• Eylül 28, 2021

    Yönetmen: Masui Souichi
    Stüdyo: CloverWorks
    Tür: Drama, Komedi, Fantastik, Romantizm
    Yapım Yılı: 2018 - 2019
    Bölüm Sayısı: 13 + Film
    Anime Puanı: 10/8

     
    Çok uzun isimli bir animeyle karşınızdayım. Hatta kapak fotoğrafına bakıp animeyi tanımamış bile olabilirsiniz. Çünkü animenin pazarlama stratejisine aşırı sinir oldum ve bu yüzden “Bunny Girl” yani “Tavşan kız” fotoğrafını burada kullanmak istemedim. İncelemeye geçmeden önce yapımcının neden böyle bir tavır takındığını, gıcık olup sinirlendiğimi belirtmeliyim. Bu animenin tanıtımını nerde görürseniz görün ana karakterimiz Mai ablayı tavşan kıyafetinde göreceksiniz. Afiş, resimler, trailer, oyuncaklar vb. Lakin animede o kıyafeti 2-3 dakikalığına giyiyor. Ve o kıyafet animeyi hiç ama hiç yansıtmıyor. Ecchi kategorisi bile bu animede yokken böyle bir ucuz pazarlama stratejisine gidilmesi beni şaşırttı ve üzdü.(Ekstradan sadece birkaç duş sahnesi var ecchi olarak sayılır mı bilmem) Hayır senin ana hikayen de iyi, neden animeyi böyle pazarlıyorsun ki? Neyse en iyisi biz animemize geçelim.

    Sakuta adlı kardeşimiz lise 2’ye giderken bir gün kütüphanede tavşan kız kostümlü Mai ablamızı görür, ama işin ilginci Mai’yi bir tek o görmektedir. Ve böylelikle hikayemiz başlar. Sakuta anime boyunca Puberte Sendoromu olan kişilere yardım ediyor. Tabi bizzat kendisi ve kardeşi de bu hastalığı biliyor. Peki, nedir bu Puberte; ergenlik zamanında kişilerin geçirdiği anormal sorunların tamamına verilen isimdir. Ama animede bu hastalık baya olağan üstü olaylara gebe oluyor. Kişinin iki kişi olması, başkasıyla yer değiştirmesi, görünmez olması vb. Yani olayın fantastik kısmı burada gerçekleşiyor.

    Aslında animemiz güzel bir alt metni bizlerin önüne sürüyor. Ergenlik yıllarından özellikle zorbalığa bağlı sorunların nelere gebe olacağını izlemek gayet hoş. Tabi her ne kadar laboratuvardaki Futaba ablamız bu sorunlara Kuantum fiziğine girerek, gerçeğe yaklaştırmaya çalışsa da olaylar baya bir fantastik. Başta da dediğim gibi Sakuta bu kişilerin bir bir problemlerini çözerken kendi hayatındaki olaylara da el atmak zorunda. Animenin en kıl karakterinin Sakuta olması da bir ihtimal. Çünkü gereksiz bir sapıklığı var ve her daim bunu bize hissettiriyor. Açıkçası benim için espriler yer yer gülümseten cinsten olsa da çoğu yerde; neden bu espri burada var, dedirtti. 
     

    Animenin ilk 3 ve son 3 bölümü gayet şık ve güzel ama arada kalan kısımlar maalesef beni tatmin etmedi. Hatta sıkıldığım yerler bile oldu diyebilirim.(Okul animeleri zaten pek ilgimi çeken bir tür değildir.) Haa, anime kendini izlettiriyor mu bir şekilde izlettiriyor, kaldı ki benden daha çok sevip animeyi çok beğenebilirsiniz. Animeye kesinlikle kalitesiz demiyorum sadece anime benim beklentilerimi karşılamadı. Açıkçası duygusallık olarak pek animeye giremedim diyebilirim. Çoğunlukla gizemini ve abi kardeş sevgisini keyifle izledim. Dediğim gibi ilk ve son 3 bölümü çok iyiydi ama animeye puan verirken sadece bu bölümlere bakmak pek doğru olmaz. Keza anlamadığım şekilde animenin müzikleri yok gibi. Bildiğiniz animeye müzik eklemeyi unutmuşlar. Çizimlere parayı basmışlar sanırım. Çünkü çizimler baya hoş.

    Neyse fazla uzatmaya gerek yok anime kesinlikle kötü değil, güzel ve kendini izletiyor. Sadece çoğu kısmı bana geçmedi. Bu yüzden öyle müthiş puanlar veremedim. Kaldı ki siz çok daha fazla sevebilirsiniz bunu da anlayabilirim. Özellikle duygusal kısmını çoğu kişi, benim aksime bir hayli sevmiş. (Taş kalbli yazar ancak git Rainbow’da duygusallaş) Bu arada anime kendi içinde bitiyor gibi olsa da birkaç gizem halen açığa çıkmış değil. Bunların da cevabını filmde veriyorlar. Bilerek filmi izlemeden inceleme yazdım çünkü filmin çok iyi çıkması durumunda sezon hakkındaki düşüncelerimin değişmesini istemiyorum. Sezonluk diziyi ayrı film ayrı değerlendirmek istiyorum. Onun da incelemesini eklemeye çalışırım. Sonraki incelememizde görüşmek üzere. 

    Seishun Buta Yarou wa Yumemiru Shoujo no Yume o Minai Film İncelemesi;

    Açıkçası ilk sezonun ardından böyle kaliteli bir film beklemiyordum. Daha doğrusu ilk sezonu çok sevmeyen ben, filme bu kadar hayran kalacağımı düşünmemiştim. Öncelikle bu incelemeyi ilk sezon incelemesini okumadan geldiyseniz, sizi ilk sezonun incelemesine alalım. Çünkü bu film direkt sezonun devamı yani onu izlemeden filmi izleyemezsiniz. Bunun yanı sıra filmin sezonunu ve filmini ayrı incelemek istedim. İyi ki de öyle yapmışım. Çünkü dizi benim için ortalama bir yapımken film baya baya çok kaliteli bir duygusal yapım olarak aklıma kazınacak. Bu yüzden filmin başarısını ilk sezonuna yormayarak ikisini ayırıp incelememin doğru olduğunu düşünüyorum.

    Neyse ilk sezonun incelemesinde de bahsettiğim gibi animenin sonunda bazı soru işaretlerinin kaldığını söylemiştim zaten. Bu filmde de o soru işaretlerinin kaynağı olan Shouko Makinohara üzerine gidilmiş. Ve çok iyi işler çıkarılmış. Açıkçası ben bu kadar duygusal bir film beklemiyordum. İlk sezondaki sululuklar, fazlalıklar, vasat hikayelerden sonra bu filmin duygusallaştırması baya beklentimin yukarısında oldu. Ama bunun filmin en iyi yaptığı şey, çok önemli bir konuyu gerçekten ciddi şekilde ele almasıydı. Shouko hikayesinden en ufak bir şey söylemem söylersem film için spoiler olur. Lakin size şu kadarını söyleyebilirim ki ilk 30 dakikasından sonra şok olacağınız olaylar ele alınmış. Olayların içindeyken ilk sezon gibi layloylom yapacak vakitte olmadığı için iş iyice ciddiye biniyor. Böylelikle gerilim ve duygusallık çok iyi şekilde seyirciye aktarılıyor. 
     

    Sakuta reisin çözmesi gereken problem bu sefer hiç basit değil hatta çok fazlaca seçim yapması gerekiyor. Belki de geri dönüşü olmayacak seçenekler olacak bunlar, bu yüzden de gerilim baya iyi işlenmişti. Bu arada ilk sezonda pek duygusallaşmayan ben bu filmde niye duygusallaştım diye soracak olursanız, cevabı basit: konu aşırı ciddi ve vurucu bu yüzden çok sevdim. Kesinlikle ilk sezondan sonra filmi izlemelisiniz. Bazı anime filmleri var gişeye oynar ve izlemeseniz veya araya zaman girse de izlemenizde problem olmaz. Lakin bu film öyle değil. Açıkçası şunu bile söyleyebilirim, arkadaşlar gidin ilk sezonu izleyin hemen sonu bu filmi izleyin. İncelememde de bahsettiğim gibi ilk sezon benim için bile ortalama geçmişti ama o ortalamanın üzerine bu filmi izlemek beni baya tatmin etti.

    Uzun lafı kısası ilk sezon pek beni ele geçiremese de filmi beni çok fena ele geçirdi ve önereceğim filmler kısmında hep aklımın bir köşesinde kalacak. Tabi filmin eksileri yok değil. Yine müziksizlikten şikayet edeceğim ve bunun yanı sıra işledikleri konu aşırı zor bir konu. Bu yüzden ilk sezonda pek yer almayan zaman bulgularına fazlaca girdikleri için gerçekçilik iyice kırılmış ama anime bunu kabullenmeyip gerçekçi gibi göstermeye çalışınca biraz tatsız teorik kısımlar izliyoruz. Tabi bunlar ufak eksiler filmi izlemenize engel değil. Kesinlikle filmi izlemenizi tavsiye ederim. Hatta artık gönül rahatlığıyla ilk sezonu bile izleyin diyebilirim. Büyük ihtimal ilk sezonda benden bile daha fazla keyif alacaksınızdır. Ha yok benim gibi ortalama bile bulursanız ilk sezonu, bu film sizi tatmin edecektir. Umarım devam sezonu veya başka bir film çekmezler. Seri benim için gayet tatlı şekilde bitti. Devamı olmazsa daha çok sevinirim. Neyse sonraki incelememizde görüşmek üzere. 
     

    Editörün notu; yazar bu yazıyı seri ve film olarak ayrı ayrı göndermiştir lakin peş peşe iki giriş, yani "flood" olmaması için yazıları birleştirerek tek çatı altında toplamayı son dakikada uygun gördüm.Yukarıdaki puan, seri ve filmin ortalama puanıdır. Yazar arkadaşımız 13 bölümlük seriye 7 ve filme de 9 puan vermeyi uygun görmüştür.
        -Kaan.
     
     
     
     
     

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan