• Flavors of Youth İncelemesi

    Yönetmen: Li Haoling, Yi Xiao Xing, Yoshitaka Takeuchi
    Stüdyo: Comix Wave Films, Haoliners Animation League
    Tür: Hayatın İçinden
    Yapım Yılı: 2018
    Bölüm Sayısı: Film
    Anime Puanı: 10/9


    Japonya – Çin ortak yapımı olan ve bizlere de Netflix aracılığı ile ulaşan, orijinal adı ile Shikioriori olan animede üç yönetmen üç hikaye ile karşımıza çıkıyor. Hayatın içinden temalı bu hikayeleri, içeriği bakımından ayrı ayrı değerlendirip puan vermeyi uygun gördüm. Dolayısıyla yukarıda gördüğünüz puan, Flavors of Youth’un üç hikayesi ve teknik kısmının ortalaması şeklindedir. Tabi biraz da kanaat:)

    Pirinç Erişteleri 
    Pekin ve Hunan’da geçen hikayede Xiao Ming adlı karakterimiz kalabalık şehrin içerisinde kendisini hayata kaptırmış ve koşuşturan bir gençtir. Yağmurlu bir günde evine doğru yol alırken Xiao Ming, küçüklüğünü düşünür ve anılara dalar. Babaannesi ile gittiği erişteci ve San Xian Eriştelerinin tadı hala damağındadır. Enfes erişte ve Xiao Ming’in erişteler çerçevesinde anlattığı anıları hikayeler arasından en sevdiğim oldu. İlk bakışta olay sadece erişte sanabilirsiniz lakin çok daha ötesi ve bir hayli de duygusal. Dolayısıyla ilk hikayeye benim puanım 10.

    Ufak bir Defile 
    İkinci hikaye bizleri Guanghzou şehrine götürüyor. Bu hikayede modellik yapan Yi Lin ve elbise dikmeyi seven kız kardeşi Lulu’nun hayatına kısaca tanıklık ediyoruz. İki kız kardeşin bağı, mankenlik dünyası ve yaşananların anlatıldığı bu hikaye benim gözümde en zayıfı oldu. Kötü bir hikaye değil lakin özellikle Pirinç Erişteleri’nden sonra etkilenmedim diyebilirim. Dolayısıyla ikinci hikayeye vereceğim puan 7. 


    Şangay’da Aşk 
    1999 ve günümüz arasında gidip gelen bu hikayede olay tahmin edebileceğiniz üzere Şangay’da geçiyor. Li Mo adlı karakterimiz ve Xiao Yu çok iyi iki arkadaştır. Hatta arkadaştan da öte olmak üzeredirler. Lakin kaderin onlar için farklı bir planı vardır. Yetişkin Li Mo, taşınırken kutulardan birinde eski bir teyp kaseti bulur ve bu kaset Xiao Yu’dandır. Küçükken birbirlerine sürekli kaset doldurmuşlardır ama Li Mo bu kaseti hiç dinlememiştir. Akabinde geçmişe döneriz ve karakterlerin yaşamlarına, bu hale nasıl geldiklerine tanıklık ederiz. Bir Pirinç Erişteleri olmasa da Ufak bir Defile’den çok daha iyi bulduğum üçüncü hikaye için puanım 8.5 



    Flavors of Youth’taki üç hikayeyi kısaca tanıttıktan sonra aynı şekilde kısaca teknik kısmına da değinmek istiyorum. Anime müthiş bir çizim kalitesine sahip. Elbette karakterler çok fazla gerçekçi değil, daha doğrusu anime karakteriler ama arka plan ve mekan çizimleri çok kaliteli. Keza müziklerin de çizimlerden aşağıya kalır yanı yok. Özellikle hikayeleri desteklemeleri açısından besteciler on numara iş başarmış.

    Flavors of Youth, aşağı yukarı 75 dakika. Bir hikayede 25-30 dakika arası sürüyor. Bir oturuşta üç farklı yaşam – üç farklı hikaye sizleri bekliyor ve hayatın içinden tarzını, sıcak hikayeleri seviyorsanız bu anime filmini severek sizlere önerebilirim. 

    0 comments

  • Goblin Slayer İncelemesi

    Yönetmen: Tahakaru Ozaki
    Stüdyo: White Fox
    Tür: Fantastik
    Yapım Yılı: 2018
    Bölüm Sayısı: 12
    Anime Puanı: 10/7.5


    Bu incelememiz ile beraber karşımızda Sword Art Online veya Log Horizon gibi buram buram RPG oyunu kokan ama RPG oyunları ile alakası olmayan bir anime serisi. Fantastik bir dünyada geçen seride Guild (Lonca) denilen yerler için çeşitli görevler yerine getiren maceracılar vardır. Bir maceracı Guild’e gider, dişine göre bir Quest (Görev) seçer, görevi yerine getirir ve ödülünü alır. Görevleri verenler de genelde çeşitli şikayetleri olan halktır. Yok efendim lağımlarda kocaman fareler yaşıyor, öldürene şu kadar altın gibi. Tabi maceracılar da görevler edinip tamamladıkça seviye atlamaktadırlar. En düşül seviye porselen, en yüksek seviye platindir. Bu maceracılar ise şövalye, okçu, büyücü, mızrakçı, dövüşçü gibi çeşitli kategorilerdedir. Dediğim gibi bu anlattıklarım RPG oyunlarına benzese de oyunlarla alakası yoktur çünkü öldünüz mü öldünüz demektir. 

    Günün birinde yeniyetme bir Rahibe, ilk macerasını vermek Guild’e adımını atar. Porselen seviyede olan Rahibeye kendisi gibi yeniyetme üç maceracı yaklaşır ve Goblin avlamaya gideceklerini, bir Rahibeye ihtiyaçları olduklarını söylerler. Goblinler tek başlarına küçük ve pek parlak zekaya sahip olmayan, çelimsiz yeşil yaratıklar olsa da özellikle mağara gibi dar alanlarda sürü halinde gezdikleri için tehlikelidirler. Genç rahibe çekinse de ekiple ilk macerasına çıkar. Fakat ekibin ummadığı şey başlarına gelir. Goblinler mağarada onları sıkıştırır. Ekipten iki kişi ölür, bir tanesi tecavüze uğrar ve tam sıra Rahibeye gelmek üzereyken tepeden tırnağa zırhlar içinde bir maceracı çıkagelir ve goblinleri alt eder. Bu gelen kişi Goblin Slayer olarak bilinen maceracıdır ve en yüksek üçüncü seviye olan gümüş seviyededir. Üstelik tek yaptığı Goblin öldürmektir. Akabinde olaylar gelişir ve Rahibe, Goblin Slayer’a katılır. Bizlere de ikilinin goblinlere karşı mücadelelerini izlemek düşer.


    Açıkçası ilk bölümde tecavüz sahnesi görmenin beni şaşırttığını söyleyebilirim. Yani tarz olarak anime daha yumuşaktır diye düşünüyordum ama yeri geldiğinde belli olmasa da tecavüz gibi sahneler, kopan uzuvlar, ezilen goblin başları ve bolca kan sergilemekten çekinilmemiş. Erkeklere hitap eden yersiz dekolteleri de unutmamak lazım. İçerik olarak buram buram RPG oyunu gibi gözükmesine karşın olmaması ve kendine has bir dünyası – işleyişi oluşu da ayrı bir konu. Bir yandan merak uyandırıcı. Bu dünyada maceracılar dışında normal halk ne yapıyor diye düşünüyor insan. Sonuçta diğer bu tarz animelerde herkes bir sınıfa mensup ve bir şeyler için mücadele ediyor. Burada ise maceracıların tek sıkıntısı ekmek parası.

    İlerleyiş olarak anime zaman zaman tempoyu yükseltse de olağan bir havada ilerliyor. Karakterlerimiz çeşitli mekanlarda goblin avlıyor. Mağara yahut eski bir kanalizasyon gibi. Her defasında farklı taktikler uygulansa da hepsi aynı kapıya çıkıyor. İçerik olarak şaşırtmıyor yani. Güzel tarafı ise kimsenin gereğinden fazla güçlü olmayışı. Yeri geldiğinde Goblin Slayer da darbe alıp yaralanabiliyor.


    Animenin çizimlerinden zaten az biraz bahsettim. Şiddet ve ecchi diye tabir edeceğim cinsellik gösterilmekten çekinilmemiş. Karakter çizimleri başarılı ve mekanlar da genel olarak sınıfı geçmiş durumda. Goblin Slayer’ın çizimleri için “şurası müthiş olmuş” diyemem ama kalitesiz hiç diyemem. Kalitesiz bir şey varsa o da bana göre müzikler. Özellikle açılış parçalarını hiç beğenmedim.

    Goblin Slayer bazı özellikleri ile ön plana çıksa da genel olarak sıradan bir anime. Sıkılmadan izliyorsunuz, finali de fena değil lakin bir etki bırakmıyor. Yani animeyi elbette öneririm ama Goblin Slayer müthiş anime, mutlaka izleyin de demem. Biraz da tercih meselesi tabi. Özellikle bu tarz RPG temalı animelerden hoşlanıyorsanız belki de çok seversiniz. 

    0 comments

  • Hai to Gensou no Grimgar İncelemesi

    Yönetmen: Ryosuke Nakamura
    Stüdyo: A-1 Pictures
    Tür: Fantastik, Macera
    Yapım Yılı: 2016
    Bölüm Sayısı: 12
    Anime Puanı: 10/7


     Her halde kimse A-1 Pictures stüdyosunun yapıtlarının kalitesini sorgulamaz. Çoğunlukla ortalamanın üstünde kaliteye sahip yapıtlar karşımıza çıkardı stüdyo. .Bu yapıtlardan biri de Hai to Gensou no Gimgar demek isterdim ama ortalama bir yapıt olmuş ne yazık ki. Bu tarz animeleri aslında severim. Sizde de böyle mi bilmiyorum ama hani bi oyunda mahsur kalsam, buna en az üzülecek insanlardan biri olurum sanırım:). Yine de Gimgar bu düşünceyi değiştiren bir anime olmuş. Neden derseniz RPG oyun misali animelerdeki o gerçek dışı havayı bu animede fazla göremiyoruz. İsterseniz incelememize başlayalım.
    Haruhiro ve birçok genç gözlerini açtıklarında bir kulenin üstünde, bilmedikleri bir dünyada olduklarını fark ederler. Gerçi bilmedikleri tek şey dünya değildir. İsimleri dışında hiçbir şey hatırlamamaktadırlar. Neden orada olduklarını, geçmişlerini hatırlamamaktadırlar. O anda tuhaf bir adam onlara Gimgar dünyasında olduklarını söyler. Burada para kazanıp yaşamak için gönüllü asker olmaları gerektiğini belirtir. Gönüllü askerler yaratıkları öldürüp onların ganimetleriyle yaşamlarını sürdüren insanlardır. Kuledeki insanlar bölünerek ekipler oluşturur. Doğal olarak güçlü güçlüyü seçer. Geriye kalanlar da kendi aralarında bir ekip oluşturur. Haruhiro ve ekibi bu bilinmeyen dünyaya adımlarını atarlar.

    Daha önce de belirttiğim gibi biraz daha gerçekçi ama hantal bir anime bunun artıları da eksileri de var doğal olarak. Fakat bunun oluşturduğu atmosfer gerçekten güzel oturmuş animeye.Aynı yapıya sahip birçok animedeki o işi basite indirmiş tavırlar yerini ölüm korkusu ve güvensizliğe bırakmış.
    Animedeki çizimlerin açıkçası biraz daha iyi olabileceği düşüncesindeyim. Özellikle çevre çizimlerine pek dikkat edilmemiş. Bunun dışında kullanılan karakterlerin kullandıkları bazı özelliklerin çizimleri de  daha göze çarpan tarzda olsa izlerken alınan keyfi arttırırdı. Karakter çizimlerinde başarılı bir iş çıkarmalarına rağmen diğer kısımlardaki eksikliği sadece dengelemeye yaramış bu klasmanda.


    Konu olarak aslında sıkça karşımıza çıkan RPG oyun tarzı bir yapıya sahip anime. Yine de bu durumda aslında olması gereken duyguları ve zorlukları animeye güzel bir şekilde aktarmayı başarmışlar. Diğer türevleri gibi kahramanlarımız düşük seviyeli yaratıkları ekmek keser gibi kesemiyor veya iki yaraktık kesti diye ilah moda geçmiyorlar. Animenin neredeyse hepsinde azar azar gelişimlerini izliyoruz. Animenin bazı kısımlarında Goblin Slayer izliyormuş gibi hissettim neredeyse. Anime dünyasında güçsüz sayılan goblinlerin bile aslında ne kadar korkutucu olduklarını iyi bir şekilde gösteriyor. Yine de yazının başında da belirttiğim gibi bu durum hantal bir anime oluşmasına yol açmış. Bu da izlerken biraz sıkıcı bir durum olabiliyor. Konunun beraberinde getirdiği aksiyonu da pek iyi kullamadıklarını düşünmekteyim. Karakterler zor durumda kaldıklarında bu durumu bize hissettiriyorlar ama bundan çıkmaları anındaki aksiyon gerçekten birçok sahnede yetersiz kalmış. Bunun yanında karakterlerin bazı anlarda dünyamıza ait olan kelimelerin kullanması (oyun, telefon gibi) veya Haruhiro'nun ayın aslında kızrmızı olmaması gerektiğini bilmesi gibi durumlar beni başlarda heyecanlandırsa da karakterlerin bunun üstünde durmamaları ve geçmişlerini hiç merak etmeyip bulmak için çaba harcamamaları kafamda çok fazla soru işareti bıraktı.


    Karakter konusunda ise en büyük sıkıntı sayı. Animede karakter kıtlığı var. Diğer savaşçılar sadece şehirdeki diyaloglarda kullanılmış. Bunun yanında şehir dışında veya olaylarda az da olsa yer verilse daha güzel olurdu. Karakterlerin sınıf çeşitliliği ise animeyi güzelleştiren kısımlardan biri. Hırsız, rahip, savaşçı gibi 6-7 çeşit sınıf olması ve bunların hepsinin ekipteki yerinin ayrı olması aksiyon sahnelerinin kalitesini arttıran bir etken olmuş.
    Özetle aslında birçok eksiğinin yanında başarılı bulduğum, birçok özelliği olsa da açıklarını kapatmaya yetmemiş. Çizim, karakter ve konu  olarak çok fazla eksiği var. Karakter sayısını arttırıp biraz daha aksiyonlu ve hızlı bir anime daha başarılı olabilirdi. İkinci sezonu gelebileceğini düşünüyorum.Umarım yeni sezonunda daha güzel bir yapıt olma yolunda ilerler anime. Uzun lafın kısası çok boş kaldıysanız izleyebilirsiniz.

    1 comments:

  • Grand Blue İncelemesi

    Yönetmen: Shinji Takamatsu
    Stüdyo: Zero-G
    Tür: Komedi, Hayatın İçinden
    Yapım Yılı: 2018
    Bölüm Sayısı: 12
    Anime Puanı: 10/9


    Kitahara İnori, üniversiteyi yeni kazanmış ve hayalindeki üniversite yaşantısını yaşamak için bir deniz kenarı şehri olan İzu'ya gelmektedir. Burada amcasının dalış dükkanında yaşayacak olan İnori, büyük beklentilerle açtığı kapının ardında hayal ettiğinin tam tersi bir manzarayla karşılaşır. Alkolik üst dönemlerine (senpai) başlarda karşı çıkmaya çalışsa da zamanla onlardan biri olur ve hikayemiz başlar.

    Animenin aslında belli bir konusu yok düşünecek olursak. Gündelik yaşamdaki olayları, abartılı durum komedisi olarak karşımıza çıkarmışlar ki bence gayet başarılı bir şekilde yapmışlar. Şimdiden belirtmek isterim ki animenin içinde bolca alkol ve erkek çıplaklığı var ama merak etmeyin bunların hepsi sadece komedi malzemesi olarak kullanılmış. Size fazla rahatsızlık vermiyorlar. Hatta baya gülüyorsunuz. 


    Çizimlere gelecek olursak, bir süredir gördüğüm en güzel çizimlere sahip anime. Deniz altı çizimler olsun, karakter çizimleri olsun veya çevre çizimleri olsun mükemmel bir iş başarmışlar. Ayrıca konuşma esnasında karakter çizimlerini başarılı bir şekilde değiştirerek komedi dozunu daha da arttırmışlar.

    Konu hakkında aslında söylenecek çok bir şey yok. Çünkü ortada ilerleyen belli bir konu yok. Zaten animenin eksik noktası da burada benim düşünceme göre. Bu durum biraz sürükleyiciliği azaltıyor. Yine de bu açığı komediyle doldurmayı başarmışlar. Olayların sürekli olarak alkol almaya dönmesi ve bunun sebep olduğu komik olayları abartarak karşımıza sunmuşlar. Uzun zamandır bu kadar güldüğüm bir seri hatırlamıyorum. Yine de dediğim gibi eğer art arda izlemek isteyenler için sonlara doğru biraz zorlaşabilir. 


    Karakterlerin nedense hepsinin sıkıntılı olması animeyi canlandıran nokta olmuş. Her ne kadar bir çoğu gayet normal insanlar gibi görünse de altından sürekli olarak sizi güldürecek ve animenin sonraki kısımları için malzeme çıkaracak konular çıkıyor. Karakterlerin abartılı tavırları ve birbirleriyle olan diyalogları animeye renk ve bol bol kahkaha katmış. Animenin en komik karakterleriyse İnori ve Kouhei benim için. Sürekli olarak kavga etmeleri ve bu kavgalarda baş vurdukları yöntemler sizi kırıp geçiriyor.

    Özetlemek gerekirse başarılı bir yapıt olmuş. Abartılı yetişkin mizahıyla sizi güldüreceğinden eminim. Karakterler ve çizimler tam puan almasına rağmen konu olarak aynı noktada sabit kalması bir çırpıda bitirmenizi engelliyor. Eğer eğlenmek isterseniz şiddetle öneririm.

    5 comments

  • Copyright © - Nisekoi - All Right Reserved

    ANIME-İNCELEME Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan