• Kasım 17, 2021

    Yönetmen: Wakabayashi Shin
    Stüdyo: CloverWorks
    Tür: Fantastik, Aksiyon, Dram
    Yapım Yılı: 2021
    Bölüm Sayısı: 12+1
    Anime Puanı: 10/8

     
    Herkese merhabalar arkadaşlar. Bugün elimizde 2021’in başlarında piyasa sürülen Wonder Egg Priorty var. Çıktığı zaman baya bir ses getirse de ben bu animeyi izlemeyi baya bir erteledim. Evet, kendisi listemde vardı lakin izlemek ve incelemek bugüne kısmetmiş. Şimdi öncelikle şunu söyleyeyim ki ben animeyi eksilerine rağmen keyif alarak izledim. Tabii ki birazdan detaylandıracağım kendisini ama anime beni bir hayli şaşırttı. Çünkü konusu ve işlenişi dışardan bakıldığı gibi değil. Dışardan bakınca bir Erased havası alıyordum. Lakin içine girince Claymore tarzı farklı bir yapımla karşı karşıya kaldım. Gelin biraz hikayeden bahsedeyim.

    Ai Ooto kardeşimiz bir gün gizli bir mekanda özel bir yumurta makinesi bulur, ilki bedava olduğu için hemen bir yumurtayı alır ve olaylar başlar. Animemiz bu yumurtalar ekseninde dönüyor. Çünkü Ai gibi birkaç kişi bu yumurtalar sayesinde intihar etmiş arkadaşlarını, hayata döndürmeye çalışıyorlar.(Hoş kendileri de zorbalık gibi sorunlarla uğraşırken bu göreve gitmeleri takdire şayan.) Tabi bu görev sanıldığı kadar kolay değildir. Yumurtaların içinde de zamanında intihar etmiş başka kişiler vardır ve onların başına gelen travmatik olayları çözmek, yumurtayı alıp kıran, yani Ai ve arkadaşlarına düşmektedir. Şimdi beni en çok şaşırtan kısım bu travmatik olayların atlatılması sırasında gerçekleşen olaylardı. Bildiğiniz aksiyona giriyoruz. Evet, animenin hiç havasında yokken bir anda elimizde silahla bir ton yaratık kesiyoruz. Görevi tamamlamak için de travmatik olaya sebep olan kişiyi öldürmek gerekiyor. Yani bu kısımlarda kızlar toplanıp canavar kesiyor tıpkı Claymore gibi. Yalan yok, normalde bu tarz çizimlere sahip canavarları pek sevmem ama bu animede aksiyonu da canavar tiplerini de özellikle travma yaşatan karakterlerin büründükleri değişik tipleri beğendim. 


    Normalde incelemelerimde hikayeden bu denli derin bahsetmem lakin bunda bahsetme sebebim animenin dış görünüşle aslında olan arasından farklı olmasıdır. Sağ olsun yapımcılar bu anlamda animeyi düzgün pazarlayamamışlar. Neyse biz incelemeye geri dönelim. Dediğim gibi düşman çizimlerini beğendim. Karakter çizimleri de baya hoş. Ben yapımı görsel anlamda Kimi no Na wa’ya benzettim. Bol pastel boya ve capcanlı renkler. Başlarda pek sevmem sanıyordum lakin sonra beğendiğimi fark ettim. Seslendirme konusunda da biraz araştırma yapınca karakterlere hayat veren sanatçıların çoğu genç ve deneyimsiz. Lakin bu onların kötü iş çıkardığı anlamına gelmiyor. Gerçekten yapımcı stüdyoyu takdir etmek lazım, böyle gençleri sektöre kazandırmışlar.. Hepsi mükemmel iş çıkarmış. Özellikle Ai Ooto’yu seslendiren ablamızın sesi baya hoş ve ilginç. Standartlaşan anime kızlarından farklı seslendirme duymak tatlıydı. Animeyi bu kadar övdün neden 8 verdin sorusunu duyar gibiyim. Tabii ki de bunun cevabını birazdan vereceğim.

    Animede en sevdiğim kısım, ilk bölümlerde şahit olduğumuz ana karakterlerin hikayesindeki zorbalık kısımlarıydı. İntihar eden arkadaşlarını kurtarmaya çalışan bu karakterlerimiz, kendi hayatlarında da bazı zorbalıklar yaşıyor. Bu alt metin olarak güzel verilmişti. Lakin çok daha iyi olabilirmiş dedirtti. Tıpkı hikayenin gidişatı gibi. Anime, duygusal geçişi çok hızlı yapıyor. Yani karakterlerin hikâyesini tam sindiremeden bir anda aksiyona dalarken kendimizi bulabiliyoruz. Duygusal anlamda biraz daha iyi olabilirdi. Ve bence en büyük eksik animenin gittiği yön. Anime belli bir bölümden sonra iyice aksiyon-shonen animesine dönüyor. Evet, yer yer ufak gizem ve dram hikayeler veriyorlar ama kendileri bile bu verdikleri hikayeyi pek sallamıyor. Arkadaşlık ve aksiyon üzerine yoğunlaşıyorlar. Benim ilk bölümlerde aldığım o keyif sonlara doğru bitti. Zaten bölüm sayısına bakacak olursanız 12+1 yazdım. Çünkü anime ikinci sezon planlamış ama bundan büyük ihtimal vazgeçerek +1 “Son bölüm” diye bir bölümle hikayeyi bitirmiş.(O bölümün ilk 25 Dakikası özet son 20 dakikası Bölümün kendisi.) Kesinlikle ve kesinlikle animenin ikinci sezonu gelmemeli. Bu kadar açık konuşuyorum. Çünkü gittikleri yol dümdüz aksiyon hikayesi olacak. Şimdi yapımcı stüdyoya bakarak neden bu kadar kesin konuştuğumu anlayan bazı arkadaşlar olabilir. Anime bir manga veya roman uyarlaması değil ve bu stüdyo elinde manga olmasına rağmen Yakusoku no Neverland 2.sezonunu rezalet şekilde bizlere sundu. İlk sezon gizem olan anime ikinci sezonda aksiyona kaymıştı. Aynı sorun bu animede de olacaktır. Dram ve güzel alt metinler yerini boş kısımlara bırakacak. Bu yüzden umarım 2.sezon gelmez. Zaten +1 bölümünde hikayedeki neredeyse tüm soru işaretler gideriliyor. Belki bir gün 2.sezon çekeriz umuduyla bir açık kapı bırakıyorlar o kadar. Onu da kapatsınlar. Ya da çıkarsınlar ama beni şaşırtsınlar. Ama bunun gerçekleşenini sanmıyorum. Çünkü karakterlerin Duygusal hikayeleri bitti denebilir. Neyse Stüdyoya fazla güvenmemekle beraber tek sezonu keyifle izleyebileceğiniz bir anime incelemesini sizlere sundum. Umarım beğenmişsinizdir bir sonraki incelememde görüşmek üzere.
     

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan