• Yazar : Rafet Kaan Moral 23 Eylül 2016

    Yönetmen: Shin Itagaki
    Stüdyo: Gemba, Millepensee, Liden Films
    Tür: Fantastik, Macera, Dram
    Yapım Yılı: 2016
    Bölüm Sayısı: 12
    Anime Puanı: 10/9


    2008 yılında, daha henüz bu site bile yokken izlediğim ilk animelerden birisiydi 1997 yapımı Berserk serisi. O zamanlar daha acemiyim tabi, yarım sezonmuş, manga uyarlamasıymış falan bilmiyorum. Her bölümü ayrı bir heyecanla izliyor, bölümler peş peşe bitiyordu. Derken sıra son bölüme geldiğimde hem heyecanlanmış hem de kafam karışmıştı. Çünkü son bir bölüm kalmış ve kahramanımız Guts nasıl ilk bölümdeki haline dönüşecek diye merak içindeydim. Fakat son bölümü de izleyince uzun süre ekrana bakakaldım. Bitmişti… Öylece yarım bir şekilde ve en heyecanlı yerinde. Nette sağ sola bakıyorum ama nafile. Başka kaçırdığım bölümü veya devamı yok. Elbette sonradan öğrendik her şeyi. Devam eden mangasını ve sadece bir bölümünü kapsadığı gerçeğini istemsizce kabullendim. İlk serinin incelemesine buradan ulaşabilirsiniz.

    2012 yılı olduğunda yine heyecanlanmıştım. Çünkü favori animem geri dönüyordu! Film olacakmış. olsun! 1997 yapımı serinin yeniden uyarlaması olacakmış. Hmm, olsun! Berserk olsun da dedim ne olursa olsun. Üç tane film ile benim gibi Berserk hayranlarına aynı şeyleri izlettirerek tatmin ettirmeye çalıştılar. Ve hani dedim ya ekrana bakakalmıştım diye. O malum sahneyi bir daha izlemek adeta tüylerimi diken diken etmişti. Peşine de kısa da olsa yeni sahneler görünce bayağı bir mutlu olmuştum. Üç filmlik yeniden uyarlamanın ilkinin incelemesine buradan ulaşabilirsiniz. 


    Sene 2016 olduğunda ise Berserk bir kez daha bizlere merhaba dedi. Lakin bir değişikti. Bunun sebebi de CGI’ın bir hayli kullanmış olmalarıydı. Gördüğüm teaserlar kafamda soru işaretleri oluşturmuştu. Guts’a bak demiştim, animasyonlu kara kılıç ustası. Fakat şöyle de bir gerçek vardı. Artık iki kere izlediğimiz Golden Age Arc kısmını geride bırakıp Conviction Arc’ı izleme fırsatı bulacaktık. Ve ne olursa olsun Berserk’ti bu!

    Conviction Arc’ın konusundan kısaca bahsedecek (hafif spoiler) olursam; Golden Age Arc’ın finalinde yaşanan malum olaylardan dolayı Casca hafısazını yitirmiş, Guts da bir kolundan ve gözünden olmuştu. Kimseyi tanımayan ve küçük bir çocuk gibi davranan Casca’yı Godo adlı demirciye emanet ettikten sonra Guts, Femto olarak yeniden doğan Griffith’i aramaya ve onun gibi diğer havarileri de bularak cehenneme yollamaya yemin etmiştir. Bu arada, malum olayda kurban olarak damgalandıkları için ve kurban edilemedikleri için geceleri canavarlar Guts ve Casca’ya musallat olmaktadır. Diğer taraftan da kiliseye bağlı Zincir Şövalyeleri, Farnese de Vandimion önderliğinde Şahinler Çetesi’nin akıbetini araştırmaktadır. Bir müddet sonra da yolları bir peri olan Puck’un peşine takıldığı Guts ile kesişir. İşte o günden sonra Farnese ve sağ kolu Serpico’nun da hayatı eskisi gibi olmayacaktır çünkü Guts adeta ölümle beraber gezmektedir. Casca ise ne yazık ki güvende olduğu Godo’nun yanından istemsizce kaçmıştır. Anlayacağınız Guts’ın işi çok zordur. Bir yanda canavarlar, bir yanda kayıp Casca, bir yanda Farnese ve şövalyeleri ve bir yandan da Başrahip Mozguz. Ama telaşa mahal vermeye gerek yok. Guts’ın azmi ve dev kılıcı oldukça alt edilmesi hiç kolay olmayacaktır. 


    Her ne kadar çizim tekniği bakımından yeni Berserk serisi eleştirilse de şöyle bir deyim kullanmak istiyorum: Su soğuk ama girince alışıyorsun :) Evet, bana da garip geldi. Kocaman animasyon bir Guts, garip bilgisayar düşmanları falan ama çok da abartıldığı kadar kötü değiller. Özellikle mangavari çizimlerle harmanlanan CGI çizimleri bir hayli değişik ve yeri geldiği zaman çok da güzel duruyor. Tamam, benim de ilk tercihim normal çizimler olurdu ama dediğim gibi kimi sahneler hantalken kimi sahneler ise mükemmel.

    İçerik olarak Conviction Arc’ın uyarlamasını beğendim diyebilirim. Berserk’e ve eski serilere yakışır şekilde bolca kan ve kopan uzuvlar kullanılmaktan çekinilmemiş. Guts her kılıcını salladığında siz de gaza geliyorsunuz. Küçük çocukmuş, yaşlıymış falan Berserk için fark etmiyor. Berserk’te herkesin kafası kopabilir, rahatsız edici görünüme sahip yaratıklar olabilir ve çıplak karakterler de (hafif sansürlü olarak) karşınıza çıkabilir. Anlayacağınız anime yumuşatılmamış ve olduğu gibi, yetişkinlere hitap edecek şekilde içeriği aktarılmış. Peri Puck’un zaman zaman chibi görünümüne bürünmesi gibi mangada da bulunan ayrıntıların atlanmaması hoş bir durum. 


    Alıştıktan sonra aslında o kadar kötü olmadığını göreceğiniz çizimlerden sonra sıra geldi müziklere. Açılış ve kapanış parçalarını beğenmediğimi açık açık söyleyebilirim. Nerede Tell me Why şarkısı, nerede filmlerin müzikleri. Belki de en iyi besteci olan Susumu Hirasawa yeni seride sadece iki parça ile mevcut. Eski seride ve filmlerde müzikleri ön planda olan üstadın müziklerinden ziyade Shiro Sagisu adlı besteci ipleri elinde tutan kişi. Şahsen müziklerin tamamının Hirasawa’ya emanet edilmesini isterdim çünkü eski Berserk serileri, Paranoia Agent, Paprika, Millennium Actress gibi Satoshi Kon serilerinde, ayrıca sayılmayacak kadar oyun, filmde görev alan ve kendi albümleri bulunan bir adam varken sadece iki parçasına yer verilmesi garip. Seslendirmelerde ise filmlerdeki kadro bizlerleyken yeni karakterlerden Serpico ve genç Isidro’nun sesini beğenmedim. Favori seyyularımdan olan Miyuki Sawashiro nasıl isabet bir tercih olmuşsa Serpico’nun sesi itici ve Isidro’nun sesi ise fazla kalın kaçmış.

    2016 yapımı Berserk’e puan verirken biraz kanaat kullanmış olabilirim. Gelgelelim bir Berserk hayranı olarak oldukça memnun kaldım ve 2017’nin nisan ayında başlayacak olan devam sezonunu iple çekiyorum. Anime dünyasında iseniz ve Berserk’i hala izlemediyseniz 1997 yapımı seri ile hemen başlayın derim. Ben de bu arada hafızamı tazelemek için mangasına yeniden bir göz atayım :) 

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan