• 23 Ağustos 2021

    Yönetmen: Li Haoling
    Stüdyo: Haoliners Animation League
    Tür: Gerilim, Dram ,Fantastik
    Yapım Yılı: 2021
    Bölüm Sayısı: 11
    Anime Puanı: 10/9

     
    Orijinal adı Shiguang Daili Ren olan seriye gerçekten nereden başlayacağımı bilmiyorum. Bu Çin menşeli anime beni çok ama çok şaşırttı. İlk başlarda konusu ilgimi çekse de gelen puanlar ve yorumlar yüzün biraz abartı sanmıştım. ‘Sanmıştım’ diyorum çünkü anime söylenen kadar kaliteli. Keşke daha fazla izlenseymiş diyorum ama zaten bu spoilersız incelemeyi yapmamın sebebi, önyargıyı kırıp insanları animeyi izlemeye teşvik etmek olacak.

    Animenin konusuna gelecek olursak, kapakta gördüğümüz iki arkadaşın sağlam güçleri var. Soldaki abimiz resimleri analiz edip dakika dakika resimlerde neler yaşandığını biliyor. Sağdaki abimiz ise resmin içine dalıyor ve resmi çeken kişinin bedenine giriyor. Her resim için 12 saatlik zaman dilimi olan bu ikilimiz çok uyumlu bir ekip oluyor. (Aslında bir nevi zaman yolcuğu) Bu güçlerini ise geçmişe mesaj gönderip pişmanlıklarını silmek isteyen insanlara yardım etmek için kullanıyorlar. Tabi büyük olaylara kalkışmak istemiyorlar çünkü tahmin edeceğiniz gibi geçmişteki ufak değişikliklerin geleceği değiştirmesinden korkuyorlar. Animenin konusu kısaca bu ama sizin de tahmin edeceğiniz üzere aldıkları işlerde olaylar sarpa saracak ve nefesiniz kesecek gerilimli olaylar yaşanacak. 
     

    Resimle bu kadar haşır neşir olan bu arkadaşların yaptığı meslek de normal olarak fotoğrafçılık oluyor. Dükkanlarının sahibi ise bir üst resimdeki ablamız. Bu arada İki erkek ve ev sahibi bir kadın üçlüsü size neyi çağrıştırdı? Benim aklıma direkt Sherlock-Watson ve Hudson üçlüsünü getirdi. Oradaki uyum gibi buradaki üçlünün de uyumu gayet tatlı ve güzel. Anime başlarda ufak işlerle sizi kendisine ısındırıyor. Lakin daha 3. bölümden duygu patlaması yaşanılacak olaylar ele alınıyor. Gerçekten çok sağlam duygusal sahneler var. Benim gibi çok duygusuz biri için bile animenin duygusallığı gayet iyiydi. Tüm olayını duygusallık üzerine kuran Tokyo Magnitude 8.0 veya Rainbow: Nisha Rokubou no Shichinin kadar müthiş ötesi bir duygusallığı yok. Lakin en azından onların bir tık altı kadar sağlam duygusallık var. Bu da duygusal insanlar için baya yüksek bir seviye sayılabilir.

    Peki ben animede en çok neyi sevdim? Kesinlikle ve kesinlikle GERİLİMİNE bayıldım. Animeyi izlerken ayaklarım sürekli titriyordu, yani o kadar gerildim ve sonraki sahneleri merak ettim. “Şimdi ne olacak?” Sorusu beni benden aldı. Bunu her saniyesinde almıyorsunuz ama anime gerilim dozunu arttırdığı an, gerilimden keyif almaya başlıyorsunuz. Geçmişin geleceğe etkisi, Geçmişe giden arkadaşın halleri, bu durumda ben olsam ne yapardım gibisinden tonla gerilim var. Anime zaten bölüm sonlara o kadar iyi çalışmış ki anlatamam. Her bölümün sonunda tık tık tık gerilimi içinize içinize işliyor. Bu yüzden de sonraki bölüme uçarak gitmek istiyorsunuz. Bölüm sonları demişken şu animenin şarkılarına ayrı paragraf açmazsam dayak yerim. 
     

    Bu anime Id:Indivaded’ten sonra gördüğüm en iyi müziklere sahip diyebilirim. Anime içerisinde çalan müzikler gayet iyi. Bazen bölümlere özel şarkılar çalıyorlar onlar da bölüm için çok çok iyi oluyor. Keza verdikleri gerilim müziği sizi germeyi başarıyor. Opening şarkısı ve opening videosu ise çok çok tatlı ve güzel ama en efsanesi Ending’i. Kimi sever kimi sevmez ama ben bayıldım. Supernaturel’de nasıl Carry on my wayward son şarkısını girmesini tüm beyin hücrelerinizle beraber bekliyorsanız burada da tüm bölümler boyu ending’in girmesini ve şarkıyı dinlemeyi dört gözle bekliyorsunuz. Zaten bölümlerle uygun gerilimle başlayan müziği çat diye rap devam ediyor. Sizde gerilim hazzıyla beraber kafa sallamaya başlıyorsunuz. Bence on numara olmuş. Dediğim gibi anime içinde de özel müzikler var. Şimdi fark ettim; sırf animenin müzikleri için bile ayrı inceleme yapabilirmişim.

    Neyse çok övdük animeyi ufak da olsa eksilerinden bahsedelim. Animemizin Çin menşeli olması benim için hiç problem değil, seslendirmeye bir süre sonra alışıyorsunuz. Lakin animenin teknik problemleri yok değil. Ekranın yarım oluşu, karakterlerin çok hızlı konuşması sebebiyle hızlı akan altyazılar ve en önemlisi yeterince iyi yapılmamış animasyonlar. Bence animenin çizimleri kötü değil. Şaheser demeyeceğim lakin kesinlikle kötü değil, güzel çizimleri var ama animasyon kalitesi çok daha iyi olabilirdi. Pek aksiyon sahnesi yok ama olan kısımlarda veya karakter hareketlerinde animasyonlar biraz göze batıyor. Sene 2021 olunca animasyon ister istemez standart olarak yukarıda olmasını bekliyorsunuz. Çok değil ya Çizimleri de kendisine benzeyen Zankyou No Terror kadar bir animasyon işi çıkarılsaydı ben okeydim. 
     

    Tabi bunlar teknik kısımlar hikaye konusunda da bizi direkt hikaye atması, biraz “aga nereye geldik?” etkisi yaratabilir. Çünkü sıfır bilgiyle animeye girmek biraz üzücü oluyor. Kimseyi tanımadan şak diye başkasının geçmişine gidiyoruz. Tabii bu elemanların güçlerini nerde ve nasıl kazandığına dair hiçbir bilgi verilmemesi de animenin dünyası açısından üzücü. Bölümler ilerledikçe açılan yapısı itibariyle siyah saçlı abinin az buçuk geçimini öğreniyoruz ama beyaz saçlı abi tam bir muamma. Bu gibi eksiler yüzünden 1 puanı kaçırıyor. Lakin bu eksiler ve 9 puan onu izlememeniz için engel değil.

    Neyse bu sefer gereğinden fazla uzattım gibi o yüzden kısa kesmem gerek; BU ANİMEYİ İZLEYİN. Yavaş bir girişi olsa da bölümler ilerledikçe hikayeler o kadar güzelleşiyor ki anlatmam, birinci gözden şahit olmanız gerekiyor. Tıpkı resimlerin içine dalıp birinci gözden şahit olan karakterimiz gibi. Hele animenin son bölümününde, ellerim kafamda ve gerilim dolu heyecanla “Ne oluyor!” diyerek izledim. Evet anime bitmiyor bizi onaylanmış 2. sezona beklemeye itiyor ama sizin şimdi izlemeniz gerekiyor. Ben normalde hikayesi bitmeyen animeleri bitmeden izlemem ve önermem. Ama bu tarz gerilim odaklı bir anime de araya süre girmesi iyi oluyor. “Ne olacak? Ne olacak?” diye 2. sezona kadar ayrı bir keyifle bekleyeceğim. Yoksa şimdi ikinci sezonu olsa şak diye girerdim o keyfim biraz kırılırdı. Neyse Son cümlem İZLEYİN İZLETTİRİN!
     

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan