• Yazar : Rafet Kaan Moral 20 Ekim 2013

    Yönetmen: Hiroshi Nagahama
    Stüdyo: Zexcs
    Tür: Dram, Psikolojik
    Yapım Yılı: 2013
    Bölüm Sayısı: 13
    Anime Puanı: 10/6.5



    Farklı çizim tekniği ile karşımıza çıkan Aku no Hana, küçük bir kasabada yaşayan Takao Kasuga’nın hayatının normal iken nasıl sıra dışı, daha doğrusu nasıl bir kâbusa dönüştüğünü konu alıyor. Pek bir özelliği olmayan sakin bir kasabada yaşayan Takao kitap okumayı çok sevmektedir ve kimsenin adını dahi bilmediği kitaplara sahiptir. Yaşadığı kasaba deyim yerindeyse kendisine dar gelmektedir ve diğer insanların onu hiçbir zaman anlayamayacağını düşünmektedir. Kasuga’ya göre yaşadığı kasabanın tek güzel şeyi sınıf arkadaşı Saeki’dir. Kasuga, Saeki’ye aşıktır ama kişiliği gereği bir türlü açılamıyor, onu uzaktan seviyordur. Günün birinde Kasuga arkadaşları ile evine dönerken kitabını unuttuğunu fark eder ve okuluna, sınıfına geri döner. Kitabını aldıktan sonra Saeki’nin içinde beden dersi kıyafetlerinin bulunduğu bohçasının yerde durduğunu fark eder. Ve işte o andan itibaren Kasuga için kötülüğün çiçekleri (Aku no Hana) filizlenmeye başlar. Kasuga merakına yenik düşerek Saeki’nin kıyafetlerinin bulunduğu bohçayı eline alır ve kıyafetleri çıkarır. Aslında kötü bir niyeti olmasa da yakalanırsa adının sapığa çıkacağının da farkındadır. Derken bir tıkırtı duyar ve paniğe kapılan Kasuga, Saeki’nin beden kıyafetlerini kaparak okulu terk eder. Ertesi gün ise okuldan eve dönerken sınıfta Kasuga’nın arkasında oturan, yalnız takılan ve hocalarına karşı küfür etmekten kaçınmayan Nakamura, Kasuga’nın önünü keser. Nakamura her şeyi gördüğünü Kasuga’nın yüzüne vurur ve eğer onunla “bir anlaşma” yapmazsa her şeyi herkese anlatacağını, Kasuga’nın aslında nasıl bir sapık olduğunu duyuracağını söyleyerek onu tehdit eder. Şoke olan ve paniğe kapılan Kasuga bu teklifi mecbur kabul eder ve Nakamura’yı sarmış olan kötülüğün çiçekleri Kasuga’yı da her geçen gün biraz daha sarmalamaya başlar.


    Aku no Hana ilk bakışta sanki doğaüstü içerikli bir animeymiş gibi algılanabilir fakat animede doğaüstü veya fantastik herhangi bir durum söz konusu değil. Anime tamamen karakterlere ve psikolojik etkenlere dayanıyor. Kasuga’nın hayatının bir hata ile altüst olması, Nakamura’nın sapkın düşünceleri ve yaşananlar ele alınıyor. Ayrıca animeden hareketli sahneler, aksiyon gibi sahneler de beklememek lazım. Animeyi ayakta tutan tek şey merak. Kasuga şimdi ne yapacak, şimdi ne olacak sorusu animeyi ayakta tutan tek şey. Özellikle bölüm sonları öyle bir bitiyor ki, hani bütün bölümde bir şey olmasa bile sanki sezon finali edasında havada, merak içinde bırakılması çok başarılı. Merak unsuru dışında fazla bir şey beklemeyin. Zaten merak olayı da son bölümlere doğru azalmaya başlıyor ve şahsen animenin son üç – dört bölümündeki gidişatını pek beğenmedim. Ve yarım bittiği için insan iyice düş kırıklığına uğrayabiliyor. Yani ben sırf Kasuga ne yapacak diye sonuna kadar izledim ve istediğimi elde edemedim. 


    Animenin en farklı yönü ise şüphesiz çizimleri. Mangasından farklı olarak karakterler daha bir olgun karşımıza çıkıyor ve animede “rotoscoping” adlı teknik kullanılmış. Detayları bilmiyorum ama anime için gerçek karakterler kullanılmış. (Buradan gerçek karakterleri görebilirsiniz.) Bu çizim tekniği ilk bakışta çok yadırganabilir ama ben genel olarak beğendim. Bir kere bundan gerçekçi karakterler olamaz. Karakterler, duruşları ve tavırları gerçek yaşamla neredeyse birebir. Doğal olarak komiklik efektleri gibi farklı efektler animede yok. Tek beğenmediğim yönü, karakterler uzaktayken yüzlerinin gözükmemesi ve yakınlaştıkça önce gözlerinin, daha da yakınlaştıkça sonra ağızlarının aniden ortaya çıkması. Arka plan çizimleri ise bence mükemmel. Diğer animelerde sunulan pırıl pırıl caddelerin, binaların aksine arka plan çizimleri de bir hayli gerçekçi. Yani duvardaki kararmalardan düşünün, paslanmalara kadar birçok ayrıntı düşünülmüş ve çok gerçekçi duruyorlar. Son olarak müziklere değinecek olursam, onlar için biraz zayıf diyebilirim. Açılış parçası kötü ve sadece yazılar geçiyor. Zira kapanış parçasında da sadece yazılar geçiyor ama çalan parça güzel olmamasına karşın bağımlılık yapıyor. Kapanışta çok ilginç ve tüyler ürperten değişik bir parça çalıyor ve insanın dinledikçe dinleyesi geliyor.

    Aku no Hana, insan ilişkisini işleyen ve psikolojik etmenlerin ön planda olduğu ilginç ve çizimleri ile tuhaf bir anime. En büyük eksisi yarım bitmesi ve tarz olarak da herkese hitap etmez. Eğer sadece bu tarz konuşmaların ve davranışların ön planda olduğu animeler ilginizi çekiyor ise göz atın derim. Değişik çizimleri ise sizleri yanıltmasın, bence seriye gayet yakışmışlar

    { 1 yorum bulunmakta. Yorum ekleyin }

    1. güzel bir yazı olmuş. geçtiğimiz bahar sezonunun en iyi serilerinden biriydi bence aku no hana. kurgusu, anlatımı, animasyon tekniğiyle tamamen kendine has ve etkileyiciydi. sinematografik açıdan diğer animelerden üstün olmasına rağmen malesef herkese hitap eden bir seri değil. Lise çağındaki bir ergenin psikolojik ve cinsel buhranlarının sonucunda içine düştüğü trajik ve karmaşık durumu, (Nakamura adlı karakterin de sayesinde) yer yer ucu Freud'a kadar gidebilecek ölçüde psikolojiyi temele alarak işlemiş olan aku no hana, "kara film" türünün anime dünyasındaki başarılı bir örneği.

      YanıtlaSil

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan