• Yazar : Rafet Kaan Moral 25 Ekim 2020

    Yönetmen: Yoshiyuki Momose
    Stüdyo: OLM
    Tür: Fantastik, Macera
    Yapım Yılı: 2019
    Bölüm Sayısı: Film
    Anime Puanı: 10/7

     
    İlk olarak 2011 yılında çıkan Ni No Kuni: Wrath of the White Witch ve 2018 yılında çıkan Ni No Kuni 2: Revenant Kingdom adlı oyunlara sahip olan Ni No Kuni, 2019 yılında yaklaşık bir saat kırk dakikalık bir anime filine de sahip oldu. Animenin görsellerine baktığınızda aklınıza Studio Ghibli gelebilir. Zaten ilk oyun olarak Wrath of the White Witch’i yapımcı Level-5, Studio Ghibli ile beraber geliştirmişti. Şahsen çok başarılı bulduğum iki oyunu oynadıktan sonra elbette animesini izlememek elbette olmazdı. Hemen söyleyeyim; anime oyunlardan bağımsız kendi hikayesine sahip. Hikaye olarak bazı elementler ilk oyundan alınmasına karşın özgün senaryosu sayesinde oyunları oynamadan da izleyebilmek gayet mümkün.

    Yuu ve Haru iki çocukluk arkadaşıdır. Haru’nun sevgilisi Kotona ile beraber daime üç kişi takılmaktadırlar. Lakin şöyle bir durum da vardır; Yuu tekerlekli sandalyeye mahkumdur çünkü dediğine göre henüz bebekken uçakları düşmüş ve tek kurtulan Yuu olmuştur. Bedeli ise bacakları olmuştur. Ayrıca Kotona’ya karşı o da hisler beslemektedir ama Kotona, arkadaşı Haru ile çıkmaktadır ve buna saygısı sonsuzdur. Günün birinde garip, dünyamıza adeta yakışmayan bir varlık Kotona’yı takip etmeye başlar. Kotona bunu fark eder ve arkadaşlarına haber verir ama Yuu ve Haru geç kalır, Kotona yine garip bir hançer ile bıçaklanır. Yuu ve Haru zanlının peşine düşer ve yola fırladıklarında tam bir araç onları ezmek üzereyken bir ışıltılı olur ve ikili kendilerini bambaşka bir dünyada bulur. Üstelik bu dünyada Yuu yürüyebilmektedir. Şaşkınlık içinde Yuu ve Haru bulundukları yeri incelemeye, Kotona’nın akıbetini öğrenmeye çalışır ve çok geçmeden kendilerini fantastik bir maceranın içinde bulduklarını anlarlar. 


    Ni No Kuni, aşağı yukarı öteki dünya/şehir anlamını taşımakta ve tıpkı oyunlarda olduğu gibi olaylar bizim bildiğimiz dünya ile fantastik bir dünya arasında geçer. Dediğim gibi hikayesi bağımsız ve oyunlarla bir alakası yok. Sadece iki dünya konsepti ve bazı (spoiler olduğu için söylemiyorum) yaşanan olaylar benzer. Filmin en büyük handikapı ise iki adet başarılı J-RPG oyundan geliyor olması. Şimdi, oyunları oynamadıysanız aslında gayet başarılı bir film. Oyunları oynadıysanız da aslında başarılı ama oyunlarda o kadar geniş ve detaylı bir içerik, karakterler topluluğu ile olaylar vardı ki, oyunları oynayan birisi ister istemez bunları arıyor. Dolayısıyla anime filmi oyunların yanında vasat ve yüzeysel kalıyor. Belki oyunları oynamamış olsam puanım biraz daha yüksek olabilirdi ama anime Ni No Kuni ismini taşıyınca insan ister istemez daha fazla beklentiye giriyor ve bir buçuk saate ne sığdırabilirsiniz ki? Her şeye rağmen oyunlarından ayrı tutarsak başarılı bir anime filmi diyebilirim. 
     

    Detaylı 2D çizimlere sahip animeyi ilk gördüğünüzde bir Ghibli animesi sanabilirsiniz. Nitekim ilk paragrafımda yazdım; ilk oyunda Ghibli de projeye dahildi. Dolayısıyla hala Ghibli esintileri taşımakta anime. Durum böyle olunca capcanlı renkler, detaylı arka plan çizimleri ve Ghibli benzeri karakterler karşımıza çıkmış oluyor. Şikayetimiz var mı? Hayır. Animede az sayıdaki müzikler oyunlarından alınmış ve gayet kaliteli, türüne uygun müzikler bunlar. Seslendirmelerde de herhangi bir tuhaflık bulunmamakta.

    Ni No Kuni, oyunlardaki gibi fazla detaya girmeden (giremeden), sade ama akıcı hikayesi ile hoş bir anime. İzlenmesini elbette öğrenirim. En azından Ni No Kuni evrenine ucundan da olsa merhaba demiş olursunuz. Bu arada, eğer fırsatınız varsa oyunlarını oynamanızı da şiddetle tavsiye ederim. Oyunların da konsepti aynı olmasına karşın hikayesi birbirinden bağımsız. 
     

    { 1 yorum bulunmakta. Yorum ekleyin }

    1. Yazılarınız cok iyi benimle iletişime gecerseniz sevinirim https://instagram.com/oguzhan.cekic

      YanıtlayınSil

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan