• 12 Ocak 2021

    Yönetmen: Yoshinobu Tokumoto
    Stüdyo: Nexus
    Tür: Aksiyon
    Yapım Yılı: 2020
    Bölüm Sayısı: 11
    Anime Puanı: 10/6


    Mirai Nikki yahut Btoom! gibi “Battle Royal” tarzı ile ön plana çıkan Darwin’s Game’de, hemen her anime serisinin başlangıcında olduğu gibi ana karakterimiz Kaname Sudo sıradan bir lise öğrencisidir. Günün birinde zorda olan bir sınıf arkadaşından bir telefon oyunu uygulaması olan Darwin’s Gamme’i oynama daveti alır ve Kaname daveti kabul eder. Daveti kabul etmesi ile birlikte telefonundan bir yılan çıkıverir ve Kaname’nin hayatını tamamen değiştirmek üzere onu boynundan ısırır.

    Kaname Sudo, artık Darwin’s Game’in oyuncularından birisidir ve bu oyunda amaç hayatta kalmak ile öldürmektir. Şöyle ki, bir meydan okumaya maruz kaldığınızda karşınızdaki insanı öldürmeli yahut pes etmesini sağlamalısınız. Aynı şekilde Kaname de bir meydan okuma gönderebilir, klan kurabilir ve kazandığı puanları Japon yenine çevirip harcayabilir. Oyun, gerçek dünyada diğer insanların arasında geçmekte ve gerçek dünyada geçtiği için ölürseniz gerçek hayattan da bir “game over” alırsınız. Oyunda ölenlerin bedenleri yok olmakta ve öldükleri yerde bedenleri şeklinde kare çöküntüler oluşmaktadır. Bu arada, her oyuncunun mühür adında bir de özel yeteneği vardır. Örneğin Flash kadar hızlı koşma yahut suyu kontrol etme veya ışınlanma gibi. Üstelik bu mühürleri oyun dışında da kullanmak mümkündür. Karakterimiz Kaname de istemeden de olsa bu oyuna katılır ve bir yandan çıkmanın yollarını ararken, bir yandan da ölmemeye çalışır. 


    Yukarıdaki paragrafımda Kaname ölmemeye çalışır dedim fakat bölümler ilerledikçe en büyük değişimi Kaname’nin kendisinde görüyoruz. Ürkek, öldürmek istemeyen ve şaşırmış Kaname yerini deyim yerindeyse John Wick’e bırakıyor:) Biraz acayip bir karakter gelişimi benim gözümde. Keza Kaname’ye manita olması için konulan Shuka’nın da Mirai Nikki’deki Yuno’dan neredeyse farkı yok gibi ve fan servisliği de ihmal edilmiyor. Oyun teması ilgi çekici olsa da üzerine düşündükçe fazla boşlukları olduğunu görüyoruz. Mesela biraz ortalara doğru Shibuya bölgesinde bir olay yaşanıyor ve oyuncu olmayan herkes gelen bir sinyal (hipnoz?) ile koca Shibuya’yı terk ediyor. Demek istediğim, sistem hakkında fala soru işareti mevcut. Ayrıca bölümlerin ilerleyişi de bana kalırsa inişli çıkışlı bir seyir gösteriyor. Misal son bölümlere doğru sıkılmaya başlamışken finali, pardon sezon finalini beğendim sayılır. Evet, sezon finali ve yarım bitiyor, mangası da devam ediyor yani bitmez arkadaşlar:) 


    Çizimlerini ele alacak olursam animenin en güçlü yanı diyemem. Nasıl anlatayım… Düşük bütçeli bir anime serisi gibi. Çok fazla detay ve ayrıntılı arka plan çizimleri göremezsiniz. Standart takılıyor. Ayrıca karakter modellemelerinin de emin olun birçok animede çok daha iyilerini görebiliriz. Fazla kötülemek istemiyorum; aslında kötü de değiller fakat olması gerektiği gibi de değiller işte. Aynı şekilde müzikler için de vasat ile iyi arasında gidip geldiğini söyleyebilirim. Anlayacağınız Darwin’s Game’in teknik kısmı da oyun sistemi gibi biraz bug içeriyor:)

    Peki, animenin adı niye Darwin’s Game? Bunu animede bir bölümde anlatıyor ama ben söylemeyeceğim. Hayır, unuttuğumdan değil, izleyince öğrenin diye:) Günün birinde ikinci sezon mutlaka gelecek çünkü son bölümde bir – iki yeni karakteri görüyoruz. Şahsen merak içinde beklemiyorum ve belki de çıktıktan bir süre geçtikten sonra izlerim ama mutlaka günün birinde izlemiş olurum. Çok fazla hevesle bekleme ama çıkınca da izlersin tadında bir anime yani. Bir şansı hak ediyor mu? Elbette. Beklentiler yüksek olsun mu? Hayır ama kim bilir, belki de size ters köşe yaptırabilir. 
     

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan