• Gangsta İncelemesi

    Yönetmen: Shuko Murase
    Stüdyo: Manglobe
    Tür: Aksiyon, Dram
    Yapım Yılı: 2015
    Bölüm Sayısı: 12
    Anime Puanı: 10/7.5


    Adından içeriğini az çok belli eden Gangsta’da olaylar Ergastulum adlı kurgu bir şehirde geçiyor. Animenin kahramanları Worrick ve Nicolas “Nic” bir nevi her işi yapan handymen’lerdir. Ne şehri yöneten dört büyük aileye ne de polise bağlıdırlar ama onlar için vazifelere çıkmaya hazırdırlar. Dediğim gibi şehir dört ailenin kurduğu dengeli yönetimin altındadır ve bu şehirde normal insanlar ve insanüstü güçleri bulunan “Twilights” adı verilen insanlar ince bir çizgi üzerinde yaşamaya çalışmaktadır. Animenin ilk bölümü normal bir insan olan Worrick ile bir twilight olan Nic’in polisin kendileri için bir meseleyi halletmesini istemesi ile başlıyor. Polis, kadın tüccarı olan Barry’nin işinin bitmesini ister ve handymen’ler görevi kabul eder. Görev esnasında da Alex adlı hayat kadını ile tanışıp onu yanlarına alırlar. Bundan sonra ise Ergastulum diken üstünde olacaktır çünkü birileri dengeler ile oynamaya başlamıştır. 


    Yukarıda bahsettiğim gibi animede olaylar Ergastulum adlı şehirde Worick ile Nic etrafında gelişiyor. Bölümler ilerledikçe şehri, ikiliyi ve geçmişlerini, twilight’ları ve şehrin yöneticilerini daha yakından tanıyoruz. Tabi bu esnada arka plandan olsa da asıl hikâye kendini göstermeye başlıyor. Birazcık daha Ergastulum’dan bahsedecek olursam; bölümler ilerledikçe şehir hakkında bilgiler ediniyoruz dedim ama bana göre şehir hakkında biraz daha arka plan hikâyesi verilseymiş iyi olurmuş diye düşünüyorum. Ergastulum hakkında net olarak bildiklerimiz mafya tarafından sözlü üç kural çerçevesinde yönetildiği ve twilights’ların hükümetler tarafından hedef alınmadan yaşayabildikleri tek şehir olduğunu biliyoruz. Hâlbuki bu şehri kim kurmuştur, kim kurmuştan ziyade nerededir onu bile bilmiyoruz. Benim tahminim İtalya veya İspanya civarı bir yerde, yani Avrupa’da çünkü tarz olarak oraları acayip anımsatıyor. İsimler de ona işaret ediyor ama öte yandan kullanılan yazının İngilizce olması küçük bir ihtimal olsa da Amerika veya İngiltere’ye de işaret ediyor.

    Anime hem tarz olarak hem de çizim olarak yetişkinlere hitap eden bir anime. Öncelikle aksiyon sahnelerini çıkarırsak içeriğin küçük yaştaki anime severler için ağır olduğunu söyleyebilirim. Zaten animenin içeriği belli: mafya, cinayet, kadın pazarlama, daha fazla cinayet. Çizimleri de doğal olarak buna uygun. Karakterlerin çizimleri ve tipleri klasik anime tarzından ziyade gerçekçiliğe daha yakın. Örneğin Nic’in bir Asyalı olduğunu diğer karakterlerin yanında görünce anlayabiliyoruz. Şehrin çizimleri ve aksiyon sahneleri de gayet başarılı. Şehrin ayrıntıları, çarpışmalarda kullanılan kan miktarı veya kupan uzuvlar, kısacası pek bir şeyden çekinilmemiş. Buna doğrusal olarak müzikler de çizimler kadar başarılı. Hem açılış parçası “Renegade” hem de kapanış parçası Yoru no Kuni’yi ben oldukça beğendim. 


    Gangsta, bahsettiğim gibi içeriği bakımından yetişkin kesime hitap eden bir anime. Yani en azından “shounen” değil. Fakat büyük bir eksiye sahip ki, seri pat diye ortasında bitiveriyor. Tam ana hikâye kendisini göstermeye, olaylar patlak vermeye başlarken anime (tıpkı Berserk gibi) bitiveriyor. Zaten on iki bölüm bu animeye açıkçası yetmemiş, en azından yirmi dört bölüm olmalıymış. Ayrıca ortada sıkıntılı bir durum daha var ki o da yapımcı stüdyo Manglobe. Bilen biliyordur, daha çok ileri yaş kesime hitap eden animeleri ile ön planda olan Manglobe adlı anime stüdyosu iflas nedeniyle (29 Eylül 2015 itibari ile) kepenkleri indirdi ve Gangsta son anime serileri oldu. Dolayısıyla Manglobe’dan bir ikinci sezon gelmesi hayal ve Gangsta’nın geleceği bundan sonra başka bir stüdyonun elinde olacağı için ne olacağı henüz belli değil. Uzun lafın kısası Gangsta’yı ben içerik olarak beğensem de konu olarak biraz zayıf buldum çünkü tam ana konu başlayacakken final yaptı. Bu yüzden Gangsta için elbette izlenebilir bir anime diyorum ama beklenti yükseklerde olmasın.

    Son olarak tekrar Manglobe’a dönecek olursam; Manglobe benim sevdiğim favori stüdyolarımdandı ve bizlere Samurai Champloo, Ergo Proxy, Michiko to Hatchin, House of Five Leaves, Deadman Wonderland gibi animeleri sunduğu için teşekkür ederim. Arada Samurai Flamenco gibi kazalar yaşansa da severdik diyelim ve yazımızı sonlandıralım.


    1 comments:

  • Himouto! Umaru-chan İncelemesi

    Yönetmen: Masahiko Ohta
    Stüdyo: Doga Kobo
    Tür: Komedi
    Yapım Yılı: 2015
    Bölüm Sayısı: 12
    Anime Puanı: 10/8


    En güzel şekliyle durum komedisi (hikâyeden ziyade skeçlerin ön planda olması) olarak tanımlayabileceğimiz Himouto! Umaru-chan’da (imouto kız kardeş demek, himouto tembel kardeş anlamında kullanılıyor) kahramanımızın adı Umaru Doma. Abisi Taihei Doma ile beraber yaşayan Umaru liseye gitmektedir ve herkes ona hayrandır. Notları daima tam puandır, alımlıdır, zariftir, kibardır, alçak gönüllüdür kısacası kızlı erkekli herkes ona hayrandır. Fakat abisi Taihei dışında kimsenin bilmediği bir sırrı vardır. Umaru dış dünyadaki görünümüne karşın evine vardığında ani bir dönüşüm geçirerek gerçek kimliğini açığa çıkarmaktadır. Dış dünyadaki herkesin imrendiği Umaru aslında gece yatmak sabah kalkmak bilmeyen, abur cuburu (özellikle cips kola) çok seven, Playstation, Psp, tablet, bilgisayar oynayan, bolca anime izleyip manga okuyan ve sarındığı ayıcıklı battaniyesiyle tembelliği adeta sanat haline getirmiş birisidir. Doğal olarak abisini de adeta parmağında oynatmaktadır. Eh, kızın dersleri başarılı, notları da üst seviye. Taihei de kardeşine kıyamadığı için her dediğini yerine getiriyor. Animede de anlayacağınız üzere her bölüm Umaru’nun ev hayatı, abisi ve okuldan arkadaşları ile olan muhabbetleri komik bir şekilde ele alınmaktadır. 


    Dediğim gibi animenin takip ettiği bir hikâye yok. Her bölüm Umaru’nun komik günlük hayatı yansıtılıyor ve genel olarak animenin amacına ulaşabildiğini söyleyebilirim. Umaru’nun evdeyken ki şapşal hali, tavırları ve konuşmasını (biri dış dünya birisi ev adeta iki Umaru var gibi) izlemek oldukça zevkli. Elbette animenin az da olsa durağan kısımları, yani hafiften sıkılmanızı sebep olabilecek kısımları da mevcut ama yeri geldiğinde kahkaha attırmasını da başarıyor. Başrolde elbette sevgili Umaru olsa da abisi Taihei’in de animeye katkısı büyük. 


    Animenin çizimleri içeriğine yakışır şekilde. Klasik anime karakterleri, renkli çizimler, göze batmayan yerli yerinde kullanılan mimikleri ve güldürme efektleri ile görsel olarak herhangi bir sıkıntı yok. Animede bir tek “Sylphinford Tachibana” adlı karakter mavi saçları ile göze batıyor ama o da zaten kasten bu şekilde çizilmiş çünkü Umaru’nun okuldaki arkadaşlarının dediğine göre “ilgi çekmek için böyle”. Bunların dışında seslendirmelerin de katkısı bir hayli büyük. Özellikle iki farklı Umaru (dış dünyadaki alımlı Umaru ve kırk santimlik şapşal Umaru) seslendiren Tanaka Aimi’nin performansını şahsen çok beğendim. Son olarak anime oldukça başarılı ve eğlenceli bir açılışa sahip, kapanışı ise birazcık romantik – komedi tadında olsa da fazla sırıtmıyor.

    Hikâye odaklı animelerden hoşlanıyorsanız Himoutu! Umaru-chan size ters gelebilir ama tek amacı hoşça vakit geçirtip güldürmek olan bu sevimli animeye ben bir göz atmanızı tavsiye ederim. Özellikle kurgusu hafif, karakterleri basit ve içeriği eğlenceli bir şeyler arıyorsanız bu anime sizin aradığınız anime olabilir.


    1 comments:

  • Copyright © - Nisekoi - All Right Reserved

    ANIME-İNCELEME Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan