• Yazar : Kaan Berber 27 Ocak 2018

    Yönetmen: Kazuhiro Furuhashi
    Stüdyo: Mappa
    Tür: Aksiyon, Fantastik, Tarihi, Dram
    Yapım yılı: 2017
    Bölüm sayısı: 24
    Anime Puanı: 10/6.5


    Devamlı Japon geleneklerinin, ahlakının, zekasının animeler yoluyla beyninize işlenmesinden sıkılmadınız mı ? Tüm seri boyunca ağlayıp finale doğru patlama yapan ezik ana karakterlerden, dünyanın en imkansız, fantastik aşklarından bıktınız mı? Shoukoku no altair sizi bu klişelerden uzaklaştırıp öz benliğinize, kültürünüze geri döndürecek… Demek isterdim fakat maalesef her şey her zaman istediğimiz gibi gitmiyor…

    Tuğrul Mahmut Paşa, 12 yaşındadır ve Türkiye’nin en genç paşası unvanını elinde bulundurmaktadır. Küçükken yaşadığı Tuğrul Beyliği, Balt-Rhein İmparatorluğu tarafından annesi ve babasıyla beraber yakılmıştır. Ortada yapayalnız kalan Mahmut Paşa’yı evlatlık alan kişi sarayda önemli bir isim olan Halil Paşa’dır. Bu olaydan sonra Mahmut tüm gücüyle çalışıp paşa unvanına ulaşmış ve kendini ülkeler arası büyük oyunlar içinde buluvermiştir… 


    Serinin daha ilk bölümünden, olayların gerçekle örtüşmediği, tamamıyla kurgu olduğu gerçeği yüzüme bir tokat gibi çarptı. Bunun ne kadar abartılabileceğini de diğer bölümlerde rahatlıkla görülebilir. Mızrak Sultanlığı, Bıçak Stratokrasisi gibi isimleri gördükçe serideki gerçekliğin azaldığını büyük ölçüde hissettim. Zaten hikayeyi gümbür gümbür koşmasından ötürü yakalayamazken, alıştığımız eski Türk kültürü ile uyuşmaması da izleme nedenimi yeniden sorgulatmıştı bana. Tamam, kurgu olduğunu biliyoruz, ama esinlenilen temayla verilen temanın bir nebze uyuşması bizim de hakkımız değil mi? Hele ki Divan toplantılarına katılan mor saçlı Zağanos Paşa’yı görmek beni başlar başlamaz endişelendirmişti.

    Serinin açılış ve kapanış müzikleri hakkında söyleyecek pek bir şey şeyim yok bu yüzden vasat demekle yetiniyorum. Fakat serinin içindeki müzikler her ne kadar konsepte uygun olmayıp batı enstrümanlarıyla çalınmış olsa da özellikle savaş sahnelerinde tüylerimi ürpertmeyi ve beni gaza getirmeyi başarmıştı. Komutanlar arasındaki taktikleri ve akıl oyunları da bir hayli keyifli ve eğlenceliydi. Üstelik ince Einstein ve Almanya göndermeleri de gözümüzden kaçmadı. 


    Çizimlerine gelecek olursak gayet renkli ve hoştu. Özellikle karakterlerin sesleri tiplerine cuk diye oturmuş. Ancak yukarıda bahsettiğim gibi paşaların saç seçenekleri arasında pembe ve mor da bulunmasaydı çok daha iyi olabilirdi.

    Özetlemek gerekirse benim beklentilerimi karşılayan bir anime olmadı. Savaş sahnelerindeki detaylandırmayı, şiddeti, gerçekçiliği ve doyuruculuğu görememem bu konudaki en büyük etken oldu. Eğer siz de büyük umutlarla başlayıp hüsranla bitirmek istemiyorsanız beklentilerinizi fazla yüksek tutmayın derim.

    { 1 yorum bulunmakta. Yorum ekleyin }

    1. Gerçekten Osmanlı ile alakası olmayan bir anime. Beklediğim bu değildi. Haklısın yazar bey. Mantıklı bir inceleme olmuş

      YanıtlaSil

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan