• Yazar : Abdulhakim Kayhan 16 Eylül 2019

    Yönetmen: Yuzo Sato
    Stüdyo: Madhouse
    Tür: Psikolojik, Dram, Gerilim
    Yapım Yılı: 2007
    Bölüm Sayısı: 26
    Anime Puanı: 10/9


    Itou Kaiji, arabaların armalarını çalarak geçimini sağlayan bir serseridir. Bir gün kendisini Endou adında bir adam ziyaret eder ve ona borç tahsildarı olduğunu, Kaiji’nin daha önce birlikte çalıştığı arkadaşının kefil olduğu 300.000 yenlik borcunu ödemesi gerektiğini söyler. Artık 3.850.000 Yen olan bu borcu kapatması için Kaiji’ye bir şans verilir: Kendisiyle aynı durumdaki bir grup insanla birlikte bir tekneye binecek ve aralarında kazanma şansları çok düşük bir kumar oynanacaktır.

    Anime farklı sanat tarzıyla, kurgusuyla, müzikleriyle, psikolojik çözümlemeleriyle başyapıt olmayı başarıyor. Eminim izleyenlerin çoğu (ki pek bilinmeyen bir seri) bu animeye başyapıt gözüyle bakmıyorlardır; ilginç kumar fikirlerinin işlendiği, gerilim odaklı bir yapımdır sadece. Oysa kibir, aşağılık kompleksi, paranın anlamı, umut, ölüm ve insan hayatı hakkındaki fikirlerini Kaiji’nin veya bir başkasının hissettiklerini hem “hayal” diyebileceğimiz durumlara, hem de gerçek hayatı “hayal” ürünü olan bu hikâyedeki bazı sahnelere benzeterek bize sunması onu edebi bir eser haline getiriyor. Ancak bizi ölümü düşünmekten çok, akıl oyunları tatmin eder. Elbette hayatta kalmak için kötü bir eylem yapmak zorunda olunduğu zaman “Bunun kötü olduğunu biliyorum. Neden bilmiyorum ama ruhum buna şiddetle karşı çıkıyor. O halde bu kötüdür” tarzı bir düşünce yüzeysel gelebilir. Anime en azından kan emici zenginlere karşı mücadele eden (Kendi düşüncesi. Lüks araçların armalarını çalması da onlara olan nefretinden ötürü) ana karakterle empati yapmamızı sağlayarak bu soruyu hatırlatması açısından değerini koruyor. 


    Diğer yandan iş bulup çalışarak ailesini geçindirmek yerine kumar oynayarak borca batmış insanların başlarına gelenlerin kendi suçları olduğu da söylenmekten geri durulmuyor. Bu noktada az önce bahsettiğim “insan hayatına” bağlı olarak animenin çoğu yerde bencillik kavramına yoğunlaştığını söyleyebilirim. Bir de bu kötü, sefil alt tabakadan ve hatta şeytan bile daha kötü olan zenginlerin, ürettikleri “kısıtlı taş, kağıt, makas” oyununu kaybetmeleri sonucunda altındakilerin bedenlerine büyük bir keyifle el koymaları veya öldürmeleri bir açıdan kapitalizm eleştirisi olabilir; “bir açıdan” dedim çünkü onu net bir şekilde yerdikten sonra “Peki, doğru sistem ne o zaman?” sorusuna cevap vermesi gerekir ki bu Nobuyuki Fukumoto’yu (Animenin mangakası) alanı dışına çıkarır bence.

    Çizimleri (özellikle burunlar) izleyiciyi rahatsız edebilir. Ben bunu özgün sanat olarak yorumluyorum. Karakterlerin sefil hayatları vücutlarına işlemiş gibi adeta. Müzikleri konusunda fazla söze ne hacet! Death Note’un müzisyeni Hideki Taniuchi var karşımızda. Açılış parçasına pek ısınamasam da kapanış parçasına hayır diyemedim. 


    Eksi yönlerine gelelim şimdi. Seride hikaye-anlatıcısının takibi kolaylaştırmasının yanında her detayı açıklamaya çalışmasıyla (örneğin Kaiji’nin arkasında şimşek çakıyor: “Kaiji’nin aklında bir düşünce parlamıştı” diyor) izleyeni ara sıra sıkıyor. Bir başka eksi yönü de baş kötümüz Kazutaka Hyodo’nun (Teiai Şirket’inin başkanı) fazla gülmesi. Bu sorunu çoğu gerilim animesinde görüyorum. “Bakın bu pis pis gülen adam var ya, işte o kötü adam! İnanmıyor musunuz? Valla kötü adam! Bak hala gülüyor!” diyor sanki bana. E anladık yani… İnsanın boğazı acır bir kere.

    Sonuç olarak sistem karşıtı ve nefesinizi tutarak izleyeceğiniz bu animeyi şiddetle, hırsla, elimi masaya vurarak öneririm. One Outs sevenler için not: Kaiji’yi Tokuchi Toua’yı seslendiren zat seslendiriyor.

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan