• Yazar : Rafet Kaan Moral 15 Kasım 2020

    Yönetmen: Hiroko Utsumi
    Stüdyo: Mappa
    Tür: Aksiyon, Gerilim
    Yapım Yılı: 2018
    Bölüm Sayısı: 24
    Anime Puanı: 10/5

     
    Çeşitli ödüllere ve adaylıklara sahip olan Mangaka Akimi Yoshida’nın ilk olarak 1985 yılında yayınlanan ve 1994 yılında sona eren aynı adlı eserinden animeye aktarılan Banana Fish, izleyenini New York şehrine götürüyor. Altın sarısı saçları yeşil gözleri ile dikkat çekici güzelliğe sahip olan on yedi yaşındaki Ash Lynx, çocuklardan oluşan bir çetenin cesur lideridir. Günün birinde Ash’in karşısına ölmekte olan bir adam çıkar ve içinde ne olduğu bilinmeyen bir maddeyi Ash’e vererek söylediği adrese götürmesini ister. Adamın son sözleri ise “Banana Fish” olur ve Ash’in kafasında şimşekler çakar. Çünkü Banana Fish, abisi Griffin’in sürekli mırıldandığı iki sözcüktür. Bir asker olan Griffin, savaş sırasında ansızın kendi arkadaşlarına ateş etmeye başlamış ve bacaklarından yaralanarak zapt edilmiştir. O günden bu yana bir daha asla kendisi gibi olamamış ve ağızından çıkan tek kelimeler Banana Fish olmuştur. Elbette Ash yakaladığı bu ipucun peşini bırakmayıp işin içyüzünü öğrenmek için canını bile feda etmeye hazırdır lakin olay öyle derindir ki, sadece kendi canı değil, çevresindekilerin de hayatı Banana Fish yüzünden tehlikeye girecektir. Diğer taraftan mangaya/animeye Japon karakter eklemek için Japonya’dan gelen Shun Ibe ve Eiji Okumura da sokak çeteleri hakkında haber yapmak için New York’a gelmiştir. Eiji’nin yolu çok geçmeden Ash ile kesişir ve kendisini hiç ummadığı bir maceranın içinde bulmuş olur.
     

    Banana Fish içerik olarak mafya havasına hakim, sürekli bir mekandan bir mekana ilerleyen ve genelde hızlı sahnelerin yaşandığı bir anime. Öte yandan beni gafil avlayan yanı ise güzel erkek denen “bishonen” karakterlere ve hafif “yaoi” kokan bir içeriğe sahip olmasıdır Ash, eski bir erkek fahişedir ve özellikle ilk bölümlerde sürekli bundan bahsedilmekte. İki erkeğin yatakta ettikleri sohbetler, dudaktan buse kondurmaları ve Ash ile Eiji arasındaki yakınlık derken anime açıkçası benim çok da sevmediğim bir yönde ilerlemeye başladı. Aslında suç burada biraz da benim çünkü Mangaka’nın da eserlerini inceleyecek olursak genellikle kadınlara yönelik içerikleri ile dikkat çekiyor. E, benim dikkatimi çekmediği için de ben daha çok senaryoya odaklanmak istedim fakat hikaye de bir süre sonra klişeleşmeye ve heyecanını yitirmeye başladı.

    Hikayenin ilk kısımları epey merak uyandırıcı, buna kimse inkar edemez. Banana Fish nedir mevzusu animenin ateşleme gücü. Gelgelelim Banana Fish nedir öğrendikten sonra olaylar tipik bir suç/gerilim içeriğine, sanki B sınıfı bir aksiyon filmi izliyormuşçasına bir havaya bürünüyor. İşte al sana içinde tek kurşun olan bir silah, sevdiğini kurtarmak için arkadaşını feda edebilir misin gibi modası geçmiş (gerçi mangası seksenler – doksanlar arasındaydı, yani geçmemiş olabilir:) sahneler ve çatışmalarla süresi de uzatılmak istenmiş gibi. Bu arada otuz iki yaşında olan Max Lobo’ya Ash’in amca diye hitap etmesine hem güldüm hem bozuldum:) Bende otuz iki yaşındayım ve işleri gerçeğe uyarlayacak olursak Ash gibi bir karakterin en az otuz yaşında olması gerekirdi. Ayrıca yirmilerine bile ulaşamamış Ash gibi çocukların küçük adamcılık oynaması da zaten animelerde olur:) Hadi bakalım Ash efendi, hodri meydan sana! :) 
     

    Banana Fish’in çizimlerine baktığımda hala ikilemde olduğumu belirtebilirim. Kimi sahnelerde çizimler şahane gözüküyorken kimi sahnelerde sanki düşük bütçeli bir yapım ürünüymüş gibi. Oysa anime stüdyosu Mappa, kendine has karakter çizimleri ile işini en iyi yapan stüdyolardan birisi. Bakınız Sakamichi no Apollon, Dororo veya Inuyashiki. Daha birçok anime sayabilirim ve hepsi de çizimler bakımından üst seviye. Banana Fish de ise ne hikmetse bir kalitesizlik var. Animenin müziklerine ise herhangi bir lafım yok. Gerek açılış ve kapanış parçaları, gerekse bölümler esnasında çalan parçalar gayet seriye yakışan, kaliteli parçalar.

    12 + 12 olacak şekilde iki sezona sahip olan Banana Fish’i dilerseniz Amazon Prime’dan Türkçe altyazı seçeneği ile hemen izleyebilirsiniz. İzlemeliyim diye soracak olursanız şayet; eğer bishonen tarzını seviyorsanız bence benden çok daha fazla sevebilirsiniz. Eğer benim gibi bu tarzla aranız pek yok ise Banana Fish’i es geçmek akıllıca bir seçim olabilir. 
     

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan