• Yazar : Rafet Kaan Moral 21 Şubat 2016

    Yönetmen: Kyohei Ishigura
    Stüdyo: A–1 Pictures
    Tür: Müzik, Dram, Romantik
    Yapım Yılı: 2014
    Bölüm Sayısı: 22
    Anime Puanı: 10/8.5


    Your Lie in April veya Türkçe’ye Nisan Yalanın olarak çevrilen animede olaylar ortaokulun son sınıfına giden Arima Kousei ve arkadaşları etrafında gelişiyor. Arima’nın annesi ünlü bir piyanisttir fakat ölümcül bir hastalığa yakalandığında kendisinin hayalini gerçekleştirmesi için Arima’ya küçüklüğünden bu yana çok sıkı bir piyano eğitimine tabii tutmuştur. Arkadaşları dışarıda vakit geçirirken kendisi günde yedi – sekiz saate varan piyano dersleri görür. Çok sert geçen dersler sonrası Arima henüz ortaokula bile başlamamışken piyano konusunda ustalaşmış, insan metronomu lakabını almıştır. Elbette birçok yarışmada da birincilikler elde edip çocuk deha unvanını da almıştır. Lakin tüm bu baskılara annesinin ölümü de eklenince Arima daha fazla dayanamaz ve piyanoyu çalamaz hale gelir. Daha doğrusu kendisinin dediğine göre notaları duyamaz hale gelir. Akabinde çocuk deha piyanoyu çalmayı bırakır ve aradan iki sene geçer. Çocukluk arkadaşları Tsubaki ve Vatari ile normal günler geçiren Arima’nın hayatı ansızın bir Nisan ayında hayatına Kaori Miyazano adlı bir kızın girmesi ile değişir. Kaori keman çalmaktadır ama Arima’nın tam tersi notalara bağlı kalmadan adeta ruhunu yansıtarak çalmaktadır. Ve Kaori’nin Arima’dan bir isteği vardır: Bir sonraki turda piyanistim olur musun? 


    Nisan Yalanın’da hikâyeden ziyade karakterlerin geçmişi ve birbirleri ile olan ilişkileri ön plana çıkıyor. Mesela her bölüm Arima’nın geçmişi hakkında daha çok bilgiler ediniyoruz ve karakterlerin kendilerine sakladıkları da her bölümde biraz daha gün yüzüne çıkıyor. Animenin ana karakteri Arima Kousei olmasına karşın benim gözümde animenin çıtasını yükselten karakter Karoi Miyazano. Arima’ya tatlı sert davranması, onunla olan uyumunu izlemek zevkli. Ve dedim ya, karakterlerin kendilerine sakladıkları sırlar var diye. En büyük sır da Miyazano’ya aittir. Animenin müzik ve romantizmle beraber dram olarak karşımıza çıktığını da hatırlatmakta fayda var. Elbette animede bazı sahnelerde gülüyoruz ama sakın Nisan Yalanın’ı komedi tarzında bir anime zannetmeyin. Anime müzik eşliğinde tamamen duygulara hitap ediyor.

    Dediğim gibi animede Arima ve Miyazano başta olmak üzere dört arkadaşın kendi dünyalarındaki serüvenlerini bizlere sunuyor. Bu konuda oldukça başarılı da. İlerleyen bölümlere doğru açıkçası atmosfer zaman zaman biraz sıkıcılaşmaya başlasa da anime kendisini kısa zamanda toparlıyor. Hatta bazen toparlanmakla kalmayıp sizi kalbinizden de vurabiliyor. Animenin en iyi yönlerinden birisi de karakterlerin konuşma tarzı ve kullandıkları deyimler. Zaten yine dediğim gibi anime karakterlerin ilişkilerine bağlı olduğu için birbirleriyle olan diyalogları çok önemli ki Nisan Yalanın gördüğüm en iyi diyaloglara sahip animelerden biri diyebilirim. Yani gerçekten cümleler kabuğunuzu aşıp size de ulaşıyor. Bu olay animenin hem iyi yanı hem de benim açımdan eksisi. İyi yanından zaten bahsettim, diyaloglar çok başarılı. Kötü yanı ise bu sözleri söyleyenler on dört yaşındaki ortaokul öğrencileri. Yani demek istediğim yetişkinlerin bile kuramayacağı bu cümleler bu çocuklardan çıkıyor. Yine demek istediğim, çocuklar fazlasıyla olgun. Bana göre en azından bunların lise son falan olması lazımdı. Kendimi on dört yaşındayken düşünüyorum da, bizler en uzağa kim tükürür yarışmaları yapardık:) Anlatmak istediğimi sanırsam aktarabildim. On dört yaşındaki bu çocukların yaşam tarzlarını birçok yetişkin bile yaşamıyordur. Ben bile hala bu kadar olgun değilim. Veya belki de Japonya’da ortaokul çocukları gerçekten böyledir, sıkıntı bizdedir, bilemiyorum. 


    Animenin çizimleri alıştığımız klasik çizimlerle beraber kendine has karakter çizimlerini birleştirmiş. Arka plan çizimleri, detaylar ve renkler gayet başarılı. Karakterlerini diğer animelerden ayıran özellik ise dudaklarının olması. Bunu bu zamana kadar fark etmemiş olabilirsiniz, ben de pek dikkat etmemiştim. Animelerin büyük çoğunluğunda dudaklar çizgilerden ve altında çeneyi belirten hafif çıkıntılardan oluşuyor. Bu animede ise bildiğiniz hafif pembemsi dudakları var:) Açıkçası bu ayrıntıyı ben çok beğendim. Ayrıca Miyazano’da bölümler ilerledikçe yaşanan küçük değişimler de dikkatimi çekmedi değil. Animenin iki adet açılış ve kapanış parçası mevcut. İkinci açılış ve kapanışları pek sevmesem de animenin tarzına aykırı durmayan, uygun parçalar olduğunu da söyleyebilirim. Asıl beğendiğim ve başarılı bulduğum ise ilk açılış parçası. Bu tarz parçaları fazla sevmem ama bunu insanın dinledikçe dinleyesi geliyor.

    Yirmi iki bölüm süren Shigatsu wa Kimi no Uso son bölümüyle final gibi bir final yapıyor ve deyim yerindeyse yaşattıklarıyla duygularımızın içine işliyor. Bahsettiğim gibi ara ara seri kısa süreliğine de olsa vasatın altına düşüyor gibi olsa da çabuk toparlanıyor. Kimi zaman tebessüm ettirmesiyle çoğu zaman düşünmenize yol açmasıyla Nisan Yalanı romantiklikten ziyade hayata bakış açısı ve dram yönüyle başarılı bir anime olmuş. 

    { 1 yorum bulunmakta. Yorum ekleyin }

    1. Sayfanızda animelerle ilgili harika incelemeler mevcut, çok teşekkürler. Keman Kursu İzmir

      YanıtlaSil

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan