• 18 Nisan 2021


    İnsanlar, kendileri güvende ise şiddeti seyretmeyi çok severler!

     
    Şiddet istemsizce de olsa hayatımızın her evresinde karşımıza farklı formlarda çıkabiliyor. Absürt şekilde de bundan zevkte alabiliyoruz. Üstelik bunu kanıtlamak için bilim adamı da olmaya gerek yok. Bakınız en çok izlenen videolara, filmlere veya internetten aranan kelimelere ya şiddet ya da cinsellikle ilgilidir. Bu da aslında şiddet ve cinselliğin yaşamlarımızın vazgeçemediğimiz bir parçası olduğu anlamına geliyor. Gerçek hayatta şiddetle ifade etmek isteyeceğimiz duygularımızı her zaman açığa çıkartamayız ve bu duygularımızı bir kitaptaki veya filmdeki şiddet uygulayan karakter ile özdeştirerek yansıma yapabiliriz. Belki de özellikle bu sebeple vahşet filmlerini her daim bir izleyici bulur. Sinemanın bir türü olan anime de şiddetten nasibini bolca almıştır tabi. Konumuz gereği ben sizlere animelerde ki şiddetten bahsedeceğim.

    Animelerde özellikle korku, aksiyon ve bilimkurgu türlerinin ve alt türlerinin şiddeti barındırdığını görürüz. Şiddet en çok sanata yakışan bir unsurdur. Sion Sono gibi yönetmenlerin ellerinde şiddet, mucizevî şekilde bir güzelliğe kavuşur. Bu sebeple şiddeti kimin ne açıdan kullandığı da büyük önem taşır. Örneğin bir korku animesinin de sadece şiddet ve kan sahneleri ile tatmin olmaya çalışan izleyici kitlesi olduğu gibi şiddetin sanatsal boyutundan zevk almaya çalışan seyircileri de olacaktır. Daha iyi anlamanız için Quantin Tarantino filmlerini göz önüne getirebilirsiniz. Tarantino, şiddeti bir sanat aracı olarak görür ve bizler bir onun filmini izlerken filmde fışkıran kanlarda kanda ziyade sanat görürüz. 
     

    Animeler seyircisine renkli hem de çok renkli bir dünyanın kapısını açar. Orada hiç bir şey durağan değildir ve bir sinema filminde ki gibi durağan sahnelere çok rastlanmaz. Özellikle aksiyon, korku ve bilim kurgu türlerinde. Bu türler bizleri sürekli tetikte tutması gereken yapımlar olduğu için şiddeti bolca kullanırlar çünkü şiddet seyirciyi ekrana kilitleyen yegane unsurların başında gelmektedir.

    Şiddetten kastım sadece kan değil elbette. Her türlü şiddet! Mesela Old Boy. Sizi kaçırıp yıllar boyu süren bir tutsaklığa hapsettiklerini düşünün. Bunu kimin neden yaptığını da bilmiyorsunuz üstelik. Tepkiniz ne olurdu? Bu şekilde hayatınızın sizden çalınması bir nevi şiddet değil mi?

    Mirai Nikki animesini düşünün. Yuno karakterinin bu denli sevilmesinin sebebi nedir? Hemen bir dipnot geçeyim; Yuno karakterini daha çok kadınlar sever çünkü özellikle aşık bir kadının kendisini Yuno ile özdeştirmesi mümkündür. Normalde katliamlar yapan minik bir kızın sevilmekten daha çok korkulması gereken bir karakter olması gerekirken Yuno karakterini benimser ve severiz. Bunun sebebi Yuno’nun aşkı için cinayetler işlemesidir ve tabi ki güçlü olması. 


    İnsanlar kendileri güvende ise şiddeti severler. Bunun sebebi hepimizin içinden her gün karşılaştığımız durumlara karşı oluşan öfkedir. Lakin bu öfkeyi dışarıya yansıtmak başımıza bela açacağı için şiddeti kendimizi özleştirdiğimiz bir sinema karakteri ile dışa vurulduğunu görerek deşarj olabiliriz.

    Aslında geçmişten günümüze animelerde şiddet ve cinsellik üzerine yazdığım yüksek lisans tezim doğrultusunda bu yazıyı kaleme alacaktım lakin tezim Naussica ve Code Geass animeleri doğrultusunda hazırlandığı için genel bir “animelerde şiddet ve cinsellik” temalı bir yazı dizisi oluşturmaya karar verdim. Bu da siz okuyucular için bir başlangıç yazım olsun. 

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan