• Yazar : Berkay Oruç 30 Haziran 2017

    Yönetmen: Tetsuya Yanagisawa
    Stüdyo: TNK
    Tür: Ecchi, Komedi, Harem, Romantik
    Yapım Yılı: 2012
    Bölüm Sayısı: 12 
    Anime Puanı: 10/6.5


    High School DxD serisini izlemeye başlamadan çok önce bile bu animenin ecchi türünün sınırlarını zorlayan bir yapım olduğunu biliyordum. Bu kadar ünlü bir seriye başlamadan önce her ne kadar önyargısız yaklaşmaya çalışsam da çevremden duyduğum eleştiriler buna engel olmaya yetti.

    Issei Hyoudou kendi haremine sahip olma hayali olan sıradan bir lise öğrencisidir. Bir gün güzel bir kızın ona çıkma teklifi etmesiyle hayatı değişecektir. Kız düşmüş bir meleğe dönüşür ve Issei'yi acımasızca öldürür ama yüksek sınıf bir şeytan olan Rias Gremory onu hizmetkarı olarak tekrar canlandırır ve Issei yaşamak için ikinci bir şans elde eder. Tabi Şeytan olarak. High School DxD'nin hikayesi mitoloji üzerine yoğunlaştığı için başladığı anda kullanabileceği büyük bir potansiyele sahip olduğunu anladım. 


    İlk bölüm benim için bir hayal kırıklığı oldu. Bunun sebebi ise ana karakterimiz Issei Hyoudou. Tipik bir lise öğrencisi olduğunu animenin ilk dakikalarında anladığımız halde ergen tiplemesinin en azından ilk bölüm için bu kadar abartılması beklentilerimi düşürmeme neden oldu. Karnına büyülü bir mızrak saplandığı halde düşündüğü tek şeyin göğüsler olması biraz abartı olmuş. Serinin diğer bölümlerinde de bu sorun devam ediyor. Aci hissinin seyirciye yeterince iyi aktarılamadığını düşünüyorum. Ecchi unsurunun gerekenden fazla ön planda olması bunun başlıca sebeplerinden biri. Hikayenin bir an önce derinleşip izleyiciyi içine çekmesini beklerken gereksiz olduğu halde ecchi kategorisinin bütün nimetlerini kullanmaları ve aşırıya kaçmaları çoğu zaman dikkatimi dağıtmaktan ileriye gidemedi. Animedeki espriler bile sadece ana karakterin ergen olması ile ilgili. Ama gerektiği yerlerde kontrollü bir şekilde kullanılsaydı bu kadar meşhur olamazdı. Sonuçta 'ecchi' türündeki en iyi animenin High School DxD olduğunu düşünen azımsanamayacak bir izleyici kitlesi var.

    Satranç oynamayı ve izlemeyi çok seven biri olarak Rias Gremory'nin hizmetkarlarını stratejik açıdan birer satranç taşına çevirmesi çok ilgimi çekti. Kimlerin hangi taşları simgelediğini ilk açıkladığında fil taşı boştaydı. Benim ilk tahminim sekiz piyona bedel olan ana karakterimizin terfi ederek file dönüşmesiydi ama satrancı hikayeye yeni karakterler eklemek için kullanmaları çok daha iyi oldu. İlk “rating game” beklentimi çok yüksek tuttuğum için beni tatmin etmedi. Şahsen stratejinin daha ön planda olduğu bir oyun beklerdim ama kesinlikle çok da kötü değildi. Ayrıca Phenex'in kalesini Street Fighter oyunundan Chun Li karekterine çok benzettim. 


    High School DxD'nin birinci sezonunu animenin hikayesi için bir başlangıçtan fazlası olmadığını varsayıp buna göre değerlendirince kötü olmadığını söyleyebilirim. Karakterler tanıtıldı, izleyicilere animenin teması benimsetildi ve en önemlisi ana hikaye için zemin hazırlandı. 

    Animeyi sanatsal anlamda değerlendirecek olursak çizim konusunda her karakter için özen gösterildiği belli oluyor. Seri içerisinde sadece bir kere göreceğimiz bir karaktere bile özgünlük kazandırılmış. Renk tonlamalarını da ortalamanın üstüde buldum. High School DxD'nin karakterleri arasında en gözüme çarpan çizim çoğu izleyicinin de favorisi Rias'ın oldu. Ana karakterin aksine çoğu karakterden daha spesifik bir görüntüye sahip. Buna en büyük etmen ise saçları. Her ne kadar çizimleri başarılı bulsam da beni en çok etkileyen animenin soundtrackleri oldu. Klasik müziğe ilgi duyan biri olarak animenin çoğu bölümünde barok müzik kullanmaları beni mutlu etti. Aralarından en çok dikkatimi çeken 9. bölümde kullanılan soundtrack idi. Antonio Vivaldi'nin 4 konçertodan oluşan Four Season adlı eserinin Winter bölümüne benzettiğim için High School DxD ile ilgili unutmayacağım detaylardan biri oldu. Animenin openingi 'Innocent Of D' gayet başarılı. Şarkının sahibi Larval Stage Planning adlı grup çok iyi bir iş başarmış diyebilirim. StylipS grubuna ait olan STUDYxSTUDY adlı ending için ise söyleyebileceğim tek kelime eğlenceli. 

    Müzikal açıdan beğenimi kazanan bir diğer soundtrack ise Shinjiterundesu. Müzik kutularını çok seven birisi olarak ( Favori animemin Elfen Lied olması bunu doğruluyor :) ) High School DxD ile ilgili aklıma kazıdığım melodilerden biri olmayı başardı. Dinlemek isteyenler buraya tıklayabilir.

    Uzun lafın kısası High School DxD müzikleriyle ve çizimleriyle benim beğenimi kazanmış (daha çok müzikleriyle) potansiyeli yüksek bir anime. Her ne kadar ecchi unsurunu fazla ön planda tutsa da diğer sezonlarda hikayeye daha fazla önem vererek eksiklerini giderdiğini umuyorum.

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan