellikle gelecekte gördüğü yeni tür hamamları kendi çağına uydurmaya çalışıyor. Evet aşırı absürt bir konusu var zaten izleme sebebim de konunun absürtlüğü. Ama nedense beklentim biraz yüksekti. Özellikle komedi kısmı biraz beni üzdü. Ama anime kötü değil ortalama bir yapım.
Animeye dışardan bakınca bölüm başı 30+ dakika olduğuna aldanmayın. Animasyon içeriği 20-22 dakika olarak değişiyor. Uzun opening ve endinge sahip. Bunun yanı sıra her bölümün sonunda animenin çizeri olan ablamızla, gerçek hayattaki Japonya hamamlarını geziyoruz. Bu kısımlar 3-4 dakikalık çok tatlı sekanslar olarak çekilmiş. Animede ana karaktere ve bu belgesel gibi kısımlara da sesini veren benim favori abim Tsuda Kenjirou (The Way of the House Husband, Id:Invaded, Jujutsu Kaisen) cuk oturmuş. Animenin yazarı olan ablamızla hamam hamam gezip Japonya kültürünü görmek ayrı bir tat katmış animeye. Tsuda Kenjirou da keşke tüm animelerde sesi olsa dediğim adam.
Animeye dönecek olursak, bence animenin en büyük eksiği komedisi. Ben daha komik beklerdim. Belki de ben çok gülmedim siz daha çok eğleneceksinizdir bilemiyorum. Ama tarih seviyorsanız kesinlikle animeye bakın derim. Sadece hamam değil yiyecek ve sanat eserlerini de gelecekten geçmişe getirmeye çalışıyor Lucius abimiz. Çok övüyorsun ama neden 6 puan verdin diyebilirsiniz. Fakat animeye düşük verme sebeplerim belli: Komedisi az, hikaye bütünlüğü ve gelişim pek yok. En kötüsü de her bölümün başında bir hamam isteniyor ne hikmetse Lucius’ta hep o sorunu çözecek yerlere yolculuk ediyor. Bu da bölümler ilerledikçe neyle karşılanacağınızı tahmin etmenize sebep oluyor. Hani sorun çözülecek bundan eminsiniz, bu da izleme keyfini düşürüyor. En keyif aldığım yerler Lucius ile gelecekte gezmek. Mesela buraları da daha iyi yapmaları lazımdı. Tuvaleti görünce kafayı yiyen adam bir televizyon ya da telefon görse ne olacaktı? Bunlar daha çok işlenmeliydi.
Eğer zamanınız varsa ve tarihle ilgileniyorsanız izleyin derim. Çıtır çerez niyetine izlerim derseniz de gideri olan bir anime, sadece bana komedisi pek geçmedi az geldi. Ama Japonya kültürüne merakınız varsa kesin izleyin derim. Yemekler, hamamlar, eşyalar güzel açıklanmış. Özellikle Yazar ablamızla gerçek hayatta gezdiğimiz kısımlar baya iyi olmuş. Bu arada izlemediyseniz The Way of the House Husband kısa kısa live action bölümleri de var. Yine seslendiren abimiz Tsuda Kenjirou oynuyor. Bunu da buraya ekliyeyim. Açıkçası The Way of the House Husband gibi çok absürt bir konuya çok gülerim dedim olmadı ama olsun yine de kötü olmayan vasat bir animeyle günlerimizi geçirdik. Bu arada animede Ana karakterin başta olmak üzere bir sürü erkeğin poposu açık haberiniz olsun orası hep açık. Romalılar işte ne yaparsın. Neyse sağlıcakla ve kaliteli animelerle kalın.
Boku no Hero Academia 3 İncelemesi
Yönetmen: Kenji Nagasaki
Stüdyo: Bones
Tür: Aksiyon, Komedi, Okul, Süper Güç
Yapım Yılı: 2018
Bölüm Sayısı: 25
Anime Puanı: 10/8
Stüdyo: Bones
Tür: Aksiyon, Komedi, Okul, Süper Güç
Yapım Yılı: 2018
Bölüm Sayısı: 25
Anime Puanı: 10/8
Bir başka My Hero Academia incelemesiyle karşınızdayım. Birinci ve ikinci Sezon incelemelerini izlemediyseniz önce o sezonlara göz atmanızda fayda var. Ben ikinci sezondan sonra seriye biraz ara vermek istemiştim. Çünkü sürekli olarak öğrencilerin eğitim, test ve etkinliklerden gına gelmişti artık. Bu yüzden belli bir süre ara vermek bayağı iyi geldi. Hatta öyle ki, animenin ilk yarısı bana sağlam bir tokat attı diyebilirim. Tabi sezonun geri kalanı maalesef aynı kalitede değildi. Neyse bunların detayına geleceğiz. Öncelikle anime tam gaz kendi seviyesinde devam ediyor ve devam de etmeyi sürdürecek gibi. Çünkü biten hiçbir şey olmuyor. Konular kapanmıyor. Kötülerin sonunu getirmiyorlar. Bu yüzden anime rahat bir 10-15 sezon görür gibi hissediyorum. Bugünlerde de 6.Sezonu ekranlara geliyor izleyicisi de azalmıyor, yani arz talep devam ediyor ki anime sürmeye devam edecek.
Öncelikle animenin ilk yarısına gözümü kırpmadan 10/10 veririm. Çünkü etkinlik veya eğitim değil gerçekten kötülerle çarpışıyorlar. İşte istediğimiz aksiyon ve konu bu. Yeni kötüleri tanıyoruz, bizim çocuklar halen çocuk ama işlerini bir şekilde hallediyorlar. Pro hero’larda ezik görünümlerinden bu sezonun ilk yarısında kurtuluyorlar diyebilirim. İlk yarsını anlatırsam büyük spoiler olur ama nefes kesen ardı ardına izlemek isteyeceğiniz bölümlerle dolu. Kötüler vs Hero’lar baya iyi işlenmiş. Dabi’yi görmek ayrı güzel. All For One’yi de bol bol görüyoruz sonunda. İlk yarısının en güzel yanlarından biri de All Might’a biraz daha yer verip artık belirli bir sorunu çözmeleri hoş olmuş. Çünkü bayıyordu bu sorun.(Anime ilk defa bir sorunu çözüyor.) Aksiyonuyla, hikayesiyle verdiği duygularla animenin ilk yarısı müthiş bir iş çıkarmış keşke 12 bölüm olsaydı da animenin o kısmına direkt 10 verseydim. Lakin animenin ikinci kısmı o kadar vasat ki… O yüzden 8 vermek zorunda kaldım. Çünkü müthiş başlayan anime benim gözümde şak diye yere çakılıyor ve yarım sezon boyunca ilerleterek işkence izliyor gibi oldum. Tam tersi olsa önce kötü kısım sonra iyi kısım gelse yine neyse diyeceğim ama tam tersi olunca moralim yerle bir oldu.
Öncelikle animenin ilk yarısına gözümü kırpmadan 10/10 veririm. Çünkü etkinlik veya eğitim değil gerçekten kötülerle çarpışıyorlar. İşte istediğimiz aksiyon ve konu bu. Yeni kötüleri tanıyoruz, bizim çocuklar halen çocuk ama işlerini bir şekilde hallediyorlar. Pro hero’larda ezik görünümlerinden bu sezonun ilk yarısında kurtuluyorlar diyebilirim. İlk yarsını anlatırsam büyük spoiler olur ama nefes kesen ardı ardına izlemek isteyeceğiniz bölümlerle dolu. Kötüler vs Hero’lar baya iyi işlenmiş. Dabi’yi görmek ayrı güzel. All For One’yi de bol bol görüyoruz sonunda. İlk yarısının en güzel yanlarından biri de All Might’a biraz daha yer verip artık belirli bir sorunu çözmeleri hoş olmuş. Çünkü bayıyordu bu sorun.(Anime ilk defa bir sorunu çözüyor.) Aksiyonuyla, hikayesiyle verdiği duygularla animenin ilk yarısı müthiş bir iş çıkarmış keşke 12 bölüm olsaydı da animenin o kısmına direkt 10 verseydim. Lakin animenin ikinci kısmı o kadar vasat ki… O yüzden 8 vermek zorunda kaldım. Çünkü müthiş başlayan anime benim gözümde şak diye yere çakılıyor ve yarım sezon boyunca ilerleterek işkence izliyor gibi oldum. Tam tersi olsa önce kötü kısım sonra iyi kısım gelse yine neyse diyeceğim ama tam tersi olunca moralim yerle bir oldu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






0 comments