• Yazar : Rafet Kaan Moral 3 Kasım 2011

    Yönetmen: Hiromasa Yonebayashi
    Stüdyo: Studio Ghibli
    Tür: Macera
    Yapım Yılı: 2010
    Bölüm Sayısı: Film
    Anime Puanı: 10/9



    Japonya’daki adıyla Karigurashi no Arrietty (The Borrower Arrietty), Amerika’daki adıyla The Secret World of Arrietty veya Türkçe adı ile Aşırıcılar, konusunu ilk kitabı 1952’de yayımlanan ve yazarlığını Mary Norton’un yaptığı “The Borrowers” adlı romandan almaktadır. Hayao Miyazaki’nin el atmasıyla animeye de uyarlanan ve Karigurashi no Arrietty adını alan anime filminin dışında 1973 ve 1997 aynı adla çıkmış olan iki filmi, 1992 yılında çekilmiş olan mini dizisi bulunmaktadır. Ayrıca ünlü Fransız ses sanatçısı Cécile Corbel, Karigurashi no Arrietty için özel olarak beste yapmıştır.

    Karigurashi no Arrietty, 2010 yılının Tokyo’sunda, batısında yer alan Koganei şehrinde geçiyor. Boyları on santimi geçmeyen bir aile, yeşilliklerle çevrelenmiş müstakil bir evde, döşemelerin altında sessizce yaşamaktadır. Arrietty, babası Pod ve annesi Homily “aşırıcılar” olarak bilinen bir ailedir ve insanların fark etmediği şeyleri (bir küp kesme şeker, iğne, mendil vb.) aşırarak yaşamaya çalışan küçük insanlardır. En büyük kuralları ise insanlara asla gözükmemektir. Günün birinde eve Sho adında ve hasta olduğu belli olan bir çocuk yerleşir. Aynı gece Arrietty ilk defa aşırmak için babası Pod ile beraber eve, yani Sho, büyük teyzesi Sadako ve evin hizmetlisi Haru’nun yaşadığı üst katlara çıkarlar. Babası ile beraber tam bir kâğıt mendil aşırmak üzereyken Arrietty, Sho’nun kendisine doğru uykulu gözlerle baktığını görür. O andan itibaren ise Sho ve Arrietty arasında sevimli bir macera başlamış olur.

    Bahsettiğim gibi anime konusunu bir romandan alıyor ve bu versiyonu biraz rötuşlanmış olarak ve Japonya’ya uyarlanmış bir şekilde karşımıza çıkıyor. Tabi Hayao Miyazaki’nin elinin değdiğini unutmamak lazım. Konu olarak anime öyle belli bir çizgiyi takip etmiyor. Aşırıcılar ve Sho arasında yaşanan olayları bizlere aktarıyor. Arrietty’nin bir insan tarafından görünmüş olması, daha önemlisi verdikleri yaşam mücadelesi, Sho’nun hastalığı ve aşırıcılar ile dostluk kurmak istemesi, sinsi Haru’nun planladıkları gibi olayları sıcak bir atmosfer eşliğinde bizlere sunuyor. Demek istediğim anime diğer Ghibli yapımlarına nazaran daha ağır ve olaysız ilerliyor. Tek kusuru ise bazen fazla ağır ilerlemesi. Yani Arrietty’nin evin en altından çatıya kadar tırmanışını dakikalarca izlemek harika çizimlerine rağmen bazen sabırsızlanabiliyorsunuz. Bunun dışında anime bir Ghibli yapımı olmanın hakkını fazlasıyla veriyor.

    Karigurashi no Arrietty’nin harika yönlerinden birisi de çizimleri. Studio Ghibli yine gerçekten döktürmüş. Harika arka plan manzaraları, renk tonları kullanılmış. İnsan resmen bakmaya doyamıyor. Karakter çizimleri de gayet başarılı ama her Ghibli incelemesinde dediğim gibi diğer Ghibli animelerin karakterlerine yine çok benziyorlar :) Sanki yüz ifadeleri hiç değişmiyor. Seneler ilerledikçe daha kalitelileşiyorlar ama Arrietty’nin yüzüne dikkatlice bakarsanız Prenses Mononoke’yi görebilirsiniz. Animenin müziklerinin de çizimlerinden aşağı kalır yanı yok. Cécile Corbel’in anime için özel olarak hazırladığı müzikler gerçekten çok güzel.

    Kısacası Studio Ghibli ve başta Hayao Miyazaki olmak üzere bu sefer o meşhur fantastik hayal gücünü kullanmamış ve hazır olan bir malzeme ile yetinmeye karar vermiş. Lakin hazır olan ve defalarca kullanılmış olan bu malzemeden bile harika bir eser çıkartmayı başarmışlar. Doğal olarak izlemenizi rahatlıkla tavsiye edebilirim.

    { 2 yorum bulunmakta.Yorum yapın }

    1. Güzel bir film. If film festivalinde izlemiştim. Diğer Ghibli yapımları gibi kendine has bir havası var.

      Filmi izlerken, sanki bana aşırıcılar aslında yokmuş gibi geldi. Sho, içinde bulunduğu yanlızlığı biraz olsun aşıp hayata tutunmak için belki de annesinin anlattığı hikayelerden yola çıkarak kafasında canlandırdı onları. Belki de sadece hayal ürünüydüler. Sho zaten hayalgücü geniş bir genç belli, çünkü Arriety'yi ilk gördüğünde şaşırmamıştı mesela.

      Ama emin değilim, çünkü hikaye anlatımı Sho'nun bakış açısından biraz ötede gibi. Eğer Sho anlatıcı olsaydı , neyse..

      YanıtlaSil
    2. Konusu itibariyle beni şaşırtan cezbeden bir yanı yoktu. Açıkçası izlemek için izledim ama kötüydü demem. Durağan geçmesi benim için olumsuz bir özellik değildi. Animenin bol yeşillikli görüntüsü çok güzeldi :)

      YanıtlaSil

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan