• Nisan 17, 2021


    Yıl 199X. Yeryüzünde yaşanan nükleer felaketler sonucu dünya ülkeleri yok ve kanunları yok olmuştur. Özgürlük Heykeli yerle bir olmuş, Eyfel Kulesi demir yığınına dönüşmüştür. Güçlü olanlar zayıfları ezmeye ve diledikleri gibi hüküm sürmeye başlamıştır. Kötülüğün hüküm sürdüğü ve bu hükmün kas gücüne dayandığı bir dünyada iyi insanlar hiç yaşanmamış derecede zorlu bir savaşın içine girmişlerdir. Bu adamlardan bir tanesi, 2000 yıllık Hokuto Shinken adl gelmiş geçmiş en tehlikeli dövüş sanatının son temsilcisi Kenshiro’dur. Sevdiği kadın Yuria, bir zamanlar kardeşim dediği adam tarafından kaçırılmış ve Kenshiro sevdiği kadını bulup eski dost/yeni düşmanından intikam almak için yollara koyulmuştur.

    199X mi?
    “199X” ibaresi kafanızı karıştırmasın:) Her ne kadar üzerinden neredeyse yirmi yıl geçmiş olsa da Hokuto no Ken’e göre gelecek zaman söz konusudur. 1983 – 1988 yılları arasında mangası ve 1984 – 1988 yılları arasında ise anime serisi yayınlanmıştır. Tabi benim bahsettiğim 152 bölümlük anime serisi. Öncesini konu alan ve başka karakterlere yoğunlaşan filmler ve iki kuşak öncesini anlatan Souten no Ken gibi seriler Hokuto no Ken evrenini genişletiyor.

    Hokuto no Ken’in yaratıcısı, yani mangakası çeşitli takma isimler kullanan Yoshiyuki Okamura. “Buronson” takma adı ile yayınladığı mangası dışında açıkçası fazla öne çıkan eseri yok.

    Hokuto no Ken kadar popüler olmasa da Sanctuary adlı eseri (animesi yok lakin live-acion serisi var) dışında göz önünde başka bir eseri bulunmuyor. Çizimleri ise yine Hokuto no Ken ile ön plana çıkmış Tetsuo Hara’ya ait.

    Manga ve anime serilerinin dışında Hokuto no Ken’in de bir adet 1995 yapımı live-action filmi bulunuyor. Tony Randel’in yönetmenliğini yaptığı Amerikan yapımı filmde Kenshiro’yu Gary Daniels, Ryuken’i Malcolm McDowell ve Shin’i Testere serisinden tanıyabileceğiniz Costas Mandylor canlandırıyor. Filmin imdb notu ise 3.9. Buradan da anlıyoruz ki o zamanlardan bu zamanlara “live-actonları sağalım” mantığında pek değişen bir durum yok. 
     

    Batıda Fist of the North Star olarak da bilinen Hokuto no Ken’in başlamasında fitili ateşleyen olayın nükleer savaş olduğunu biliyoruz. Birkaç ülkenin nükleer yarışına girerek birbirlerine füze attıkları ortada fakat hangi ülkelerin dünyanın sonunu hazırladığı net değildir. Tek bildiğimiz “General” adı ile anılan bir ordu mensubunun nükleer savaşın baş aktörlerinden olduğudur ve Jagi’nin (önemli karakterlere daha sonra değinilecek) motorcu çetesiyle nükleer başlıkların bulunduğu askeri bir üsse saldırmış olmasıdır.

    Hokuto no Ken işleyiş bakımından aslında belirli bir şemayı takip eder: Kötü adam kötülük yapar, insanlar zulüm görür ve kahraman çıkıp günü kurtarır. Karakterler değişse de senaryo aynıdır fakat seriyi zengin kılan da karakterler ve onların yaşattıklarıdır. Mutlulukları, hüzünleri, öfkeleri bizim hislerimizdir. Kenshiro’nun kederli bir şekilde “Yuriaaaaaaaa” diye haykırışları kalbimizde yankılanır veya “aaa tatatataatatatata” diye nara atarak rakibini bombardımana tuttuğunda bizim yağlarımız erir:)

    Hokuto no Ken ve Diğerleri

    Hokuto no Ken’de bahsi geçen bir numaralı dövüş tekniği Hokuto Shinken aslında Çin kökenlidir ve neredeyse 2000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Han Hanedanlığı sırasında ortaya çıkan bu suikast tekniğinin kurucusu Shuken adlı dövüş sanatları ustasıdır. Seito Gekken ve Hokuto Soke no Ken sanatlarını birleştirerek oluşturduğu Hokuto Shinken için “tek varis” kuralını koymuştur. Yani tekniğin bir efendisi olacak ve seçtiği kişiye gizli öğretilerini öğretecektir. Bu kuralı koymakla Shuken’in amacı ölümcül tekniğin yanlış ellere geçmesini önlemekti. Hokuto Shinken’in sırrı insan vücudunda bulunan 708 kritik noktayı kullanabilmektir. Bu noktalara doğru şekilde (basınç-yön vb.) basan kişi karşısındakini mucizevi bir şekilde iyileştirebiliyorken isterse de karşısındakinin vücut dengesini bozup adeta patlamasını sağlar. Baş ağrıları, felç gibi durumları düzeltebildiği gibi tam tersi felç etme kolları veya bacakları güçsüz bırakma Hokuto Shinken ile mümkündür.

    Hokuto Shinken, elbette Hokuto no Ken’de karşımıza çıkan tek dövüş tekniği değildir. Hokuto Shinken kendi alt dallarına ayrıldığı gibi (Hokuto Shinken’in gizli özü Muso Tensei veya Raoh’un kullandığı ve karşısındakine değmeden darbe yapmasını sağlayan – bir nevi “aduket” Hokuto Gosho Ha tekniği) seride farklı dövüş sanatları da mevcuttur. Bunlardan en çok karşımıza çıkan şüphesiz Nanto Sei Ken’dir. Hokuto Shinken “ying” ise Nanto Sei Ken de “yang”dır çünkü birbiriyle ilişkisi olmayan ama birbirini tamamlayan değerlere sahiptirler. Hokuto Shinken daha estetik, rakibi içten dışa doğru öldürmeyi öğretirken Nanto Sei Ken dıştan ve daha vahşice, rakiplerini adeta biçerek yok etmeyi öğretir.

    Animede anlatılanlara göre Nanto Sei Ken de Çin kökenlidir ve Hokuto Shinken ile beraber gelmiş geçmiş en ölümcül dövüş sanatıdır. Yine Nanto Sei Ken’in de alt dalları vardır ve bu alt dallara hakim altı üstat bulunmaktadır. Bunlar Shin, Rei, Yuda, Shu, Souther ve Yuria’dır. Animenin ikinci kısmında (ilk kısım 109, ikinci kısım 43 bölümden oluşmaktadır.) bir diğer önemli teknik Hokuto Ryu Ken bizlere tanıtılmaktadır. Başka bir kıtada, Asura diyarına hükmeden ve Raoh ile Toki’nin ağabeyleri Kaioh tarafından kullanılan bu teknik 1109 kritik nokta kullanmaktadır. Ayrıca bu teknik Hokuto Shinken’in kötücül/vahşi yanı olarak da anılmaktadır.

    Hala 199X mi?

    İlk kısmın 109 bölümden ve ikinci kısmın 43 bölümden oluştuğuna kısaca değinmiştim. Bunu iki farklı sezon gibi düşünebilirsiniz. Günümüz serilerinden tek farkı, bir yıl arayla değil de peş peşe yayınlanması. 43 bölümlük ikinci sezonda Kenshiro denizi aşıp Asura diyarına gidiyor ve burada Kaioh gibi Hokuto Ryu Ken dövüşçüleri ile mücadele etmeye çalışıyor. İşin ilginç yanı ise, çocuk karakterler Bat ve Lin’in birer yetişkin olduklarını görüyoruz lakin yıl hala 199X’tir.

    “Hokuto no Ken’in ilk açılış parçası “You wa Shock” en az seri kadar meşhurdur.”

    Ustalar, Varisler, Krallar, Hainler
    Birçok ismi andık ama kim necidir değinmedik. Şimdi sıra geldi bu isimlere. Elbette konumuz Hokuto no Ken ve Hokuto Shinken olduğu için ilk buradan başlayalım. Karakterlere detaylı değinmeden önce özet niteliğinde bilgi verecek olursam; Ryuken veya diğer adı ile Ramon Kasumi, serinin başında bizlere 63. Hokuto Shinken varisi olarak tanıtılmıştır. Varis olmadan önce varis olmak için beraber öğrenim gördüğü Koryu ile kıran kırana mücadele etmiştir. Lakin Ryuken ve Koryu birbirlerine denk rakiplerdi ve Koryu fedakarlık yaparak varis olma hakkından vazgeçer. Koryu dağlara çekilirken Ryuken Hokuto Shinken’in 63. Varisi olur. Yıllar sonra ise dört tane çocuk evlat edinir. Asura diyarından gelen Raoh ve küçük kardeşi Toki, Jagi ve Kenshiro. Ryuken kendisinden sonraki 64. Varis olarak üvey kardeşlerin en küçüğü ve en naifi olmasına karşın Kenshiro’yu seçer fakat bu karar Raoh tarafından hiç hoş karşılanmaz. Kenshiro’dan habersiz Ryuken, Hokuto Shinken’i kötülük için kullanmasın diye Raoh’un yumruğunu kilitlemek ister fakat dövüş sırasında Ryuken ansızın yaşından gereği kalp krizi geçirince Raoh onu öldürür. Nükleer savaştan sonra Kenshiro ve nişanlısı Yuria dünyada yaşayabilecekleri bir yer ararken Nanto Sei Ken’den Shin ikilinin izini bulur. Kenshiro’ya göğsündeki meşhur yarayı bahşederken onu ölmeye ramak kala bırakır ve Yuria’yı kaçırarak kayıplara karışır. Aradan bir sene geçer. Bizler animeyi buradan itibaren izlemeye başlarız ve anlattığım olaylar flashback’ler eşliğinde bizlere sunulur. Çölde uzun yürümeler sonucu Kenshiro bitap düşmüştür onun ağzından duyduğumuz ilk kelime “mizu” yani “su”dur. Susuzluktan bayılan Kenshiro’yu Bat ve Lin bularak yaşadıkları köye götürür. Bir takım olaylar yaşanır ve Kenshiro köylüleri zalimlerden kurtarır. Ve bu zalimlerin King lakaplı biri için çalıştığını öğrenir. King ise Shin’den başkası değildir. Shin ile başlayan hikaye Raoh’a kadar, oradan Kaioh’a kadar uzanır gider.

    “İkinci sezona eklenen yeni açılış parçası için seksenlerin ünlü parçası, TomCat’in Though Boy adlı parçası kullanılmıştı ve TomCat ikinci sezon için nakarat kısmı olan “Living in the 80’s” kısmını “Living in the 90’s” olarak yeniden uyarlamıştır.” 
     

     
    Kenshiro
    - Omae wa mou shindeiru!
    Hokuto no Ken evreninin ana karakteri olan Kenshiro, tekniğin 64. Varisidir. Düşmanları ölmeden saniyeler önce onlara söylediği cümlesi “sen zaten öldün” ve göğsündeki yıldız takımı şeklindeki yaraları meşhurdur. Asura Diyarında doğan Kenshiro’yu Hokuto Ryuken stilinin ustalarından Jukei evlat edinsin diye Ryuken’e yollamıştır. Ryuken de bebeğe abisinin adını vermiştir. Manganın ve animenin yayınlandığı 1980’li yılların “erkek adam sert olur” klişesinin dışında duygularını da belli eden ve yeri geldiğinde gözyaşı da döken bir yapıya sahiptir. Gerçek dünyada Bruce Lee’in stiline benzeyen hareketleri ve rakiplerini darmaduman ederken sarf ettiği “aaaa tatatataatatatata” sözleri birçok animede gönderme olarak karşımıza çıkmıştır.

    Raoh
    – Tanrılar bile yumruklarımın güçlerinden titriyor!
    Ryuken’in evlatlıklarının en büyüğü, Toki’nin abisi ve Kaioh’un kardeşidir. Ryuken ile ilk tanıştıklarında Ryuken, Raoh ve Toki’yi bir uçurumun dibinde bırakmış ve “uçurumdan yukarı tırmanabileni evlat edineceğim” demiştir. Raoh ise küçük kardeşi Toki’yi sırtına alarak tırmanmıştır ve emrivaki bir şekilde Ryuken’den ikisini de evlatlık almasını istemiştir. Ryuken’de Raoh’un kararlılığından etkilenmiş ve bu isteğini kabul etmiştir. Raoh, en güçlü olma dürtüsü ile çok zorlu antrenmanlar gerçekleştirir ve Toki’den eğer bir gün karanlığa kapılırsam kendisini durdurma sözü alır. Kenshiro’nun varis seçilmesinden sonra 1.800 yıllık geleneğe karşı gelerek ustasını Ryuken’i öldürür ve Ken-Oh (Yumruklar Kralı) lakabını alarak bir ordu kurmuş, kıtanın büyük çoğunluğunu fethetmiştir. Sert ve acımasız olan Raoh, hakimiyetini genişletmek ve daha da güçlenmek için kimseye acımaz. Karşısındakine korku salan devasa atı Kokuoh (Kral) en az Raoh kadar ürkütücüdür.

    Toki
    Abisi Raoh’un tersine pasifist ve güçlerini iyileştirme için kullanan Toki, Hokuto Shinken’i öldürmekten ziyade kurtarmak için kullanır. Kenshiro’nun dediğine göre gerek kişiliği gerekse stili ile onun gözünde olması gerek varisti. Nükleer patlamalar sırasında nükleer kalıntılara maruz kaldığı için diğer karakterlere göre daha zayıf ve beyaz saçlı bir görünüme sahiptir. İyileştirme güçleri ve nazik kişiliği ile İsa’dan ilham alındığı açıklanmıştır. Toki’nin Kenshiro’ya verdiği en büyük öğüt “kederini öfkeye dönüştür” sözleridir.

     
     
     
    Jagi
    – Hey sen! Adımı söyle!
    Ryuken’in evlatlıklarının adeta çürük yumurtasıdır. Rakiplerini alt etmek için her türlü sahtekarlığı yapmaya hazırdır. Kenshiro varis seçildiğinde kendisine meydan okumuş ve ağabeyleri dururken onun varis olmasının kabul edilemez olduğunu söylemiştir. Nitekim Kenshiro tarafından yenilgiye uğratılan Jagi’nin hayatı son anda bağışlanmıştır. Kenshiro’nun darbelerinden dolayı çirkinleşen yüzünü gizlemek için kask takan Jagi, bir süre Kenshiro olarak etrafta gezinip kötülük saçmıştır. Shin’in Yuria’yı kaçırması için gazı veren de kendisidir. Hokuto kardeşlerden bahsedilince çirkin kişiliğinden dolayı genelde adı geçmez.

    Jukei
    Kenshiro, Toki ve Raoh’u henüz küçükken Ryuken’e yollayan Hokuto Ryuken ustasıdır. Hokuto Ryuken’in karanlık tarafına kapılan Jukei’i zamanında Ryuken kurtarmıştır ve tanışıklıkları buradan gelmektedir.

     
     
     
     
     
     
     
     
     
    Shin
    – Harika bir çağdayız! Güçlü olan istediği her şeyi karşılıksız alabilir!
    Nanto Sei Ken stiline bağlı Nanto Koshuken stilinin ustası olan Shin, Kenshiro’nun ilk büyük düşmanıdır. Yuria’yı kaçırıp Kenshiro’yu alt eden Shin de aslında başkalarının piyonudur. Gençliklerinde Kenshiro ile Shin çok iyi arkadaştılar ve nükleer savaş ile Ryuken’in ölümünden sonra Jagi kafasına girmiştir ve gizliden sevdiği Yuria’yı kaçırıp Kenshiro ile düşman olmuştur. Shin, içten aslında kötü birisi değildir ve öldüğünde bile Kenshiro ona karşı saygısını yitirmemiş ve onu gömmüştür.

     
     
     
     
    Rei
    – Hey sen! Kanın ne renk?
    Nanto ailesinden Nanto Suichoken stiline hakim olan Rei, ailesini öldürdüğü için Kenshiro kılığındaki Jagi’yi aramaktadır. Durum böyle olunca ilk karşılaştıklarında Kenshiro’yu düşmanı sarar. Lakin ikilinin ilişkisi daha sonra yön değiştirir ve Rei, Kenshiro’nun en iyi müttefiklerinden birisi olur.

     
     
     
     
     
     
     
    Yuda
    – Ben bu dünyadaki herkesten daha güçlüyüm… Ve daha güzel.
    Yuda (veya Juda) Nanto Kokaku Ken dövüşçüsüdür. Nanto ailesinde Raoh ile işbirliği yaptığı için hain olarak anılan Yuda, dost – düşman dinlemez, gerektiğinde işine geliyorsa adamlarını bile feda eder. Kendi haremi olan Yuda, burada cariyelerine kendi güzelliğine tapmasını adeta emreder. İhanetçi kişiliğini İsa’ya ilk ihanet eden olan Yahuda’dan almaktadır. Her ne kadar ben güzelim demesine karşın Hokuto no Ken evrenindeki en çirkin (hem görünüş hem kalben) karakterlerden birisidir.

     
     
     
     
    Shu
    Nanto Hakuro Ken ailesine mensup Shu kördür. Gençliğinde küçük Kenshiro ile dojoda karşı karşıya gelmiştir ve Kenshiro’dan etkilenip hayatını almaktan vazgeçmenin karşılığında kendi gözlerini feda etmiştir. Nükleer savaştan sonra Souther ve tiranlıklarına karşı gelmek için rezistans ordusu kurmuştur. Kenshiro, Souther tarafından ilk seferde alt edildiğinde Shu’nun oğlu Shiva hayatını feda ederek onu kurtarır. Kenshiro hala yaralı iken Shu’nun üssüne Souther ve ordusu saldırır. İnsanlar ve Kenshiro kurtulsun diye Shu da hayatını feda eder. Ölmeden önce mucizevi bir şekilde gözleri açılan Shu, yetişkin Kenshiro’yu ilk ve son kez o zaman görür.

    Souther
    – İmparatordan asla kaçamazsın!
    Nanto Hoo Ken stilini kullan Souther (veya edilen telaffuzu ile Sauza) Raoh ile Kenshiro’nun çekişmesini fırsat bilerek kendisini imparator ilan eder. Tiranlığı nam salmış Souther, kendi piramidini yaptırmak için çocuklar kaçırarak ölene kadar onları çalıştırır. Lakin Souther her zaman bu kadar kötü değildi. Nanto Hoo Ken’in kurallarına göre öğrenci ustayı öldürmek zorundadır ve Souther bunu yapmak istemeyince ustası Ogi onu kandırarak kendisini öldürtür. Babası kadar sevdiği ustasının ölümü üzerine Souther’in deyim yerindeyse kayışları kopar. Souther’in bir ilginç özelliği de kalbinin solda değil sağda olmasıdır ve durum böyle olunca basınç noktaları da terstir. Ayrıca Kenshiro’ya göre Souther’in ustasına olan sevgisi gördüğü en büyük sevgidir. Ayrıca Souther, Raoh’a açık açık karşı gelebilen nadir kişilerdendir.

    Yuria

    Hokuto no Ken’in bir hayli eksikliğini hissettiği kadın karakterlerden birisidir. İlk olarak Kenshiro’nun kayıp nişanlısı olarak tanıtılsa da Nanto Setto Ketto’nun son temsilcisidir. Nazik, umudunu kaybetmeyen ve Kenshiro’yu çok seven Yuria’nın kendisine ait Yuria Gaiden: Jibo no Hashi adında ayrı bir mangası da vardır.

     
     
     
     
     
     
     
    Hyoh
    Asura Diyarından Shura’nın iki numaralı generali olan Hyoh, aynı zamanda Kenshiro’nun biyolojik abisidir. Kenshiro henüz bebekken onu Raoh’a teslim eden Hyoh, Shura’da kalıp Hokuto Ryuken öğrenmeyi amaçlamıştır. Daha güçlü ve acımasız olması için ustası Jukei tarafından Kenshiro’ya ait hatıraları mühürlenmek istenmiş fakat Jukei’in son andaki tereddüdü yüzünden bu denemesi gerçekleşmemiştir. Gelgelelim Asura Diyarının bir numaralı generali Kaioh daha sonradan bunu gerçekleştirmiştir ve Hyoh duygusuzlaşmıştır.

     
     
     
     
    Kaioh
    Yüce Lider lakaplı Kaioh, Azura diyarının hakimidir. Aynı zamanda Raoh ve Toki’nin abisidir. Annelerinin bebek Kenshiro’yu bir yangından kurtarmaya çalışırken vefat etmesi, insanlığını giderek kaybetmesi zincirinin ilk halkasını oluşturmuştur. Bu olaydan sonra Kaioh bir daha asla duygulanmamaya ant içmiş ve giderek acımasızlaşmıştır. Hatta en ufak duygu kırıntısında kendisine zarar vermeye başladığı için vücudu yaralar içindedir. Hem mangasında hem de anime serisinde Kaoih, Kenshiro’nun karşılaştığı son düşmandır.

     
     
     
    Bat ve Lin
    Kenshiro’nun ilk bölümden bu yana yanında olan Bat ve Lin, belki de onun en iyi arkadaşlarıdır. Bat hırsızlık yapmasına karşın temiz bir kalbe sahip olan ve Kenshiro’nun gücüne hayran (günün birinde onun gibi olmak istemektedir) olduğu için onu takip etmeye karar verir. Lin de tıpkı Bat gibi yetimdir ve ailesinin ölümüne tanıklık edince konuşma yeteneğini kaybeder. Ta ki Kenshiro gelip konuşma yeteneğini ona geri verene kadar. İkinci sezonda yetişkin halleri ile karşımıza çıkan ikili Kenshiro’nun en iyi dostlarıdır.

    Hokuto no Ken’in karakterlerini bu kadarla sınırlı sanmayın. Daha sayamadığım o kadar çok isim var ki… Gento Koken savaşçılarını komple atladım, Juza, Rihaku, Han, Shachi, Jukei gibi kendi çapında nam yapmış dost/düşman birçok yan karakter Hokuto no Ken evreninde mevcut.

    Souten no Ken

    Ortaya çıkış tarihi olarak yeni fakat kronolojik olarak bizleri 1930’lu yıllara götüren Souten no Ken (batıdaki adı ile Fist of the Blue Sky), Kenshiro doğmadan ve nükleer savaş gerçekleşmeden öncesini konu alıyor. Büyük çoğunluğu Çin’de geçen serinin ana karakteri daha sonradan sadece bu seri için uydurulmuş olan Kasumi Kenshiro. Ryuken/Ramon Kasumi’nin abisidir ve Hokuto Shinken’in 62. Varisidir. “Yan Wang” yani Cehennem Tanrısı olarak bilinen Kasumi Kenshiro, orijinal Kenshiro’dan çok farklı bir kişiliğe sahiptir. Hokuto no Ken animesinde Hokuto ve Nanto sanatları pek bilinmez fakat Souten no Ken’de özellikle Hokuto Shinken çok bilinen ve ünlü bir sanattır. 
     

    Souten no Ken’in Hokuto no Ken seviyesinde olmadığını rahatlıkla belirtebilirim. Bunun sebebi de karakterler. Orijinal Kenshiro yeri geldiğinde yenilebilen, hüzünlenen, duygu dolu bir karakter iken Kasumi Kenshiro az da olsa şaklabanlık yapan ve rakiplerine göre çok güçlü bir karakter. Kenshiro dövüştüğünde yenilebilme ihtimali her zaman varken Kasumi Kenshiro için bu mevzu bahis değil çünkü akılda kalıcı bir rakibi dahi yok. Raoh, Kaioh, Toki, Rei gibi çok güçlü yan karakterler Souten no Ken’de bulunmuyor. En büyük kanıtı da Kasumi Kenshiro’nun bir kez bile olsa tehlikeli bir duruma düşmemesi.

    Yine Buronson ve Tetsuo Hara ikilisinin kaleme aldığı mangası 2001 – 2010 yılları arasında yayınlanmıştır. Hiroyuki Yatsu önderliğinde Souten no Ken Re: Genesis adındaki yeni bir manga ise Ekim 2017 itibari ile yayınlanmaya başlamıştır. Anime serisi, manga henüz devam ederken; 2006 – 2007 yılları arasında yayınlanmıştır. Tıpkı yeni manga gibi yeni bir Souten no Ken serisi de Nisan 2018’den itibaren ekranlarda boy bekleyenlerinin karşısına çıkacak. Temennimiz Hokuto no Ken gibi başarılı olabilmesi.(Düzenleme: Çıktı ve maalesef başarılı olamadı)

    “Hokuto no Ken ile Souten no Ken’in hikayelerinin başlangıçlarında farklılıklar vardır. Hokuto no Ken’de 63. Varis olan Ryuken, Ramon Kasumi olarak anılmaktadır. Orijinal seride Raoh, Toki, Kenshio ve Jagi’yi evlatlık edinirken Souten no Ken hikayesinde Kenshiro’nun doğumuna tanıklık etmiş ve adını da abisi 62. Varis Kenshiro Kasumi’ye ithafen koymuştur.”

    Abisi Hasta Olmuş İlaç Bulacağız
    Bu denli popüler bir seri olduktan sonra oyunlarının da çıkması doğal olarak kaçınılmazdı. Batıya uyarlanmamış olmasına karşın seksenli yıllarda RPG türünde ağırlıklı birçok Hokuto no Ken yapımı Nintendo gibi platformlarda boy gösterdi. Batıda boy gösterenler arasında Fist of the Norht Star adında 2005 yapımı PS2 dövüş oyunu ve PS3 için Dynasty Warriors tarzı (döv ve ilerle) 2010 yapımı Fist of the North Star: Ken’s Rage adlı yapımlar var.  
     

    Benim daha çok değinmek istediğim ise 2000 yapımı PS1 yapımı Hokuto no Ken - Seikimatsu Kyūseishu Densetsu​ adlı yapım. Batı çıkış tarihi asla gerçekleşmeyen bu oyun nasıl olmuş, nereden gelmişse bizim evin yolunu bulmuştu. Tamamen Japon alfabesi ve dublajı ile oynanan oyunda en büyük zorluğumuz kayıt etmekti. Bir hayli uğraştıktan sonra kayıt etmeyi de keşfettikten sonra onlarca kez oynadığımız ilk bölümlerin ötesini görebilmiştik. O yıllarda Hokuto no Ken veya Kenshiro ile pek tanışıklığımız yoktu. Hokuto no Ken evrenine giriş yapmamıza birkaç yıl vardı daha. Peki, bu gizemli oyunda ne anlatılıyordu? Hiçbir fikrimiz yok! Kenshiro diye seslendikleri ana karakterimiz kötüleri dövüyordu, bu kadarı yeterliydi! Gerisi tamamen hayal gücümüze kalmıştı:) Rei karakteri idi sanırsam, yaralıydı ve bizim yazdığımız senaryoya göre Kenshiro’nun abisi hasta idi ve ona ilaç almaya gidiyorduk:) Anlayacağınız; anlamadan ama çok eğlenerek oynamıştık bu oyunu. 


    8 Mart 2018 yılında ise tahminimce gelmiş geçmiş en büyük ve başarılı Hokuto no Ken oyunu, Hokuto Ga Gotoku çıkı yapacak. Orijinaline paralel ilerleyen (küçük değişikliklerle) bir hikayeye sahip olacak oyun için bu kadar iddialı konuşmamın sebebi yapımcısının Japonya’da çok ünlü olan Yakuza serileri ile aynı olması. Aynı tarzda geliştirilen oyunda bolca dövüş, diyalog ve mini oyunların olacağı aşikar. Lakin 8 Mart 2018 tarihi şimdilik sadece Japonya çıkış tarihi. Batı dünyası, yani bizlerin biraz daha beklemesi gerekecek. Dileriz bu bekleyiş fazla uzun sürmez ve uzun bir aradan sonra yine Kenshiro ve Hokuto no Ken gündemimizde olur. (Düzenleme: Oyun vasatın üzerinde olsa da, bir Yakuza oyunu kadar başarılı olamamıştır)

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan