• Yazar : Talha Recep Arslan 10 Ekim 2020

    Yönetmen: Hitoshi Nanba
    Anime Puanı: 10/9
    Stüdyo: Bones
    Tür: Dram, Romantizm, Tarihi
    Yapım Yılı: 2011
    Bölüm Sayısı: 24
    Anime Puanı: 10/9

     
    2003 yılında Light Novel olarak piyasaya sürülmüş sonra ise 2005 yılında mangası da uyarlanan "GoSick" serisi 2011’in birinci çeyerğinde anime uyarlaması olarak severleri ile buluştu. Golden Kamuy serisi ile tanıdığımız yönemten Hitoshi Nanba’nın başında olduğu, My Hero Academia ve Full Metal Alchemist serilerini yapan Bones Stüdyosu tarafından hazırlanmış 24 bölümlük bu seri, çıkış yaptığı yılda birçok sanat ödülüne de aday olmuştur.

    Hikayemiz 1924 yılında, okulunda üstün başarılı notlara sahip olan Kujou Kazuya’nın küçük bir Avrupa ülkesi olan Sauville’in en prestijli okulu olan St. Marguerite akademisine kayıt olmasıyla başlar. Japon İmparatorluk Ordusu’ndaki rütbeli bir askerin üçüncğ oğlu olan Kazuya, hayalet ve gizem hikayelerin ünlü olduğu bu akademide kütüphane araştırmasındayken Victoruqie de Blois ile tanışır. Oyuncak bir bebeğe benzer bir görünüme sahip bu kız, Kazuya ile aynı sınıfta olmasına rağmen sınıfa hiç gitmemiş olması ,vaktinin çoğunu kitap okuyarak ve kimsenin dahi çözemediği gizemleri çözerek geçiren Victorique ile aralarında geçen olaylar ikisini birbirine yaklaştırır. Peki, bu yakınlık onları büyük bir felaketin habercisi gelirken ne kadar koruyacaktır? 
     

    Hikaye ilk başta sizi çok cezbetmeyebilir; ancak ilerledikçe bir bakmışsınız bölümleri ikişer ikişer bitirmeye başlamışsınız.Sonlarına geldiğinizde ise "nolur bitmesin!" diyeceğiniz anlar da geliyor. Başarılı yanları daha çok gizemler üzerine ilerlemesi ve bu gizemlerin asıl olayla doğrudan yahut dolaylı olarak bağlanması diyebilirim. Anime, dram yönüyle sizleri çokça memnun edecektir. Dikkat: bundan sonrası spoiler içermektedir! "Leviathan olayı" bunların başını çeken olay. Kendini Simyacı olarak tanıtan bir kişinin kraliyet için altın yapması ve Kraliçe ile aralarında bir bağ kurulmasından sonra trajik bir şekilde her ikisinin de ölümünü ortaya çıkarmaya çalışan bir gizem dosyasıydı. Victorique’nın gizemi çözmesi ve animenin sonuna yaklaşmasıyla aslında herşey bir bir ortaya çıkıyor ve size "oha" dedirtebiliyor. Gizem havası ve atmosferi de daha siyah tonlamalarına sahip olduğu içinse Sherlock Holmes havasını rahatlıkla sezebiliyorsunuz. Genel olarak anlatmak gerekirse de bu seriye "Loli Sherlock Holmes" da denilebilir:)

    Plot Twistler yani hikaye kırılmaları, konusu ve temasından dolayı oldukça fazla. Ters köşe yapmayı asla gözden kaçırmıyor. Bu ters köşelerde ise genelde bir dram olayı da eklenerek hikayeye ayrı bir tat katılıyor. Konuyu anlatış biçimleri ve senaryo oldukça dolgun ve yeterli. Anlamama durumu genelde söz konusu olmuyor ve hikaye sürekli seriye yeni dahil olmuş bir karakterin girmesiyle şekilleniyor. Hikaye de söz edilen "Büyük Fırtına" yani Dünya savaşı’nın olaya dahil olarak çiftimizi ayıracağından bahsedilmesinden sonra ben de dahil herkes animeyi mutlu sonla bitmediğini düşündürüyor ve son bölümde bir eliniz klavye diğer eliniz peçete de ağlamaklı bir pozisyona tam girecekken anime tekrar ters köşe yaptırarak kalbinizi almayı başarıyor. 
     

    Müzikler açısından tek bir opening ve iki ending barındırıyor.Benim açımdan endingler tamamen sanat eseri diyebilirim. Temayı oldukça güzel yansıtıyorlar ve bölüm bittikten sonra çalması ile duygusal bir atmosfer hazırlıyorlar. Bittikten sonra son ses açıp defalarca dinleyebilirsiniz. Bunların yanına opening’in ise tek olmasından dolayı sevmeyenler de sevenler kadar fazla olabilir. Ben ise bu iki tarafa da dahil değilim. Temayı yeterince iyi yansıtmadığını ve karanlık temasını taçlandırabilecekken sıradan bir okul animesi tadında op vermeleri hoş değildi. Daha doğrusu diğer animeler gibi 12 bölümden sonra yani asıl olayların patlak verdiği bölümlerde openingi değiştirseler daha iyi olurmuş. Animenin içindeki parçaları ise gayet başarılı buldum. Yerli yerinde ve güzel klasikleri kullanmışlar. Sadece o dönem tarzı müzikler olmasını da beklerdim; ancak bu anime için kesinlikle bir eksi değil! Buraya tıklayarak kapanış parçalarından birine tanıklık edebilirsiniz.

    Çizimlere gelecek olursak; 2011 yılı için klasik yapılmış çizimler diyebilirim. Harika denilemese de göze batan çizimler yok. Onun dışında karakterler de aynı şekilde güzel işlenmiş ve görünüş bakımından çeşitli. Işıklandırmalar ise muazzam ötesi diyebilirim. Bazı yerler sanki gerçekmiş gibi parlatılmış veya koyulaştırılmış. Gölgelendirme de aynı şekilde kusursuz bir iş başarmışlar.T ebrik ettim açıkçası. Tek sıkıntım Victorique’nun saç tasarımı bazen çok göze batabiliyor. Bunun nedeni ise saçlara dikkatli bakınca tuhaf durduğunu fark edebilirsiniz. Saçlarının ön kısmı tamamen düz çizilmiş ve diğer saç modellerine bakınca dikkat çeken bir görünüme sahip. 


    Karakterler gelişimleri ise sadece ana karakterler olan Kazuya ve Victorique da gözle görülür şekilde. Tasarımları çok hoş ve ikisine de çabuk alışıyorsunuz.Victorique’yı tasarlayan arkadaş cidden emek sarfetmiş. Tatlı ve hoş bir karakter ortaya çıkarmışlar. Üstelik bunu yaparken zeki erkek figürleri yerine zeki bir kız figürü kullanmayı seçmişler. Büyük dedektiflerin bile çözemediği gizemleri çözen bir loli kız karakter fikri gerçekten çılgınca. Kazuya ise bu saydığım klişeleşmiş ana karakterler gibi ne fısırık ne de kendini çok beğenmiş. Korumacı kişiliğe sahip ve kendini nasılsa olayların içinden bulmayı başaracak kadar da sakar denilebilir.Yan karakterler ise tam oturmamış olanlar da var ama genel olarak onlar da başarılı. Romantizm kısmı ise günümüz romantizm anlayışına nazaran daha dramsal bir yönle işlenmiş. Ancak bitirdiğiniz vakit o romantik olay örgüsünü fark edebiliyorsunuz ve hoşnut kalıyorsunuz. Karakterlerin birbirine nasıl ısındığını her bölüm daha iyi anlayabilirsiniz.

    Genel değerlendirmem bu şekildeydi. Zannımca bu kadar beğenmemi sağlayan şeyleri sıralamaya ve eksiklerini aktarmaya çalıştım. İlk yazım olduğundan dolayı herhangi bir yanlışım olduysa şimdiden affola.Animeyi kesinlikle kaçırmadan izlemenizi öneriyorum. Victorique’nın aşırı tatlı olması da cabası.Genel olarak bakınca yeterli ilgiyi göremediğini söylesem yalan olmaz. Fazla Underrated (tozlu rafta kalmış!) bir yapım. Ancak kalbinizi fethetmeye dünden hazır! 
     

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan