• Yazar : Rafet Kaan Moral 9 Nisan 2012

    Yönetmen: Seiji Kishi
    Stüdyo: AIC A.S.T.A.
    Tür: Macera, Komedi, Fantastik
    Yapım Yılı: 2011
    Bölüm Sayısı: 25
    Anime Puanı: 10/9



    Persona 4: The Animation adlı anime 2008 yılında Atlus tarafından geliştirilmiş PS2 oyununun anime uyarlamasıdır. Shin Megami Tensei serisinin bir oyunu olan Persona 4, başta Persona 3 ile beraber diğer Shin Megami Tensei oyunları (Digital Devil Saga, Nocturne, Devil Summoner) ile PS2’nin en meşhur RPG oyunları arasındadır.

    Animenin ana karakterinin adı Yuu Narukami. (Benim gönlümdeki ismi ise Raffat 2.Hengst çünkü oyunda ana karakterin adını kendimiz koyuyoruz. Birinci, yani Raffat Hengst kim diye merak edeniniz varsa o da Persona 3’ün ana karakteri (: ) Parantez içindeki boş bilgileri de verdikten sonra animenin konusuna geçecek olursak; Narukami ailesinin yurtdışı işi nedeniyle bir seneliğine Inaba adlı küçük kasabaya, dedektif dayısı Ryotaro Dojima ve yeğeni Nanako’nun yanına taşınmıştır. (Varış günü 11 Nisan 2011) Narukami’nin bu yeni kasabadaki hayatı gayet normal başlamıştır ve ilk arkadaşlarını bile edinmiştir. Narukami’nin hayatı normaldir ama kasabada işler pek yolunda gitmez çünkü bir anten direğine ters asılı şekilde televizyon spikeri Mayumi Yamano’nun cesedi bulunur. Birkaç gün sonra ise Yamano’nun cesedini bulan Konishi adlı lise öğrencisinin de cesedi aynı şekilde bulunur. Kasabada bu olaylar süregelirken öğrenciler arasında “Midnight Channel” yani gece yarısı kanalı adında bir efsane almış başını yürümüştür. Yayılan söylentileri göre yağmurlu havada, gece tam on ikide televizyona bakarsan ruh ikizini görebilirmişsin. Narukami de söylentiden etkilenir ve gece yarısı televizyonunun karşısına geçer. Gece yarısı olduğunda televizyonu gerçekten açılır ve bir karartı görür. Dahası elini ekranın üstüne koyduğunda eli televizyonun içine girer. Narukami tüm olanları arkadaşları Yosuke ve Chie’ye anlatır. Bu arada, bir diğer arkadaşları Yukiko ortalıkta yoktur ve Narukami’nin gece gördüğü karartı da ona benzemektedir. Bunun üzerine üçü okuldan sonra Junes adındaki AVM’ ye gider ve televizyon reyonundaki tv’lerden birinin önüne geçerler. Hiçbiri ihtimal vermese de ekranın içine girerler ve kendilerini bambaşka bir dünyada bulurlar. Yuu Narukami’nin dudaklarından ise şu sözler dökülür: Persona…

    Persona 4: The Animation tam bir oyun uyarlaması olmuş ve oldukçada başarılıda olmuş. 2008 yılında çıkan Persona: Trinity Soul adlı kıytırık animeye göre bu sefer Persona ismine yakışır bir anime ortaya çıkmış. 2008 yılındaki animenin uyduruk konusu, mechalara benzeyen personaları gördükten sonra bayağı bir hayal kırıklığına uğramıştım. Hatta o incelememde oyunun ara görüntülerini birleştirsen bile ortaya çok daha iyi bir anime çıkar diye yazmıştım. Bu sefer ise dediğim gibi oyunu aynen kopyala yapıştır yapmışlar. Fakat elbette ufak kusurları yok değil. Öncelikle oyununu oynamayanlar için (ki bu rakam ülkemizde bir hayli fazladır) senaryo biraz zayıf kalabilir. Çünkü oyunda ana konu biraz 2. planda ve daha ziyade “social link” adı verilen insan ilişkileri ön planda. Öyle ki oyunda Narukami ile ders çalışıyor, belirli spor kulüplerine katılıyor, yeni arkadaşlar edinerek bir nevi karakterinizi geliştiriyorsunuz. Ne kadar çok derin arkadaş bağları elde ederseniz o kadar çok Persona kullanabiliyorsunuz. Personalarda kısaca karakterinizi yansıtan ve çeşitli güçlere ve zayıflıklara sahip yaratıklar diyebiliriz. Karakter geliştirme olayı malumunuz animede yok. Senaryodaki ufak aksaklıklar dışında ise anime için sağlam diyebilirim. Özellikle komedi yanı çok iyi. Birçok yerde emin olun sesli güleceksiniz. Özellikle birazdan bahsedeceğim Yuu Narukami sıra dışılığı ile animeye çok iyi bir hava katıyor.

    Birazda ana karakterimiz Yuu Narukami hakkında bahsetmek istiyorum. Kendisi oyunda hiç konuşmuyor (onun yerine biz gerekli şıkları seçerek konuşuyoruz). Animede elbette konuşuyor ama az ve öz. Ve diyebilirim ki kendisi gerçekten çok sıra dışı bir karakter olmuş. Dediğim gibi normal karakterlerin aksine hem az konuşuyor hem de öz. Gerektiğinde tek bir kelimeyle espriyi patlatıyor ve kendinizi gülmekten alamıyorsunuz. Gerektiğinde ise iki sözcük ile “cool” havasına hava katıyor. Anlatması biraz zor ama animeyi izlerseniz bana hak vereceğinizden eminim. Kendisi benim favori karakterlerimin arasında yerini aldı bile. (Nede olsa onun adı Raffat 2.Hengst :D )



    Görsel olarak Persona 4: The Animation çok kaliteli bir anime. Tek kusuru, daha doğrusu tuhaflığı ise karakterlerin ağız kısmındaki sarılık. İlk gördüğümde bana çok tuhaf gelmişti ve videoda mı sorun var diye düşünmüştüm. Tüm karakterlerin ağız ve çene kısmı bazen tuhaf sarı renkte oluyor ve göze batmıyor da değil. Ama neyse ki çizimlere çabuk adapte oluyorsunuz ve sarılığı giderek umursamamaya başlıyorsunuz. Bunun dışında karakterler klasik anime karakterleri (büyük gözler, ilginç ve renkli saçlar vs.). Kullanılan renkler ve efektler ise harika. Animenin harika olan bir başka yanı da müzikleri. Oyun için Shoji Meguro tarafından hazırlanan tüm müzikler animede de kullanılmış. İlk bölümün açılış parçası oyun ve anime ile aynı. Bunun dışında konuşmalar esnasında, savaş sahneleri sırasında çalan tüm parçalar oyundan alınarak doğrudan animeye uyarlanmış. Hatta oyunda bir bölümde Persona 3’ün olaylarının geçtiği şehre gidiyorduk, bu animede 15. bölüme denk geliyor ve tıpkı oyundaki gibi o bölümde tamamen Persona 3’ün müzikleri (açılış dahil) çalıyor. Yani anime müzikleri bakımından bomba gibi ve her parçası birbirinden kaliteli.

    Persona 4: The Animation aslında oyununu oynamayanlar için ortalama bir anime gibi gelebilir ama benim gibi oyunu oynayanlar bir hayli tatmin olacaktır. Bu yüzden puan verirken biraz kanaat kullandım. Persona 4: The Animation bahsettiğim gibi tam bir oyun uyarlaması ve herkese bir göz atmasını öneririm.

    Son olarak, 22 Ağustos 2012’de animenin 26. bölümü yayınlanacak. (Film mi normal bölüm mü, bilmiyorum.) Bu bölümün özelliği, yine oyundaki gibi gerçek sonu ele alıyor olması. Oyunda son boss’u yendikten sonra doğru şeyleri yaparsanız gerçek, true boss ile karşılaşıyorsunuz. 26. bölümde true boss’u konu alacak.


    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan