• Yuukoku No Moriarty (2021) İncelemesi

    Yönetmen: Kazuya Nomura
    Stüdyo: Production I.G
    Tür: Tarihi, Psikolojik, Gizem
    Yapım Yılı: 2021
    Bölüm Sayısı: 13
    Anime Puanı: 10/9

     
    Yuukou No Moriarty'nin ikinci sezonuyla kaldığımız yerden devam ediyoruz. Okumaya geçmeden önce ilk sezonun incelemesine buradan ulaşabilirsiniz. Bu sezonda karşımıza Sherlock'un ağabeyi, birçok açıdan Sherlock ile kıyaslayabileceğimiz Mycroft Holmes ve diziden de hatırlayacağımız İrene Adler çıkıyor. Olaylar Mycroft'un ortaya çıkıp Sherlock'u kadınlara karşı uyarmasıyla başlıyor ve bir süre sonra İrene Adler ortaya çıkıyor. Bu durumlar gerçekleştiği sırada James Moriarty'nin ağabeyi İngiliz hükümeti tarafından İrene Adler'in çaldığı birtakım belgeleri ele geçirmesi ve onu ortadan kaldırması için görevlendirilir. Bu şekilde de bu üçlüyü birbirine bağlayan üçgenimiz tamamlanmış olup işler ilginç bir hal almaya başlar.

    Bu sezonda durumlar karmaşıklaşıp ilginçleşiyor. Ülkede olan bir iç çatışma; halk-müfettişler, müfettiş-müfettiş, suçlu mu kahraman mı tartışmaları ve bunların aralarında yaptıkları gizli antlaşmalar, ortaya çıkan gizli bir düşman daha, operasyonlar, planlar, gerekli olan kötülük mü yoksa saf kötülük mü... Tabii bu çıkmazların çözümünün iki adresi var: Bir tarafta Moriarty ile ekibi bir tarafta Holmes. İki tarafın da kendine has çözüm yöntemleri var. Peki bu kadar çok şey olması kafamızı karıştırıyor mu? Hayır. Çünkü olayların aktarımı bizi serinin içinde tutuyor.. Animenin bu hızına ayak uydurunca güzel ve keyifli bir seri olduğunu söyleyebilirim. 

    0 comments

  • The God of High School İncelemesi

    Yönetmen: Park Seong-Hu
    Stüdyo: Mappa
    Tür: Aksiyon, Fantastik, Dövüş
    Yapım Yılı: 2020
    Bölüm Sayısı: 13
    Anime Puanı: 10/4.5

     
    Bir Manwha uyarlaması olan, yani Kore çıkışlı olan The God of High School adlı animede, olaylar dövüşen liseliler ve ödünç alabilecekleri tanrıların güçleri üzerine kurulmuş bir seri. Kısaca anlatacak olursam; zamanın başlangıcında insanlar, tanrılar ve iblisler dünya üzerinde beraber yaşarlarmış. Lakin iblisler sürekli zayıf insanlara saldırdığı için tanrılar onlara güçlerini ödünç vermeye karar vermiş. Korece “charyeok” adı verilen bu gücü ödünç alma ile insanlar kendilerini iblislerden korumuştur. Ardından tanrılar ve iblisler, dünyadan çekilerek kendi alemlerini oluşturmuş ama charyeok sistemi baki kalmıştır. Tek kısıtlama, insanlar bu gücü tanrılara karşı kullanmayacaktır.

    Animede ise olaylar günümüzde, Seul’da geçmekte. 17 yaşındaki Mori Jin, kısa adı GOH olan God of High School dövüş turnuvasına katılmak için davet edilmiştir. Gizemli ve karanlık bir şirket tarafından sponsor edilen bu turnuvanın amacı Kore’nin en iyi dövüşçülerini bulmak ve dünya turnuvasına hazırlamak. Kazanan kişinin ise ne olursa olsun bir dileği yerine getirilecektir. Gelgelelim turnuvanın yapılış amacı bu kadar basit değildir. Bahsi geçen charyeok’lar ve çok daha büyük güçler de işin içine dahil olmaktadır. 
     

    Animenin konsepti ilk bakışta kulağa hoş ve ilgi çekici gelse de, öncelikle “liselilerin katıldığı turnuva” olayına ben bir güzel takıldım:) Okul üniformalı gençler ölümüne ve doğaüstü güçlerle dövüşüyor ama dünya kupası izlermişçesine de bir seyirci kitleleri var. Stadyum tıklım tıklım dolu. Yasal boyutunu geçtim de neden illa liseliler? Tüm bunlara tamam desem de içeriğin ilerleyişi ve karakterleri de maalesef zayıf buldum. Birkaç estetik hareket görüyoruz ama onun dışında biri birinin üzerine atlıyor, “zıbam” diye ortalık adeta yıkılıyor, ortam toz duman ve seyirciler dumura uğramış şekilde bize de sonuç takdim ediliyor. Dövüş dışı sahneler zaten animeyi ilerletmeye yetmiyor ve odak noktası üniversite sınavına hazırlanmak yerine dövüşen gençler. E, bu dövüşler de tatmin edici olmayınca geriye ne kalıyor? Açıkçası pek fazla bir şey değil.

    Bahsettiğim ikinci husus da karakterler. Mujin Park dışında beni etkileyen, dişe dokunur bir karakter göremedim. Han Daewi arkadaşımız biraz potansiyel sergiliyordu fakat ana karakter olan Mori Jin’e odaklanacağız diye her bölüm giderek daha fazla arka planda kalıyor. Bu arada, Mori Jin (veya Jin Mori?) nasıl bir karakter? Hani şapşal ama güçlü karakterler olur animede, bir karizmaları vardır. İşte Mori Jin’den de böyle bir karakter yaratılmak istenmiş, peki olmuş mu? Hayır. Sadece salak yanı kalmış. 
     

    Animenin çizimleri ve müzikleri genel olarak iyi düzeyde. Açılış parçası iş görmekte ve karakter tasarımlarını da bir noktası hariç beğendim: Burunlardaki kırmızılık. Arkadaş, her karakterin burnu nezle olmuş gibi kıpkırmızı? Yani ne alaka? Dikkat dağıtıyor, komik duruyor, saçma duruyor. Bir karaktere eklersin anlarım ama animede düzinelerce karakter var hepsi nezle olmuş… 
     
    The God of High School animesine, birkaç kere karşıma çıktığı için başlamıştım. Aldığı yorumlar da fena sayılmazdı fakat gelin görün ki, son zamanlarda izlediğim en tatsız animelerden birisi oldu. Devam sezonu muhakkak gelecek ama ben izler miyim? Hayır. Peki, tavsiye eder miyim? Hayır. 
     

    1 comments:

  • Akudama Drive İncelemesi

    Yönetmen: Taguchi, Tomohisa
    Stüdyo: Studio Pierrot
    Tür: Aksiyon, Bilimkurgu
    Yapım Yılı: 2020
    Bölüm Sayısı: 12
    Anime Puanı: 10/8


    Uzun ve yorucu animelerden sonra insanlar genel olarak kaçamak olarak çıtır çerez animeler arıyor. Aranan bu animelerden istenen ilk özellik sakız gibi uzamayan kısa ve öz yapımlar olmasıdır. Bugün sizlerle beraber “Ben Çıtır Çerez’im” diye bas bas bağıran Akudama Drive’ı inceleyeceğiz. 2020 sonlarında piyasa giren bu yapım, fragmanından karakterlerine oradan müziklerinden bölüm sayısına kadar bas bas “ben çıtır çerezim” diyor. Biz ne yaptık, yorucu animelerin arasında bu gibi yapımlara ihtiyacımız olduğundan ona bir şans verip izledik. Pişman mıyız? Kesinlikle ve kesinlikle pişman değiliz! Hatta net bir şekilde Tek sezonda tüm hikayesi biten bu animeyi öneriyoruz :)

    Kapak resminde gördüğünüz Akudama olarak adlandırılan bu suçlular, aldıkları ortak bir görev sonucu istemeseler de bir grup oluşturmak zorunda kalıyorlar. Çizimleri ve karakter tasarımları gerçekten baya bi özgün ve çılgınca. Tabii her karakterin sadece tipi özgün değil, işledikleri suçlara göre bir özelliği var. Ve hepsi bu özelliğiyle isimlendirilmiş. (Kurye,Hacker,Doktor gibi.) Birbirlerini gram sevmeyen bu ekip, güzel müzikler eşliğinde aşırı eğlenceli ve aksiyon dolu zamanları bizlere sunuyor. Kötüler bir sebepten dolayı toplanıyor ve çorap söküğü gibi olayların ardı arkası tıpkı hiç kesilmeyen aksiyonu gibi devam ediyor. Verilen görevi açıklamak istemiyorum çünkü ilk bölümlerden sonrası için sağlam spoiler olacaktır. Klişe gibi dursa da aslında tatlı bir hikayesi var. 

    0 comments

  • Id:Invaded İncelemesi

    Yönetmen: Aoki Ei
    Stüdyo: Naz 
    Tür: Bilim Kurgu, Gizem, Aksiyon
    Yapım Yılı: 2019
    Bölüm Sayısı: 13
    Anime Puanı: 10/10

     
    Underrated kelimesinin sözlükteki karşılığı olan animeyle karşınızdayım. 2020’nin soğuk geçen kış günlerinde içimizi ısıtacak şekilde piyasa giren id: indvaded beklentilerimi bir hayli karşıladı. Fragmanı izledikten sonra aşırı yükselmeme rağmen anime benim için tek kelimeyle mükemmeldi.

    Biraz Psycho Pass biraz Sherlock ve Bolca Inception esintileri taşıyan bu yapımda ana karakterimiz Narihisago, suçluların arkasında bıraktığı partiküller sayesinde oluşan kimlik kuyusu dünyasına (Kuyu denilen cihaz, insanların arkasında bıraktığı öldürme dürtüsüne göre kişinin bilinçaltını yansıtan hayali bir dünya oluşturuyor.) dalıyor ve suçluyu bulmaya çalışıyor. Dışardan bakınca pek etkileyici bir konusu yok gibi. Lakin fragmanı izleyince direkt tüyleri diken diken eden havasıyla sizleri içine çekiyor. Çünkü olayları çözmek sandığınız kadar kolay olmayacak. 
     

    0 comments

  • Eden İncelemesi

    Yönetmen: Irıe Yasuhiro
    Stüdyo: CGCG Studio
    Tür: Bilimkurgu
    Yapım Yılı: 2021
    Bölüm Sayısı: 4
    Anime Puanı: 10/8

     
    Geçtiğimiz günlerde Netflix’te yayınlanmaya başlayan Eden, dört bölümden oluşan kısa ama kendisini izlettiren bir anime. Dünyadayızdır ve gümünüzden binlerce yıl gelecekte başlamakta hikaye. Artık insanların devri kapanmış ve robotlar, ahenk içinde yaşamaktadırlar. Herkesin görevi bellidir ve insanlığın çatışma dolu tarihi artık son bulmuştur. Ya da öyle sanılıyordu… Günün birinde iki çiftçi robot, devasa bir ağacın dibinde bir kapsül bulur ve bu kapsülde küçük bir insan çocuğu olan Sara bulunmaktadır. Robotlar, Sara’yı bildirip bildirmemekte tereddüt eder ama en sonunda ona bakmaya karar verirler. Bu kararları ile dünyanın kaderini değiştireceklerinin ise henüz farkında değildirler.

    Dediğim gibi Eden adlı seri dört bölümden – yirmi beş dakikalık bölümlerden oluşmakta. Dolayısıyla olaylar biraz hızlı gelişmekte ama anime tadında bitmekte. Öyle fazla ayrıntılı bir hikayesi veya ters köşe yapan bir – iki sahnesi dışında çok fazla öne çıkan bir yönü yok lakin dediğim gibi kendisini izlettiriyor. Dünyadaki tek insan olan Sara’nın çiftçi robotlar ile ilişkisi, onlara anne ve baba demesi, Sıfır adındaki güvenlik robotu ve yapay zekalar derken kendinizi kaptırıveriyorsunuz. Dünyanın neden bu halde olduğu ve insanlığa ne olduğu cevabının da verilmesi bir artısı. 
     

    Eden’nin çizimlerini genel olarak beğendiğimi söyleyebilirim. Şahane 2D arka planın üzerine yerleştirilmiş başarılı ve akıcı 3D karakterler göze hoş geliyor. Gerçi hepsi robot:) Sara’yı ele almak gerekirse, bir insan olarak hareketleri esnek ve kaba durmuyor. Animenin bir açılış veya kapanış parçası ise bulunmamakta. Oysa kısa da olsa başlamadan önce birkaç name güzel olurdu diye düşünüyorum.

    “İnsanlar dünya için gerekli mi?” Evet, animenin bizlere sunduğu felsefi soru bu:) Açıkçası Eden’i izledikten sonra benim bu soruya vereceğim cevap… En iyisi bende kalsın:) Dört bölümlük Eden’i bir oturuşta bitirebilirsiniz ve bitirdikten sonra bu sorunun cevabını artık kendiniz bulun. Dediğim gibi çok komplike bir senaryo, dallanan budaklanan olaylar sakın beklemeyin. Basit, renkli, Sara’nın odak noktası olduğu kısa ama hoş bir anime olmuş Eden. 
     

    0 comments

  • Eizouken ni wa Te o Dasuna! İncelemesi

    Yönetmen: Masaaki Yuasa
    Stüdyo: Science Saru
    Tür: Komedi, Hayatın İçinden
    Yapım Yılı: 2020
    Bölüm Sayısı: 12
    Anime Puanı: 10/5

     
    İngilizce adı ile Keep Your Hands of Eizouken olarak da bilinen anime, geçtiğimiz senenin en popüler anime serilerinden birisi olarak lanse ediliyordu. Peki, devam eden mangasının yanında altı bölümlük televizyon dizisine ve bir filme de sahip olan Eizouken’nin puanı neden gördüğünüz gibi diye soracak olursanız cevabım basit: Popüler olan bir serinin bana da uyacağı gafletine düştüm diyebilirim:) Elbette komedi unsurları üzerine dayanan hayatın içinden temalı animeleri severim fakat Eizouken’e bir türlü ısınamadım ve içeriği açıkçası beni güldürmedi.

    Liseye giden Midori Asakusa animeyi bir hayli sevmektedir ve oldukça da iyi arka plan çizimleri yapabilmektedir. Asakusa’nın bu yeteneği, biraz garip ve parayı seven en iyi arkadaşı Kanamori’nin de ilgisini çeker ve Asakusa’ya “anime yaratma” konusunda yardım etmeye karar verir. Üstelik gittikleri okulda ünlü olan ve amatör modellik de yapan Mizusaki de animeye çok düşkündür ve Asakusa’nın aksine o da çok iyi karakterler çizebilmektedir. Üçü bir araya gelip zaten okullarında bir anime kulübü olduğu için “Eizouken” yani Video Kulübünü kurar ve hayal güçlerini bolca konuşturdukları maceraları başlamış olur. 

    0 comments

  • Copyright © - Nisekoi - All Right Reserved

    ANIME-İNCELEME Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan