• Yazar : Monte Kristo Kontu 16 Mart 2018

    Yönetmen: Kazuhiro Furuhashi
    Stüdyo: Studio Gallop, Studio Deen
    Tür: Aksiyon, Macera, Tarihi
    Yapım Yılı: 1996
    Bölüm Sayısı: 95
    Anime Puanı: 10/9.5
     
     
    Hitokiri Battousai adını her duyduğumda çocukluk yıllarıma geri dönerim. Her sabah erken kalkardım sadece Rurouni Kenshin, o zamanlarda Türkiye televizyonlarındaki adıyla Samuray X'i izlemek için. Bu anime beni anime dünyasıyla tanıştırdı ve beni bu dünyanın içine öyle bi soktu ki hala çıkabilmiş değilim. Bu yüzden bendeki yeri çok ama çok ayrıdır. Hikaye, 1800'lü yıllarda geçmektedir. Meiji dönemi başlamadan önce Japonya adeta bir savaş alanına dönmüştür. Bir tarafta Meiji yanlıları diğer tarafta Shogun destekçileri çarpışmaktadır. Bu çarpışmalarda bir çok savaşçı kendini göstermiş ve adlarını efsaneleştirmişlerdir. Bunların en ünlüsü ise Hitokiri Battousai olarak tanınan efsanevi kılıç ustasıdır fakat Battousai savaşın sonlarına doğru ortadan kaybolur. Akabinde ise Kenshin adını alarak ve Hitokiri Battousai ismini arkada bırakmaya çalışarak insanları artık öldürmeyeceğine yemin etmiş bir gezgin olarak ortaya çıkar. Geçtiği bir bölgede kendini Hitokiri Battousai olarak tanıtan ve önüne geçeni öldüren bir adam vardır. Kaouro, ailesinin dövüş stiliyle adam öldürdüğü için onu durdurmak istemektedir ve ölümlerin arkasındakini Kenshin sandığı için ona saldırır. Kenshin ters kılıcını gösterdiğinde ise onun olmadığını anlar. Bunlar olurken sahte Battousai harekete geçer. Kauro onu durdurmak isterken yaralanır ve son anda Kenshin tarafından kurtarılır. Bundan sonra Kenshin ve Kaoru arasında bir dostluk oluşur. Kaoru ise hala sahte Battousai'nin peşinden gitmeye niyetlidir.
     

    Anime her yönden kalitesini belli ediyor. Sizi güldürecek, heyecanlandıracak, üzecek ve meraklandıracak birçok özelliğe sahip. Açıkcası ben bölümden bölüme geçerken o içimde oluşan heyecanı birçok animede bulamadım ama Rurouni Kenshin bu duyguyu bana fazlasıyla tattırdı. Atmosferi Meiji dönemini çok güzel anlatıyor. İnsanların yaşadığı zorluklar olsun, devletin baskıları, insanların içindeki korku olsun hissediyorsunuz. Özellikle savaş dönemine yapılan küçük flashback sahnelerinde savaşın vahşetini çok güzel aktardıklarını düşünüyorum. Atmosferi tamamlayan unsursa müzikler olmuş. Müzikleri savaş anlarında heyecanı, hüzünlü anlarda da olayın dramını kat kat arttırmış.
     
    Çizim olarak o 1990'lı yılların usta çizimleriyle karşımıza çıkıyor anime. Mekanların çizimleri olsun dövüş sahneleri olsun gayet başarılı. Karakter çizimleri konusunda ortalamanın üstünde bir çizim yapısına sahip. Modern renkli çizimleri seviyorsanız bile sizi fazlasıyla memnun edeceği kanaatindeyim.
     
     
    Konuya gelecek olursak olay örgüsü ve işlenişi gerçekten mükemmele yakın. Karakter ve olayların bolluğuyla sizi içine alıyor anime. Tarihi olay ve kişilerin animede boy göstermesine ise, eğer benim gibi tarih meraklısıysanız animeye ısınmanızı kolaylaştırıyor. Komedi ögeleri yerinde kullanılmakla beraber savaş sahnelerinde heyecan dozu tavan yapıyor. Özellikle Kenshin kılıcını eline aldığında içimde bir adrenalin patlaması yaşandı desem yeridir. Animenin bazı sıkıcı bölümlerinin olduğu su götürmez bir gerçek. Ara sıra boş (filler) bölümler olabiliyor yani. Onun dışında bir başka sıkıntılı durum birçok bölümde olay hep aynı yöntem ile çözülüyor. Kötü karakter bizimkilerden biriyle dövüşüyor. Tam işler iyi gidiyor derken kötü bir durumda kalıyorlar. Sonra Kenshin çıka gelip herkesi dövüyor. Bu biraz animenin kalitesini düşürmüş açıkçası çünkü belli bir süreden sonra tahmin edebiliyorsunuz. Dikkatimi çeken bir başka konuda ana karakterlerin adeta bir koruyucu meleği var. Üstlerine top atışı yapıyorlar ama hiç kimse neredeyse sıyrık bile almıyor. Tamam animede abartılık olması gerekiyor konu gereği ama bazı durumlarda da biraz sizi rahatsız edebiliyor. 
     
     
    Ana karakterlerden tuttun düşman karakterlere kadar hepsi özenle yaratılmış. Özellikle Kenshin'in o kadar efsanevi kılıç ustası lakabını almasına rağmen tavırları beni çok güldürdü. Hele Hele o 'oro' sahnelerine bayıldım. Karakterler arasında ilişkiler olarak da başarı yakalamış olan anime karakter dizaynı olarak benden tam puan almış durumda. Dediğim gibi başından sonuna kadar olan karakter bolluğu sıkılmanızı sürekli olmasa da büyük oranda engelliyor ki bu böyle uzun soluklu animelerde birçok serinin başarısız olduğu bir konu.
     
    Özetle her anime gibi eksikleri var tabi. Özellikle filler diye tabir edilen konu dışı bölümler sizi sıkabilir ama ilerleyen bölümlerde sizi alıp götüreceğinden eminim. Karakter, çizim ve atmosfer bazında benden tam puan aldı, kaç kere izlesem de hala almaya devam ediyor. Eğer hala izlemediyseniz izleme listenizi bir kenara bırakın ve Rurouni Kenshin'e direk başlayın.
     

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan