Tengen Toppa Gurren Lagann İncelemesi
Yönetmen: Hiroyuki Iamishi
Stüdyo: Gainax
Tür: Aksiyon, Macera, Komedi, Mecha
Yapım Yılı: 2007
Bölüm Sayısı: 27
Anime Puanı: 10/9
Uzun süre boyunca Neon Genesis Evangelion'a dahi burun kıvırmış bir anime izleyicisi olarak oldukça methedilen, şaheser kabul edilen, mecha severler arasında dillere destan olmuş Tengen Toppa Gurren Lagann animesine başlama kararını vermem oldukça zorlu oldu. Bu türe aşina olanlar pek beğenerek izlese de mecha kategorisinin içeriğinde bulunan savaşların beni heyecanlandıramayacağını düşündüğümden olsa gerek, mecha bir anime izlemeye özenmedim. Yıllar sona kararımı verip bu denli heyecanlı bir halde deneme girişiminde bulunmadan önce kendimi öylesine kaptırmıştım ve atmosfere ayak uydurmuştum ki, özellikle ilk bölümlerde gördüğüm her robot, heyecanlanmama sebep oluyordu. Bunun sonucunda bir solukla bitirdiğim serinin ardından başladım yazmaya. Karşınızda bütün yanlarıyla (daha çok iyi yanlarıyla), (Simon'ın sesiyle) Tengen Toppa Gurren Lagann!
Simon ve Kamina, yeryüzünün sadece bir efsaneden ibaret olduğu sanılan, yeraltında bulunan bir köyde doğmuştur. Kamina, özgür ruhlu olduğu kadar pervasız ve sorumsuz davranışlar sergilemeye eğilimliyken Simon ise daha ürkek bir kişiliğe sahiptir. Bir gün, Simon kazı yaparken, sayesinde antik bir yapının, Lagann'ın çalıştırılabildiği gizemli bir obje bulur. Son gelişmeler ışığında Lagann'ı tamir edip kullanıma hazır hale getirmelerinin ardından Simon ve Kamina, Yoko Littner adındaki sıcak kanlı bir kızılın yardımıyla yüzeyden gelen sürpriz bir saldırıyı savuştururlar.
Savaşın sonucunda net bir şekilde gözüken yeryüzüne Yoko sayesinde ulaşmış, yolculuklarına başlamışlardır. Bir süre sonra savaştıkları "Beastmen" adındaki düşmanın ardından, insanları avlayan güçlü robotlardan, Gunmen'lerden haberleri olur. Karşılarına çıkan zorlukları alt edip düşmanlarıyla cesurca savaşan ve bu süreç zarfında müttefikler de edinen üçlü, bütün galaksiyi ilgilendiren bir gizemi çözmek için adım adım ilerlemektedir.
Hikayenin başlangıcından itibaren sıradışı bir anime yapılmaya çalışıldığını fark ediyor ve kendinizi istemsizce, beklenmeyen olaylara hazırlıyorsunuz. Karakterleri sevdirmeye çalışmaları, ilk bölümlerde yapılan savaşlarda aniden beliren komedi unsuru, az miktardaki fanservis materyalleri ve bol bol diyalog sayesinde fark edilebilir durumdaydı. Sıradışı bir animenin bu uğrda çaba sarf etmesi sonucunda gözlemlenecek olayların nevi, pek tabii belli oluyor.
Ölümler
(Yazının bu paragrafı spoiler içermekte.) Seri boyunca izleyeceğimiz üç ölüm sekansı hazırlanmış durumda. İlk olarak Simon'ı ön plana çıkarmak, hikayeye ve karakter gelişimleri için destek sağlamak ve seyirciyi dumura uğratmak adına animenin en eğlenceli ve sevilen karakteri Kamina öldürülüyor. Malum olaydan bir önceki sahnede Yoko ile yaşadıkları yakınlık, aktarılan duyguyu daha güçlü kılan etkenlerden sadece biri. Son gelişmelerin ardından afallamış olan asıl ana karakterimiz Simon'ı 11. bölümde toparlanmış, 17. bölümde ise büyümüş halde gördüğümüzde, alınan riskin oldukça iyi idare edildiğini ve üstesinden gelindiğini gözlemleyebiliriz. İkinci olarak Kittan'ın ölümü hazırlanmış. Animenin komediden uzaklaştığı ve epik savaşlar göstermeye başladığı ikinci yarısında gerçekleşen olay, hikayenin gidişatında kritik önem taşıdığından son derece yerinde bir karar olmuş. Ayrıca ölümü bile muhteşem olan, böyle bir karakterin arkasından çalan "Libera Me From Hell" adlı şarkı da beni her defasında mest etmeyi başaran eserlerden biri oldu. Yıllar sonra Tengen Toppa Gurren Lagann'ın sembolü haline gelen bu fon müziği, odak noktası olan bütün duyguları azami seviyede izleyiciye, bu durumda dinleyiciye aktarmasının yanı sıra benim de favorim olmayı başardı. Latin operası ile ingilizce rap müziği sentezlemek nereden akıllarına geldi bilinmez ama mükemmel olmuş.
İlk ölümün ardından Simon'ı, karakter gelişimini tamamlamış halde göreceğimiz zaman dilimine geçmeden önce bir özet bölüm yapmak da doğru düşünülen detaylardan biri olmuş. Şok edici bir olayın veya uzun bir maceranın ardından gelen doldurma bölümler, sıkıcı olmasının aksine bir sonraki olaya hazırlama misyonu nedeniyle büyük bir önem taşımakta. Net olarak, izleyicinin algılarını zorlayan Re:Zero bölümlerinden önce yayınlanan kısa komedi skeçleri örnek gösterilebilir. Tengen Toppa Gurren Lagann'ın 5. bölümünde işlenen din temasının ardından gelen Compilation Episode adlı bölüm de bu gereksinimi kanıtlamakta.
Son doldurma bölümün ardından yapılan devasa mücadeleler, gezegenlerin ve dev robotların havada uçuştuğu son savaş ile birlikte gelebileceği en üst noktaya ulaşıyor, bize de hayranlıkla izlemek düşüyor.
İyi haber?
Risk almayı seven Tengen Toppa Gurren Lagann, olayların dinmesinin ardından izleyiciye bir düğün sunuyor. “Simon ve Nia'nın mürüvvetini görürüz." diyenlerdenseniz, tam olarak beklediğiniz gibi bir son bulamamamış olabilirsiniz. Zira, benim gibi peri masalı misali biten sonlardan hoşlanmayan anime severlere de hitap etmek için Nia'yı geride negatif bir duygu bırakmadan yok etmek gibi zeki bir kurgu planlanmış. Görüldüğü üzere başarıya ulaşsa bile iki kitleyi de kaybetme tehlikesini göze alması, söz konusu serinin zirveyi hedefleme konusundaki kararlığını tekrardan kanıtlayan bir plan niteliğinde.
Animeyi sanatsal anlamda da gözlemlememin ardından rahatlıkla söyleyebilirim ki; Tengen Toppa Gurren Lagann, eşsiz bir başyapıt. Caz dahil olmak üzere bir çok müzik türünü bünyesinde barından fon müzikleri ile açılış ve kapanış şarkılarından, bütün karakterlere fiziksel bir kişilik kazandırmış çizimlere kadar özgünlük bulunmakta. Arka planların da özenle tasarlandığı yadsınamaz.
Tengen Toppa Gurren Lagann, dahice tasarlanmış konusu, mükemmel bir uyum yakalamış kaliteli çizim ve müziklerinin yanı sıra kusursuz olay örgüsüyle de beğenimi kazanmış muazzam bir animedir. Uzun süre boyunca beni mecha türü ile tanıştırmış yegane anime olarak aklımdan çıkarmayacağım bu başyapıt, yüksek puan verip rahatlıkla tavsiye edebileceğim sayılı animelerden de biri olmuştur aynı zamanda.
Mangafest Comikon İstanbul'a Davetlisiniz
Manga Festivali mi? Hem de Türkiye'de mi? Evet, doğru okuyorsunuz. Türkiye'de bir manga festivali düzenleniyor. 7-8 Ekim tarihlerinde Caddebostan Kültür Merkezi kapılarını Anime ve Manga severlere açıyor. Üstelik bununla da kalmıyor, etkinlikte cosplay ve çizgi romanla ilgili de birçok şey bulabilirsiniz.
Etkinlikte alanlarında donanımlı birçok yerli ve yabancı kişi söyleşileri gerçekleştirilecek. Ayrıca mangadan cosplay’liğe kadar birçok da atölye çalışması yapılacak. “GOLDEN TAMAGO Genç Çizer Ödülleri” ve “Anisong Grand Prix” yarışmaları yapılacak. Ve tabii ki en eğlenceli gösterilerden olan cosplay defilesi “Cospower" da olacak.
Etkinliğin en güzel tarafı ise anime, manga ve çizgi romancıları bir araya getirerek kaynaşmalarını sağlaması olacak. Evet, daha ne bekliyorsunuz? Sınırsız eğlence ve eğitici çalışmaları ile Comikon 7-8 Ekimde Caddebostan Kültür Merkezinde sizleri bekliyor.
Ayrıntılı bilgi için https://comikonistanbul.com/#program adresini ziyaret edebilirsiniz.
Naruto/Naruto Shippuuden İncelemesi
Yönetmen: Hayato Date
Stüdyo: Pierrot
Tür: Aksiyon, Dram, Komedi, Macera,
Yapım Yılı:2002 - 2007
Bölüm Sayısı: 220- 500
Naruto
Konoha köyünde her zamankinden daha karanlık ve uğursuz bir gecedir. Hayat köy için normal bir şekilde devam ederken ansızın efsanevi dokuz kuyruklu tilki köyün içinde yoktan belirir ve etrafı yakıp yıkmaya başlar. Köyün o zamanki lideri 4. Hokage ve bir nesil önceki lideri 3. Hokage ile yoldaşları Kyuubi’ye karşı gelip tilkiyi Naruto Uzumaki adlı çocuğun içine mühürlerler. Bu sırada 4. Hokage hayatından olur ve 3. Hokage tekrar köyün lideri haline gelir. Serinin konusu ise içinde efsanelere konu alan bir yaratıkla günlük hayata hiçbir şey yokmuş gibi yerleştirilen Naruto’nun kimsesiz hikayesidir.
Bu olaydan sonra Konoha köyü uzun süre başını belaya sokmadan mutlu bir ortam olarak kendini korur. Belki de en büyük derdi şehrin küçük belası Naruto’dur. Büyüdükçe etrafı boyayıp yıkmaya, yetişkinlere dert olup “Ben büyüyünce Hokage olucam!” diye gezmeye başlamıştır. Bizim hikayesine dahil olacağımız yer ise Ninja Akademisinde ninjalığa kabul görüp “Genin” olacağı vakittir.
Akademi kuralları gereğince genin olacak olan herkesin ekip arkadaşları ve bir de üstatları, hocaları olur. Diğer ana karakterlerimizle de bu vasıtayla, takım 7’nin kurulmasıyla tanışırız; Sasuke, Sakura ve hocaları Kakashi.
Sasuke, Uchiha köyünün katliamından sağ kalan tek kişidir ve bu katliamın sorumlusu ağabeyini öldürmek tek arzusudur. Sakura ise başlangıçta Sasuke’ye tutulmuş fakat Naruto’nun hoşlandığı saf bir kızdır işte. Kopya Ninja namıyla anılan Kakashi’nin liderliğinde Naruto da dahil olmak üzere takım 7 geçmişleri hakkında bilmedikleri birçok şey öğrenecek, yeni düşmanlarla karşılaşıp yanında yeni dostlar da edineceklerdir.
Naruto Shippuden
Sasuke ve Naruto’nun ninja vadisindeki dövüşlerinin üstünden 3 yıl geçmiştir. Sakura yeni beşinci Hokage Tsunade tarafınden eğitim görmüş, Sasuke Orochimaru’nun deneyleri ile güçlenirken Naruto Jiraiya ile eğitiminden yeni dönmüştür. Bu sırada Akatsuki organizasyonu kuyrukluları ele geçirme planlarında daha da ilerlemişlerdir. Sasuke’nin yerini dolduran yeni üyeleri Sai ve yeni kaptanları Yamato ile birlikte Takım 7’nin amacı hala arkadaşları olarak gördükleri Sasuke’yi geri kazanmak ve Akatsuki’yi durdurmaktır. Seri Shippuuden ile birlikte daha karanlık ve ciddi bir tona bürünür.
Serinin dünyası ilk başta göze batmasa da bayağı ilginç. Ninjalar ve samuraylarla dolu eski tarihleri anımsatıyor fakat hastahanelerde ve devlet binalarında bilgisayar ve ileri teknolojiye rastlayabiliyorsunuz. Ülke kavramı fazla gelişmemiş, her beş “element” için bir ülke (Ateş, Su, Toprak, Rüzgar ve yıldırım) ve bu ülkelerin köyleri/kasabaları bulunmakta. Bu köylere de köy liderleri olan Kage’ler önderlik etmekte.
Güç sistemi olarak Dragon Ball’daki “Ki” ler gibi iç enerji diyebileceğimiz “chakra (çakra)” lar bulunmakta. Fakat chakra ve kişi antrenman yapıp kas gücü olarak gelişmek yerine yeni teknikler öğrenerek ve eski tekniklerini kombine ederek güçleniyorlar. Özellikle Naruto bu konu da o kadar gelişmiş ki, neredeyse tüm seriyi iki tekniğin farklı kombinasyonları ile götürüyor diyebiliriz. Fakat gelen power-up’lar da güzel ve heyecan verici. Seri gayet sürükleyici ve savaşlar sıkıcı hale gelmiyor, kısa kısa bosslar yerine ana hikayede farklı ve uzun süreli savaşlar görüyoruz.. Yardımcı karakterlerin savaşı bile çoğu zaman sizi sıkmadan ekran başına kitliyor. Kısaca hikaye için ara sıra “yeni” yönler çıkaran ama hiç ana konudan sapmayan bir kurgu diyebilirim ki diğer uzun soluklu serilere göre bu bence büyük bir artı.
Çizimler çoğunlukla çok güzel fakat uzun bir seri olmanın dezavantajı olarak kötü dönemlerden de geçmiş, bazen az da olsa Bugs Bunny gibi dövüş sahneleri görmek mümkün. Yine uzun bir seri olduğundan birçok opening ve ending’e ev sahipliği yapmış bir seri Naruto. İyi olanlar gerçekten iyi, kötü olanlar ise sokakta melodisini bile mırıldanmak istemediğiniz şarkılar. Serinin son kötü yanı ise filler bölümler. İlk serinin neredeyse yarısına yakını filler –ki bunları kimse neredeyse izlemiyor- fakat bu durum Shippuuden de daha bile kötü olabilir çünkü fillerlar sürekli aralara serpiştirilmiş. Ne zaman atlamak gerektiğine çok dikkat etmeli.
Çizimler çoğunlukla çok güzel fakat uzun bir seri olmanın dezavantajı olarak kötü dönemlerden de geçmiş, bazen az da olsa Bugs Bunny gibi dövüş sahneleri görmek mümkün. Yine uzun bir seri olduğundan birçok opening ve ending’e ev sahipliği yapmış bir seri Naruto. İyi olanlar gerçekten iyi, kötü olanlar ise sokakta melodisini bile mırıldanmak istemediğiniz şarkılar. Serinin son kötü yanı ise filler bölümler. İlk serinin neredeyse yarısına yakını filler –ki bunları kimse neredeyse izlemiyor- fakat bu durum Shippuuden de daha bile kötü olabilir çünkü fillerlar sürekli aralara serpiştirilmiş. Ne zaman atlamak gerektiğine çok dikkat etmeli.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










3 comments