• Yazar : Kaan Berber 6 Ekim 2020

    Yönetmen : Hiroaki Sakurai
    Stüdyo: J.C. Staff, Egg Firm
    Tür: Fantastik, Okul, Komedi
    Yapım Yılı: 2016
    Bölüm Sayısı: 24
    Anime Puanı: 10/9

     
    Komedi, üstümüzde bıraktığı etkiyle her ne kadar rahatlatıcı olsa da yapım aşamasında bir o kadar streslidir. Özellikle uluslararası bir platformda, birbirinden farklı yüzlerce kültürden insana sunulan mizah; başarılı olmak için evrenselleşmelidir. Bunu başarmanın yanı sıra hem ait olduğu kültürden kopmayan hem de kendini ve komedi animelerindeki bayağılaşmış güldürü ögelerini eleştirebilen Saiki Kusuo no Ψ-nan (The Disastrous Life Of Saiki K.), Netflix’in yayın haklarını aldığı en iyi işlerden biri bence.

    Seri, doğuştan psişik yeteneklere sahip olan Kusuo Saiki etrafında şekilleniyor. İstediği her şeye ulaşabilme gücüne sahip olan başkarakterimiz huzurlu bir hayat yaşayabilmek için bu güçlerini etrafındaki insanlara belli etmeden kullanmaya çalışır fakat bu sanıldığı kadar kolay olmayacaktır. Lise son sınıf öğrencisi olan Saiki’nin hayatını belirli bir ana öykü olmadan küçük kesitler halinde takip ediyoruz. Bu yönüyle anime fantastik bir sitcom gibi davranıyor. 

     
    İlk bölümü izlerken animenin bu durağan tavrından korkmuştum. Karakter gelişimleri, müzikler, olay örgüsü gibi unsurlar benim için önemliydi. Ayrıca seriyle uyumlu olmalarına rağmen ne açılış ve kapanış şarkıları ne de seri içi müzikleri ilgimi çekmemiş hatta yoğunluğu ve sıklığıyla başımı ağrıtmıştı. Ancak azmedip ikinci bölüme geçtiğimde başımın ağrısı yerini kahkahalara bıraktı. Çünkü ilk başta beni rahatsız eden bu fazla müzik kullanımı ve abartılı çizimler, serinin devamında gerekliliğini bana kanıtladı.

    Hiçbir bölüm süreyi doldurma kaygısı taşımadığı için ortalama beşer dakikalık her kesit gayet net ve hızlı diyaloglara sahipti. Zaten halihazırda komik olan durumları yaratıcı bir absürtlük, zekice tekrarlar ve şahane bir zamanlamayla kısa ve vurucu hale getiren anime, gündelik hayatın tatlı detaylarına uçuk ve eğlenceli bir gözle bakmamızı sağlıyor. Elbette bunların yanında oldukça tutarlı ve komik yan karakterleri de unutmamak gerek. Neredeyse bütün karakterler en az Saiki kadar sevilesi ve eğlenceliydiler. Bence bunun en büyük sebebi doğru tiplere doğru seslerin seçilmesi ve seçilen her seslendirmenin birbirinden yetenekli olması. Özellikle Saiki’nin o yılgın ve idealist tavrını Hiroshi Kamiya’dan daha iyi kimsenin veremeyeceğini düşünüyorum. 


    Absürtlük, komedide her ne kadar özgürlük tanısa da dozunda kullanılmazsa seyirciyi koparabilir. Bunun farkında olan anime, isim vermeden kimi zaman ünlülerle ve şirketlerle; kimi zaman da toplumsal sorunlarla dalga geçiyor. Hatta yeri geldiğinde kendiyle bile dalga geçebiliyor. Böylece dördüncü duvarı yıkarak seyirciyi bunaltmadan kendine tutmayı başarıyor.

    Seriye tam puan vermememin sebebi açılış ve kapanış şarkılarıydı. Bu şarkılar izlediğiniz ve sevdiğiniz bir animeyi size sonraki yıllarda hatırlatan, aradan çok zaman geçmesine rağmen tekrar izleme isteği oluşturan nadide parçalardır. O yüzden işin bu tarafında biraz özensizlik hissettim. Ancak dişe dokunur başka bir kusur göremediğim için bu seriyi gönül rahatlığıyla önerebilirim. Umuyorum siz de benim kadar eğleneceksiniz. Sağlıcakla :)
     

    { 1 yorum bulunmakta. Yorum ekleyin }

    1. En sevdigim anime serilerinden.izlememis olanlara kesinlikle tavsiye ederim.

      YanıtlayınSil

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan