• 19 Nisan 2021

     
    Anime-Manga uyarlaması Live action filmler neden güzel olmaz sorusunun net bir cevabı var aslında. Bunu bir anım ile anlatayım.

    Çok eskiden, 90’ların başlarında haftalık televizyon programlarını ve içeriğini yazan dergiler yayınlanırdı. Bu dergilerden birinde Kemal Sunal’ın Varyemez adlı filminin yayınlanacağı duyuruluyordu. Dergi editörü flmle ilgili bilgi vermekten de geri durmamıştı. Bilgi şöyleydi: “Bu film, Varyemez Amca (Duck Tales) adlı çizgi filmden uyarlanımıştır.” Daha 13 yaşındaydım ve dehşete düşmüştüm! Nasıl olabilirdi ki bu? Kemal Sunal’a gaga mı takmışlardı? Nasıl yani? Gergin bir bekleyişin ardından neyse ki filmin Varyemez Amca ile bir alakası olmadığını gördüm ve rahatladım.
     
     
    İşte bir manga ya da animeyi, live action yapmak Kemal Sunal’a gaga takmaya benziyor. Anime üzerinden gidelim: Animeler bildik filmler değildirler. Hikâye akışları, kamera hareketleri klasik anlayıştan farklıdır. Animelerden bir sahne hayal edelim: Mesela Tsubasa topun başında bir süre rakiplerini süzüyor sonra da tüm gücü ile kaleye doğru vuruyor. Topun kaleyi bulması zaten yaklaşık 5 dakika sürecek. O cepte. Top giderken zaman yavaşlamıştır. Bu anlamda bildik sinema zamanından çıkarız. Gol olması çok önemli olduğu için tribünlerdeki seyirciler son derece heyecanlıdır. Donup kalmışlardır sadece ana karakterlerin gözleri oynamaktadır. Tsubasa topa vururken yerden 10 metre havalanmıştır. Arkadaşları topa doğru koşup olası bir duruma müdahale etmek yerine baka kalmışlardır. Aynı şekilde rakip oyuncular da oldukları yerde sanki uzaylı görmüş gibi öylece kalmışlardır. Evet bildik bir anime sahnesi. Peki bu heyecan verici ve gergin sahneyi gerçek oyuncularla birebir sinemaya uyarlarsanız ne olur? Cevap veriyorum: Komedi olur!

    Animeler ile sinema filmlerinin anlatım kodları birbirinden farklıdır. Bu nedenle yeni bir dil oluşturmadan animeleri sinemaya uyarlamak çok güçtür.

    Uyarlama sorununda karakterlerin dış görünüşlerinin de etkisi var. Gerçek hayatta Code Geass’daki gibi uzun bacaklı karakterler bulunmuyor. Karakterlerin gözlerindeki parlamaları, saçlarının dalgalanışını görsel efekt kullanmadan yapamazsınız. Bunu yaptığınızda da yine komediye düşme tehlikesi ile yüz yüze gelirsiniz. 
     
     
    Bir başka sorun da imkansız kamera hareketleri idi. Sinemada 3D grafiklerin kullanılmaya başlanması ile animelerde gördüğümüz ve normal şartlarda yapılamayacak kamera hareketleri gerektiren görüntüler sağlanmaya başladı. Buna en güzel örneklerden biri, anime uyarlaması olmasa da, Matrix Revolutions filminde Neo ve Smith’in yağmurda dövüştüğü sahnelerdir. Doğal olmayan yağmur damlaları ve kamera hareketleri filme çok güzel yedirilmiştir. Ancak bunda Matrix gerçekliğinde animelerde gördüğümüz futbolcunun yirmi metre zıplaması gibi hareketleri gerçekleştirilebiliyor oluşunun çok büyük etkisi var. Bu arada Wachowski Kardeşlerin anime tutkunu olduklarını hatırlatmama gerek yok sanırım.

    Sonuç olarak adam akıllı bir uyarlama yapmanın zorluğu açıkça ortada. Belki de anime sadece anime olarak kalmalı.
     

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan