• 26 Nisan 2021

     
    Dragon Ball serisinin ana karakteri olan Goku'yu hepimiz tanırız. Peki, tam olarak kimdir bu Goku? Goku, üvey büyükbabası Gohan tarafından vahşi doğanın içinde, dağların, tepelerin arasında bir uzay kapsülünün içinde bulunur. Büyükbabası onu bulduğunda Goku son derece saldırgan ve agresiftir. Üstüne bir de maymun gibi kuyruğu vardır! Daha sonraları belki de tüm Dragon Ball serisinde kimsenin pek üstünde durmadığı fakat serinin dünyasının başına gelen en iyi olay gerçekleşir; Goku bir tepeden düşüp kafasını çarpar ve ufak yaşında hafızasını da kaybeder. O olaydan sonra büyükbabası ile çok iyi anlaşır, onu çok sever ve mutlu yaşamları başlar.

    Daha sonra Gohan bildiğimiz kadarı ile yaşlılıktan vefat eder ve Goku ona yadigâr kalan dört yıldızlı Ejder Topu ile küçük kulübemsi evinde yaşamaya başlar. Bu sırada yaklaşık 12 yaşlarındadır. Odun toplar, balık avlar, hoplar zıplar, göle girer ve hayatı böyle devam eder. Henüz hiç insan içine dahi çıkmamıştır ve ilk arkadaşı onu ziyarete gelir: Bulma 
     

    Bulma ejder toplarının peşindedir çünkü onların kendisine bir dilek hakkı vereceğini duymuştur. Bulma, Goku’nun tanıştığı ilk kızdır. Hatta onu görünce ilk başta cin sanar –böyle saftır işte-, daha sonra ise “Hmm anlıyorum! Büyükbabam bana kızlardan söz etmişti!” gibi bir tepki verir. Goku ve Bulma iyi arkadaş olurlar ve büyük Dragon Ball evreninin kapılarını açacak maceralarına başlarlar. Bu sırada Goku; Usta Roshi, Krilin, Yamcha, Puar, Oolong, Tienshin-han gibi birçok dost ve birçok düşman ile tanışır. Ay ışığında dev bir gorile dönüşebildiği ortaya çıkar. Ana saldırısı Kamehameha dalgasını öğrenir.

    Bütün bu zaman boyunca Goku her zamanki saf, nefretten uzak kişiliğini korumuştur. Onu en sinirli hallerinde her zaman arkadaşlarına zarar gördüğünde görürüz. Daha sonra Goku 23. Tenkaichi turnuvasından 3 yıl önce Dünya’nın gözcüsü Kami’nin yanına eğitime gider ve 3 yıl onu görmeyiz. Geri döndüğünde ise artık genç bir delikanlı olmuştur, boyu Bulma’yı bile geçmiştir.

    Aynı turnuvada gelecekteki eşi Chi Chi ile ikinci kez tanışır. Chi chi “küçükken benimle evleneceğine söz vermiştin!” der, tabiri caizse Goku’yu bırakmaz ve evlenirler. Bu evlilikten Gohan isimli bir çocukları olur. Ama Goku içinde hala kendi çocukluğunu korur. Dragon Ball Super’in bir bölümünde “Ben nasıl öpüşülür bilmem ki?” lafının üzerine Vegeta’dan “Ama senin çocuğun var!?” gibi bir tepki bile alır. 
     

    Z serisinin başında ise geçmişinden tek kalan akrabası, abisi Raditz ile tanışır ve Saiyan ırkından bir uzaylı olduğunu öğrenir. Saiyanlar savaşçı ırklardır, Goku’nun savaşma sevdası da buradan gelir fakat küçükken ki hafıza kaybı sebebi ile artık vahşi değildir. Goku ilk kez dünyayı abisinden kurtarmak için canını feda eder fakat Raditz’in daha tehlikeli yoldaşları Vegeta ve Nappa’nın bir sene içinde dünyaya varacağını öğrenir. Arkadaşlarından onu Ejder Topları ile bir sene sonra diriltmelerini ister çünkü bir sene diğer tarafta, Kuzey Evreninden sorumlu Kaio ile eğitim yapacağını söyler.

    Vegeta ile Nappa’nın da hakkından Kuzey Kaio’dan öğrendiği Kaio-ken tekniğinin yardımı ile gelir. Kaio-ken bizim seride ilk gördüğümüz power-up tekniğidir ve kişinin gücünü 10, 20 kat artırabilme yetisine sahiptir. Bu sırada da Goku elbette düşmanlarına kızgındır, ciddidir fakat hala da saf, bir bakıma aptaldır. Vegeta’nın yaralı bir biçimde kaçmasına, ölmemesine izin verir. Onunla teke tek bir kez daha dövüşmek istediğini söyler.

    Goku’yu ilk kez delirmiş gibi gördüğümüz, belki de içinde bir nebze kötülük duygusu taşıyan hali galaksinin kötü imparatoru lakabını almış Frieza ile dövüşürken, en iyi dostu Krilin öldüğünde olmuştur. Anime tarihinin en unutulmaz sahnelerinden biridir. Evet, Goku; saiyan efsanelerine konu olan altın saçlı Süper Saiyan’a dönüşmüştür. Onu, oğluna şu sözleri söylerken sadece bu anda duyarız: “Aklımı kaçırmadan önce git buradan!”. Namek gezegeninin patlaması ile Goku uzayda Yardrat isimli bir halk ile tanışır ve onlardan “Anlık Işınlanma” isimli bir tekniği öğrenir. 


    Zaman gelir, zaman geçer. Goku birçok düşmanla daha karşılaşır. Cell patlayıp dünyayı yok etmek üzereyken onu ölüler diyarına ışınlar ve orada patlamasıyla tekrar can verir. Bu ikinci kez ölüşüdür, artık dünyanın Ejder Topları ile canlandırılamaz. O ölüyken ikinci oğlu Goten doğar. Goku, Goten ile ilk defa bir günlüğüne dünyayı ziyaret etmek için izin aldığında tanışır, bu tanışma tıpkı Goku’dan beklendiği gibi sıcak ve cana yakındır.

    Süper Saiyan da kesmez artık, Süper Saiyan 2 ve Süper Saiyan 3 gibi yetenekler kazanır. Ama bunların etkisini açıkçası Goku’da fazla görmeyiz, artık öfkelenmesine gerek duymaz, sadece dönüşmeye başlar. Dünyayı kötü Majin Buu’dan kurtardıktan sonra Z serisi sona erer.

    Super serisinde Goku artık ilahi varlıklarla; Melekler ve Yıkım Tanrılarıyla tanışır. Kendi evreninin yıkım tanrısı ile dövüşebilmek için ilk önce beş saiyanın gücü ile Süper Saiyan God (Süper Saiyan Tanrı) olur. Daha sonra bu formu süper saiyan formu ile birleştirip Süper Saiyan Blue (Mavi)’yi keşfeder. Goku o kadar güçlenmiştir ki artık enerjisi normal insanlar tarafından hissedilemez bile. Ama hiç evrenin en güçlüsü olmamıştır, yıkım tanrısı Beerus ve meleği Whis kendisinden kat kat daha güçlü kalmıştır her zaman. Üstüne tüm 12 evren arasındaki “Güç Turnuvası” ile diğer evrenlerden ve kendisinden güçlü savaşçılarla tanışmaya devam etmiştir. Yazı yazılan tarih itibariyle yavaş yavaş “Aşırı İçgüdü” tekniğinde ustalaşmaya başlamıştır. Öyle ki; vücudunun her parçası saldırılara kendi başına tepki vermeye başlar. 


    Ama Goku bizim Goku’dur, saflığını kaybetmez hiçbir zaman. Tüm tanrıların başı olan çocuk görünümlü Zen-oh-sama’yı kucaklayıp tokalaşmaya cesaret edebilen tek kişidir. Çocuk, torun, hiç fark etmez, büyük ihtimalle her ne kadar biz büyümeye hatta artık bazılarımız için yaşlanmaya devam etsek de, Goku her zaman bir sonraki nesil için neşeli, sakar ve cana yakın olmaya devam edecektir.
     
    Yazı için Kerim Moral'a teşekkür ederiz. 

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan