Yönetmen: Hiroshi Maeda
Stüdyo: TMS Entertainment
Tür: Aksiyon, Dövüş, Dram
Yapım Yılı: 2026
Bölüm Sayısı: 14
Anime Puanı: 10/8.5
Stüdyo: TMS Entertainment
Tür: Aksiyon, Dövüş, Dram
Yapım Yılı: 2026
Bölüm Sayısı: 14
Anime Puanı: 10/8.5
Dragon Ball, Astro Boy yahut Ashita no Joe gibi animeler bir dönemi temsil eder ve başka serilere ilham olur. Yıllar geçse bile popüler kültürün içinde yaşamaya devam eder. İşte Hokuto no Ken, yani Fist of the North Star, bu serilerden birisi olarak karşımıza çıkıyor. Hatta ilk Japonya gezimde bunun ne kadar büyük bir kült olduğunu bir kez daha anlamıştım. Meşhur Donki mağazalarının birinde üzerinde Raoh resmi bulunan bir sake şişesi görünce düşünmeden satın almıştım. Çünkü Japonya'da Hokuto no Ken sadece eski bir anime olarak görülmüyor; video oyunlarından içeceklere, reklamlardan figürlere kadar hala yaşayan dev bir marka. Aradan onlarca yıl geçmiş olmasına rağmen insanlar Kenshiro'yu da, Raoh'u da ilk günkü gibi hatırlıyor.
Benim Hokuto no Ken ile tanışmam ise biraz garip oldu. İlk karşılaşmam animeden değil, PlayStation 1 döneminde elime geçen tamamen Japonca bir Hokuto no Ken oyunuyla olmuştu. Türkçe’yi geçtim, oyun tek kelime İngilizce bile içermiyordu. Hikayeyi anlamamız zaten mümkün değildi. Biz de çocuk aklıyla senaryoyu kendimiz yazıyorduk. "Bu hasta adamın adı galiba Toki, kesin ilaç bulmaya gidiyoruz." diyorduk. Bir karakter çıkıyor, "Bu kötü galiba." diye yorum yapıyoruz. O yıllarda ne Kenshiro'nun adını biliyoruz ne Hokuto Shinken'in ne olduğunu... Gelgelelim oyun öyle etkileyiciydi ki hiçbir şey anlamadan saatlerce oynuyorduk.
Benim Hokuto no Ken ile tanışmam ise biraz garip oldu. İlk karşılaşmam animeden değil, PlayStation 1 döneminde elime geçen tamamen Japonca bir Hokuto no Ken oyunuyla olmuştu. Türkçe’yi geçtim, oyun tek kelime İngilizce bile içermiyordu. Hikayeyi anlamamız zaten mümkün değildi. Biz de çocuk aklıyla senaryoyu kendimiz yazıyorduk. "Bu hasta adamın adı galiba Toki, kesin ilaç bulmaya gidiyoruz." diyorduk. Bir karakter çıkıyor, "Bu kötü galiba." diye yorum yapıyoruz. O yıllarda ne Kenshiro'nun adını biliyoruz ne Hokuto Shinken'in ne olduğunu... Gelgelelim oyun öyle etkileyiciydi ki hiçbir şey anlamadan saatlerce oynuyorduk.
Hokuto no Ken, yapıldığı döneme göre gelecekte geçen ancak günümüzden bakınca artık geçmişte kalan nükleer savaş sonrası bir dünyayı anlatıyor. Dünya büyük felaketler yaşamış, medeniyet çökmüş, denizler kurumuş ve geriye sadece çöller kalmış. Silahların yerini kas gücü, düzenin yerini ise güçlü olanın hükmü almış. Bu acımasız dünyada kahramanımız Kenshiro, çocukluk arkadaşı Shin tarafından kaçırılan sevgilisi Yuria'yı aramaktadır. Ancak hikaye bununla sınırlı kalmıyor. Yol boyunca Bart ve Lynn ile tanışıyor ve olaylar giderek büyüyerek Hokuto ile Nanto ekolleri arasındaki efsanevi mücadeleye dönüşüyor. Kenshiro'nun kullandığı Hokuto Shinken, iki bin yıllık ölümcül bir dövüş sanatı. İnsan vücudundaki 708 gizli baskı noktasını kullanıyor. Doğru noktaya dokunursanız rakibiniz birkaç saniye sonra kelimenin tam anlamıyla patlıyor. Ve tabii serinin en unutulmaz anı; rakibine sakin bir şekilde; "Omae wa mou shindeiru." Yani sen zaten öldün demesi. Sosyal medyada muhakkak görmüşsünüzdür. Rakibin de şaşkınlıkla "Nani?!" demesinin ardından birkaç saniye içinde paramparça olması anime tarihinin en ikonik sahnelerinden biri haline geldi. Tabi bir de o efsane saldırısı: "ATATATATATATATATATATATA!" Ardından rakibi havaya kaldıran yumruklar... Bugün bile duyunca insanın yüzünde istemsiz bir gülümseme oluşuyor.
Müzik tarafında ise söyleyecek tek kelime var: "You wa Shock!" Açılış müziği tarihinin en unutulmaz openinglerinden biri. İlk notası çalmaya başladığı anda ne izleyeceğinizi zaten biliyorsunuz. Bu yüzden yeni yapımın ilk bölümlerinde bu parçayı opening olarak duymayınca açıkçası biraz üzülmüştüm. Neyse ki bu parçanın modern düzenlenmiş haliyle ending olarak kullanılması yüzümü güldürdü. Eski hayranlara güzel bir selam olmuş. Yeni animeye gelirsek, ilk fragmanlar yayınlandığında en büyük korkum CGI kullanımıydı. İlk birkaç dakika gerçekten göze biraz garip geliyor. Özellikle eski Hokuto no Ken estetiğine alışmış biriyseniz ister istemez yadırgıyorsunuz. Lakin ilginç olanı ise; yaklaşık beş dakika sonra buna tamamen alışmam oldu. Hatta zaman geçtikçe hoşuma gitmeye başladı. Yapımcılar manganın ruhunu gerçekten korumaya çalışmışlar. Dövüşler inanılmaz sert hissettiriyor. Yumrukların ve tekmelerin ciddi anlamda bir ağırlığı var. Kenshiro vurduğu zaman gerçekten vurmuş gibi hissediyorsunuz. Bana biraz, dövüş sahnelerinin çekim tarzıyla Bruce Lee filmlerini hatırlattı. Animasyonda bunu hissettirebilmek kolay bir iş değil. Üstelik büyük dövüşlerde ekranın renk paletinin solması ve sahnelerin adeta eski bir manga paneline dönüşmesi bence serinin en başarılı sanatsal dokunuşlarından biri olmuş. Sanki siyah beyaz sayfalar canlanıyor da biz izliyoruz. Bir diğer sevdiğim nokta ise sansür uygulanmamış olması. Hokuto no Ken dediğin kanlı olacak. Kemikler kırılacak. İnsanlar patlayacak. Bu serinin doğası bu. Yeni yapım da bunu gizlememiş. Dövüşler son derece sert, kanlı ve etkileyici. Seslendirme kadrosu oldukça başarılı. Özellikle Kenshiro'nun sesi karaktere çok yakışmış. Müzikler de atmosferi desteklemeyi başarıyor. En önemlisi ise manga uyarlaması konusunda oldukça sadık ilerlemesi.
İlk başta biraz mesafeli yaklaşmış olsam da bölüm ilerledikçe giderek daha fazla keyif almaya başladım. On dördüncü bölümün sezon finali olduğunu ise sonradan fark ettim ve tam haysiyetsiz Jagi çıkmışken nasıl yapılır bu diyerek hayıflandım. Belki bugün yeni nesil izleyiciler için biraz eski kafalı görünebilir fakat anime tarihini anlamak isteyen herkesin en az bir kez Kenshiro'nun o meşhur cümlesini duyması gerekiyor.
İlk başta biraz mesafeli yaklaşmış olsam da bölüm ilerledikçe giderek daha fazla keyif almaya başladım. On dördüncü bölümün sezon finali olduğunu ise sonradan fark ettim ve tam haysiyetsiz Jagi çıkmışken nasıl yapılır bu diyerek hayıflandım. Belki bugün yeni nesil izleyiciler için biraz eski kafalı görünebilir fakat anime tarihini anlamak isteyen herkesin en az bir kez Kenshiro'nun o meşhur cümlesini duyması gerekiyor.


format(webp).jpg)

Yorumlar
Yorum Gönder