• Yazar : Rafet Kaan Moral 16 Aralık 2010

    Yönetmen: Masahiro Ando
    Stüdyo: P.A. Works
    Tür: Aksiyon
    Yapım Yılı: 2009
    Bölüm Sayısı: 13
    Anime Puanı: 10/6



    Canaan, 2008 yapımı “428: Fusa Sareta Shibuya de” adlı Wii oyununun iki yıl sonrasını konu alıyor. Ayrıca Canaan’nın Türkçe karşılığı Kenan ve anlamı da İsrail’e vaat edilmiş olan topraklardır.

    Canaan bahsettiğim gibi Wii için çıkan (PS3 ve PSP’ye de sadece Japonca olarak uyarlandı) oyunun Shibuya’da geçen olayların iki sene sonrasında geçiyor. Maria Osawa ve Minoru Minorikawa adlı iki gazeteci Şanghay’da yapılacak olan anti-terör konferansı için Şanghay’a uçar. Maria ve Minoru iki sene önce Shibuya’da yaşanan olaylara bulaşmıştır ve Maria teröristler tarafından kaçırılarak UA virüsü enjekte edilmiştir. UA virüsü enjekte edilen insanlar 12 saat içinde hayatını kaybetmektedirler. Fakat Maria’nın bilim adamı babası ona anti-virüs enjekte ettiği için hayatta kalmayı başarmıştır. Şanghay’da ise festival zamanı olduğu için ikili festivale de katılır ve birbirlerinden ayrılırlar. Fakat burada da Maria bir dizi cinayete tanık olur ve tam sıra kendisine geldiğinde eski bir arkadaşı olan Canaan tarafından kurtarılır. Çok geçmeden Maria ve Minoru kendilerine bir başka büyük maceranın içerisinde bulurlar. UA virüsü yine karşılarına çıkar. Üstelik virüs gelişmiş ve çok daha tehlikeli bir hale gelmiştir. Ayrıca Snake adındaki terör örgütü UA virüsü ile ilgilenmektedir ve örgütün lideri Canaan’ın geçmişinden birisidir.

    Canaan’ın konusu aslında pek fazla yenilik sunmuyor ve UA virüsü olayı Resident Evil’i anımsatmıyor değil. Canaan, paralı askerdir ve “synesthesia” adlı yeteneği ile inanılmaz dövüş tekniklerine sahiptir. Hatta rakipsiz sayılabilir. Bu da bana biraz abartılı geldi. Ayrıca animede kadın hegemonyası var. Minoru ve sonradan çıkan Santana dışında serideki karakterlerin neredeyse hepsi kadın. Yani anlayacağınız üzere kızların eline vermişler silahları salmışlar sahaya. Canaan süper güçleri olan genç bir kız, Maria iyilik meleğimiz, Yunyun adında sinir bozucu bir kızımız, hiç konuşmayan Hakko adında bir bayan ve son olarak Amerika’ya baş tutabilen, Snake örgütünün lideri, yirmili yaşlarda Alphard adında genç bir kızımız var. Anlatmak istediğim, karakterlerin hepsi bayan ve hepsi itici. Oysa birkaç has adam eklenseymiş (tabi 17-18’lik delikanlılardan bahsetmiyorum) veya şöyle Golgo 13’teki Duke Togo gibi karizmatik bir karakter seride olsa, anime emin olun birkaç level birden atlar.

    Atmosfer bakımından Canaan güzel ve hızlı başlıyor ama birkaç bölüm sonra atmosfer acayip derecede sıkıcı bir hal alıyor. Animeyi soluksuz, heyecanla izleme gibi bir durum yok. Zaten Canaan ile uyuz Maria’nin “aşkı” olayı bitirmiş durumda. Kısa olan 13 bölümün sonu ise tatmin edici olmasa da havada da bitmiyor. Ortada uluslar arası bir terör söz konusu ama animede kızlarımızın birbirleri ile olan garip hesaplaşmaları daha bir ön planda.

    Görsel olarak Canaan kaliteli bir anime. Çizimler güzel, kan kullanmaktan kaçınılmamış. Müzikleri de orta şeker. Şanghay sokakları güzel tasvir edilmiş ve arka plandaki Çince konuşmalar gibi ayrıntılar hoş olmuş.

    Kısacası kısa bir anime olan Canaan’ı kızlar ve silahlardan hoşlanıyorsanız sevebilirsiniz. Fakat bana göre Canaan aslında potansiyeli olan ama iyi kullanılmayan bir anime. Belki de ilk önce oyununu oynamak gerekir ama benim tavsiyem, eğer silahlı ve aksiyon dolu bir anime arıyorsanız Canaan ikinci veya üçüncü tercihiniz olsun.

    { 1 yorum bulunmakta. Yorum ekleyin }

    1. Ben bu kisa özeti yazan kisiyle ayni fikirde degilim cünkü Canaan ve diger kizlar iyi is cikariyolar ve SIKICI degil.Eger ikinci bi sezonu olsa izlerim ve karakterlerin hic biri itici degildi tabikide. Su yunyun gercektende SIKICI ve uyuz bi tipti ama diger bölümler felan süperdi. Aksiyon dolu bi animeydi ve herkesin izlemesini tavsiye ederim.Ve gercekten banada REsident Evil serisini hatirlatti.
      Ve benim favori karakterim ALphard'di.

      YanıtlaSil

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan