• Yazar : Rafet Kaan Moral 6 Ağustos 2009

    Yönetmen: Morio Asaka
    Tür: Müzik, Dram, Romantizm
    Stüdyo: Madhouse Studios
    Yapım Yılı: 2006
    Bölüm Sayısı: 47
    Anime Puanı: 10/9.5



    İki farklı kişilik, iki farklı hayat…
    Nana Komatsu, sürekli ilk bakışta âşık olan, karakteri zayıf bir kızdır. Birçok sevgili edinip genelde ortada bırakılarak ayrılan Nana, en ufak sorunu olduğunda yanına koşan yakın arkadaşı Junko’nun okuduğu sanat okuluna gitmeye karar verir ve burada Shoji ile tanışır. Kendi kendine kolay âşık olmayacağım diye direten Nana yine duygularına yenik düşer ve Shoji ile sevgili olurlar. Diğer erkek arkadaşlarına bakıldığında Shoji çok iyi birisidir ve Nana ona oldukça bağlanır. Fakat Shoji, Junko ve Junko’nun sevgilisi Kyosuke daha iyi eğitim alabilmek için Tokyo’ya taşınmaya karar verirler. Nana ise üçüne yük olmamak için gitmeyip, aksine bir sene para biriktirdikten sonra Tokyo’ya, Shoji’nin yanına gitmeye karar verir. Nitekim Nana, para biriktirmeyi başarır ve yaklaşık bir seneye yakın süre sonra Tokyo’ya gidip sevgilisine ve arkadaşlarına yük olmadan kendi ayakları üzerinde durabilmeyi amaçlar. Kaderin bir cilvesi olacak ki Tokyo treninde Nana Osaki’nin yanına oturur.

    Nana Osaki, Nana Komatsu ile aynı yaştadır ve kurdukları rock-punk müziği yapan Black Stones (kısaca Blast) adlı gurubun vokalistidir. Grubunun gitaristi Ren ile büyük bir aşk yaşayan Nana, onunla yaşamaktadır. Fakat günün birinde Ren’e Japonya’nın en ünlü gruplarından biri olan Trapnest’te boşalan gitarist mevkisi için teklif gelir. Ren’de zor bir karar olsa da başta Nana ve diğer Blast gurubundaki arkadaşlarını geride bırakarak kariyer için Tokyo’ya gitmeye, Trapnest üyesi olmaya karar verir. Aslında Ren Nana’nında kendisi ile beraber gelmesini ister ama Nana Osaki sürekli Ren’in gölgesinde yaşamayı gururuna yediremez ve o da Blast ile kendi ayakları üzerinde durmaya, kendi ününü kendi yaratmaya karar verir. Yaklaşık iki sene sonra Nana’da Tokyo’ya gitmeye karar verir ve trende Nana Komatsu ile tanışır.

    İkili yol boyunca sohbet ederler ve trent Tokyo’ya vardığında yolları ayrılır. Çok geçmedense ikilinin yolları bir daha kesişir çünkü iki Nana’da 707 numaralı apartman dairesini tutmak istemektedir. Böylelikle ikisi belki de birbirlerini bir daha hiç görmemeyi umuyorken ev arkadaşları oluverirler ve romantizmle dolu bir macera başlamış olur.

    Nana’nın konusu kısaca anlattığım gibi ister tesadüf deyin, ister kader aynı adı taşıyan iki kızın tanışıp aynı apartman dairesinde yaşayarak birbirlerine giderek ısınmalarını, birer dost olmalarını konu alıyor. Nana serisi toplam 47 bölümden oluşuyor ve 47 bölüm boyunca iki Nana’nın da hayatlarına, geçmişlerine, duygularına, hüzün ve sevinçlerine tanık oluyoruz. İçerik ve atmosfer bakımından seri çok iyi ilerliyor ve izleyenini asla sıkmıyor. Genel olarak Nana dram içerikli olsa da komedi unsurları da elbette karşımıza çıkmıyor değil. Görsel olarak ise Nana şahane bir yapım. Seriyi daha da şahane yapan ise şüphesiz müzikleri oluyor. Başta Rose parçası olsun, A Little Pain, Starless Night ve diğer tüm parçalar şu ana kadar bir animede dinlediğim en iyi parçalar diyebilirim. Kısacası hem içerik hem görsel hem de işitsel olarak Nana çok ama çok iyi bir anime.

    Aslında Nana’ya 10 üzerinden 10 puan vermek istedim. Zaten yarım puanı da seri yarım olmasa da birkaç soru işareti ile bittiğinden dolayı kırdım. Fakat bunun sebebi de aslında mangasının daha devam etmesi. Bu arada, resmiyet kazanmasa da manga bittikten sonra seriye ikinci bir sezonun gelme ihtimali de bir hayli yüksek. Sonuç olarak eğer kaliteli ve vurdu kırdı içermeyen bir anime arıyorsanız, hatta aramıyorsanız bile Nana’yı kaçırmamanızı tavsiye ederim.

    { 6 yorum bulunmakta.Yorum yapın }

    1. Ellerine sağlık kardeşim.

      YanıtlaSil
    2. merhaba blogunu zevkle takip ediyorum. nana animesini de buradan görüp izlemeye başladım ve çok sevdim. böyle olgun animelerle pek karşılaşmıyor insan. bana bu tarz bir anime önerebilir misin? şimdiden teşekkür ederim.

      YanıtlaSil
      Yanıtlar
      1. Merhaba, blogu beğenmenize sevindim.

        Daha olgun yaşa hitap eden animeler olarak Gungrave, Witch Hunter Robin, Ergo Proxy, Cowboy Bebop, Berserk, Gankutsuou, Ghost in the Shell, Psycho-Pass, Monster gibi animeleri önerebilirim.

        Nana'yı beğendiyseniz müzik içerikli olarak Beck adlı animeye de bir göz atmanızı tavsiye ederim.

        Saygılar.

        Sil
    3. Nana'yı inceleme yazısından sonra izlemeye başladım bende. sanırım bugüne kadar izlediğim en başarılı anime dizisi.şayet bir çok mecrada Nana hakkında ne yazılmışsa hepsinin de yetersiz olduğu kanısındayım. müzik içerikli bir anime olduğunu tam olarak söylemeye dilim varmıyor benim. sadece alt metini verebilmek için kullanılan mantıklı bir araç gibi müzik. hayattan kesitlerle dolu yer yer histerik bir anime olduğu su götürmez bi gerçek. izlemeyen varsa izledikten sonra bazı noktalarda bakış açınız değişebiliyor. kendinize durup dışarıdan bakabiliyorsunuz. bi hafta içerisinde ikinci defa seriyi tamamladım ve mangasını okumaya başladım. :) yorumlardan çıkarak izlemeye değer olup olmadığını düşünenlerdenseniz muhakkak izlemelisiniz. bu arada inceleme yazısını yazan sevgili yazar arkadaş, sevgi ve selamlarımı gönderip teşekkürlerimi iletiyorum sizede. hayattan kesitlerle dolu tavsiye edebileceğiniz anime serisi varsa alırım bi dal :)

      YanıtlaSil
      Yanıtlar
      1. Merhaba,
        Öncelikle yorumun için teşekkür ederim. "Hayattan kesitlerle" deyince aklıma nedense Barakamon geldi, incele, bak istersen.
        Bir de müzik temalı olarak izlemediysen Beck adlı animeyi de tavsiye ederim.

        Sil
      2. Barakamon gerçekten keyifli bir animeydi, insanın içini ısıtıyor. Beck ise müzik temalı anime olmasının hakkını vermiş. İkisini de beğendim :) teşekkür ederim tavsiyeler için

        Sil

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan