• Yazar : Rafet Kaan Moral 21 Ekim 2009

    Yönetmen: Junichi Fujisaku
    Stüdyo: Aniplex, Production I.G.
    Tür: Aksiyon, Dram, Doğaüstü Güçler
    Yapım Yılı: 2005
    Bölüm Sayısı: 50
    Anime Puanı: 10/8



    Saya Otonishi, onu evlat edinen babası George Miyagusuku ve tıpkı kendisi gibi evlat edinilen kardeşleri Kai ve Riku ile normal bir hayat yaşamaktadır. Fakat gariptir ki bir sene öncesini hatırlayamamaktadır. Günün birinde Saya spor ayakkabılarını okulda unutur ve onları almak için hava kararmış olmasına rağmen okula geri döner. Burada kan emici yaratık olan bir “chiropteran”nın saldırısına uğrar. Son anda Haji adında gizemli bir adam çıkagelir ve Saya’ya önce kanından içirerek eline bir kılıç verir. Söylediğine göre bu yaratıkları kanı yüzünden sadece Saya yenebilmektedir ama Saya hiçbir şey hatırlayamamaktadır. Bunun üzerine bir başka chiropteran saldırısında babası George hayatını kaybeder. Saya’da Haji, Kai, Riku ve uzun yıllardır chiropteran avlayan Red Shield adlı örgütün bir üyesi olan David ile hem chiropteranları avlayama, hem de geçmişini öğrenmek için yola koyulur. Saya geçmişini öğrendikçe aslında ne olduğunu anlamaya başlar ve en önemlisi Diva’nın varlığından haberdar olur.

    Blood+ adlı anime serisi anlattığım gibi oldukça gizemli ve heyecanlı bir şekilde başlıyor. Saya’nın esrarengiz geçmişi, gizem dolu Haji derken kendinizi atmosfere kaptırıveriyorsunuz. Fakat 50 bölümlük animenin ortalarına yaklaştığınızda atmosfer ne yazık ki düşüşe geçiyor. Özellikle Saya’nın sevecen tavrının gelişen olaylar sonucu ani değişikliğe uğraması ve “artistvari” bir hava katışı sizleri Saya’dan soğutabilir. Bunun dışında karizmatik görünüşlü Haji’nin özellikle diğer kötü karakterlerin yanında biraz çelimsiz ve ezik kalması ve ayrıca ilerleyen bölümlerde Diva’nın sürekli o iğrenç opera şarkısını söylemesi (ki o bedenden o ses nasıl çıkıyor anlamış değilim) sizi bazen bezdirebilir. Tüm bunlara rağmen Blood+ serisi bizlere yaşattığı sürprizler ve dövüş sahneleri ile kendisini izlettirmesini başarabiliyor.

    Karakterler bakımından ise anime bir hayli zengin. Fakat iyi karakterlerin çoğu açıkçası vasıfsız, sıradan insanlar. Oysa karşı tarafta başta Diva olmak üzere Solomon, Amshel, James, Nathan ve Carl gibi karizmatik ve güçlü chiropteran karakterler bulunmakta. Tüm bunların dışında kendilerine Sif diyen gizemli kişilerde anime esnasında karşımıza çıkıyor.

    Görsel olarak ise Blood+ adlı animeye diyecek hiçbir lafım yok. Rusya’dan Okinawa’ya, Londra’dan New York’a kadar her yeri görüyoruz ve kaliteli çizimler sayesinde anime geçtiği mekânlara göre bir havaya, bir atmosfere bürünüyor. Müzikler ise aslında daha iyi olabilirdi. Dediğim gibi Diva’nın iğrenç opera şarkısını sürekli dinlemekten epey bir sıkılmıştım. Animede dört adet açılışı ve dört adet kapanışı mevcut ki benim en çok hoşuma giden ikinci açılış şarkısı oldu. Hyde’nin seslendirdiği (Larc-en-Ciel grubunun solisti ve Great Teacher Onizuka, Guardian of The Sacred Spirit gibi başka anime serilerine de beste yapan) “Seasons Call” adlı parça çok hoş.

    Özetle Blood+ adlı anime çok iyi bir başlangıç yapıyor, ortalardan sonra yavanlaşmasına rağmen güzel ve tatmin edici bir son ile son buluyor. Eğer uzun soluklu bir seri arıyorsanız ve bol kan ilginizi çekerse Blood+’u tavsiye ederim.


    Bilinmesi Gerekenler;
    —Blood+’un Blood: The Last Vampire adında 2000 yapımı, seriden bağımsız uzun metrajlı bir anime filmi bulunmaktadır.

    { 2 yorum bulunmakta.Yorum yapın }

    1. Blood The Last Vampire movie olanı güzeldi, diziye ilgi ile başladım sonra nedense dikkati mdağıldı sıkıldım. Tavsiyene uyup sonunu da getiriceğim sanırım. Blogun çok güzelmiş^^

      YanıtlaSil
    2. Yorumun için teşekkürler, umarım beğenirsin.

      YanıtlaSil

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan