• 20 Nisan 2021


    Az biraz anime ile ilgilenenler Gonzo adını duymuşlardır. 1992’den bu yana varlığını sürdüren stüdyo aslında orta halli bir anime stüdyosu. En azından Studio Ghibli veya Madhouse gibi devlerle karşılaştırırsak durum bu şekilde. Peki, Gonzo ismini saydığım diğer iki stüdyo gibi hafızalarımıza kazıyan nedir? Elbette anime dünyasına damga vuran klasikleri mevcut lakin hayal kırıklıklarının da sayısı azımsanmayacak derecede. Anime severlerin akıllarına girme metodunu incelemediğimizde Gonzo’nun dikkatleri üzerlerine çekmekte bir hayli başarılı olduğunu görüyoruz. Yapım aşamasındaki yenilikçi metotları, yeni dağıtım kanalları oluşturmaları, pazarlama teknikleri derken alışılmışın dışına çıkmak bir Gonzo klasiği halini almıştı.

    Gonzo’nun geçmişine dalacak olursak; Gonzo için 1992 yılında kurulan bir stüdyo dememe rağmen Gonzo aslında 17 yaşında. Bunun sebebi, şu anki Gonzo’nun (resmi olarak Gonzo K.K.) bir GHD K.K.’nin (Gonzo Digimation Holding) bir parçası oluşu ve 2000 yılından önce kendi başına bir stüdyo değildi.

    Gonzo’nun kanında büyük oranda 1984’te kurulmuş bir Stüdyo olan Gainax kanı var çünkü kurucularından birçoğu oradan gelmeydi. Aslında amaç yeni bir anime stüdyosu kurmak değildi. Eski Gainax çalışanları bir süreliğine kafalarını animeden uzaklaştırmak istemişlerdi ve stüdyo kurulduğunda (1992) dört sene animasyon üzerine herhangi bir çalışmada bulunmadı. Stüdyonun dikkati daha çok video oyunları vb. projeler üzerindeydi. Ama stüdyoda çalışmaya başlayanların yeni gençlerin anime üzerine hevesli oluşu ve içeriden olduğu gibi dışarıdan gelen animasyon baskıları ile stüdyo animeye yönelmeye başladı. 

     
    Gonzo’nun anime serüveninin temellerini atan isimlerin başında Shouji Murahama geliyor. Bir süre kendi başına projelerine devam eden Murahama ile Gainax zamanında çalıştığı insanlar iletişime geçti ve tekrar onunla çalışmak istediklerini söylediler. Murahama yanına dahi olarak nitelendirilen Mahiro Maeda’yı, live-action film yönetmeni Shinji Higuchi’yi ve yazar Hiroshi Yamaguchi’yi yanına alarak oldukça yaratıcı bir takım oluşturdu. Özellikle Murahama ve Madeda’nın katkılarıyla Gonzo’yu anime stüdyosu olarak öne çıkardılar. Vahşice, maceraya düşkün ve kuralları hiçe sayan tavırları ile stüdyonun kısa zamanda üne kavuşmasını sağladı.

    Gonzo’yu farklı kılanın tam olarak ne olduğunu sorarsanız ilk olarak akıllara yaptıkları dijital araştırmalar gelir. Üstelik bu araştırmalar öyle hevesle, farklı olalım, öne çıkalım şeklinde araştırmalar değil, tam tersine firmanın yapıtaşını oluşturacak cinstendi. Gonzo Animasyon Stüdyosu’nun ilk başkanı Murahama’nın vizyonu bu yöndeydi ve 3D animasyonlar üzerine yoğunlaşan alt stüdyo Digimation’u kurma sebepleri de buydu. Akabinde Alt stüdyo olan Digimation çok geçmeden de Gonzo’nun bünyesine resmi olarak dahil oldu. Buna 2D ve 3D’nin füzyonu da diyebiliriz. Elbette yaratıcı ekibin başı Maeda’nın da tüm hevesi bu yöndeydi ve çeşitli yenilikler keşfetmek için can atıyordu. O zamanlar animasyonlarda 3D renderlardan yavaşça uzaklaşılan bir tablo çizilirken Gonzo ve ekibi dijital araçlara sanki bir çocuğun yeni bir oyuncağa kavuşması gibi adeta kucak açtılar. Denemelerinin birçoğunun günümüzde estetik açıdan yeteri kadar yıllanamasa da bir olgunun öncüsü olmak o olgunun mükemmel olacağı anlamına gelmez. Yani en güzelini siz yapmasanız da en güzelleri sizin sayesinde yapılmıştır. Dediğim gibi Gonzo’nun gerçekleştirdiği yenilikçi çalışmaların hepsi göze hoş gelmese de aralarında hayranlık derecesinde etkileyici, dijital olarak türdeşlerinden bambaşka animeler de yok değildi. Elle yapılmış çizimlerle 3D sanatının ustaca harmanlandığı, Monte Kristo Kontu’na farklı bir bakış açısı getiren Gankutsuou, görsel açıdan inanılmazdı. Detaya indikçe ufak kusurları ortaya çıkabilir lakin özellikle yayınlandığı dönem olan 2004 yılında devrim niteliğindeydi ve günümüzde hala özgünlüğünü korumaktadır.

    Gonzo sadece dijital yenilikler yapmakla kalmadı, dağıtım konusunda da sürekli farklı yollara başvurdu. Özellikle “online yayınlama” Gonzo’nun sık kullandığı bir yönetmdi. Gonzo’nun online anime yayınlamasının izi 2001 yılına kadar uzanıyor ve ilk yayınladıkları, aynı zamanda yayınlanan ilk online anime Zaion: I Wish You Were Here adlı animedir. Kabul, pek hatırlanan bir anime değil fakat türünün ilk örneği. Gonzo’nun özellikle batıda diğer stüdyolara nazaran daha çok tanınmasının sebebi de işte bu online yayınları. Özellikle Amerikan menşeli online video yayıncısı Crunchyroll üzerinden yayınladıkları Blassreiter ve Druaga gibi animeler ile batı dünyasının dikkatlerini üzerine çekti. Gonzo’nun takındığı bu tavır diğer anime stüdyoları arasında görülmemiş bir şeydi çünkü normalde bir anime yapımcın elinden çıktı mı tüm kararları yayıncı verirdi. Söz konusu Gonzo olunca yayın aşamasında da yarı ortak gibiydi. Gelgelelim Gonzo’nun sıra dışı tutumu, farklı çalışmalar ve deneyler üzerindeki agresif tutumları bedavaya gelmiyordu. Evet, Gonzo ilkler gerçekleştiriyordu ama girdikleri birçok deneme – yanılma yöntemi finansal olarak stüdyoyu zorluyordu. 
     

    Gonzo’nun farklı çizim teknikleri, yayıncılık üzerine yaptıkları yeniliklerin yanında bir özellikleri de ekipte yetenekli insanları elinde tutamamasıdır. Gonzo’nun üst düzey isimlerinden Koji Kajita ve birkaç isim Gonzo’dan deyim yerindeyse kaçarcasına ayrılıp 2007 yılında David Production’u (Jojo serisi aklınıza gelebilir) kurdu. Kurucu isimlerden birçoğu da bu yönde ilerledi. Maeda boşa çıkıp herhangi bir stüdyoya bağımlı olmadan çalışmaya başladı. Murahama bile yeni denemelerine devam edebilmek için stüdyodan ayrılarak Çinli animasyon stüdyoları ile iş birliği yapmaya başladı.

    Tahmin edeceğiniz üzere, finansal krizin iyice patlak verdiği stüdyonun ağır topları gemisini terk etmeye başlayınca kimsenin kalmaya pek niyeti yoktu. Bir stüdyoda isimler elbette gelip geçicidir fakat normali bunun yıllara yayılarak gerçekleşmesidir. Gonzo’da ise sanki baraj patlamış da tüm su bir anda dağılmış gibi bir durum söz konusu. Stüdyo’nun önemli bir kolu olan dijital çizimler bölümü Q-Tec’e satıldı ki Q-Tec bu departmandan Graphinica’yı kurdu. Günümüzde de 3D animasyon deyince Graphinica akla gelen ilk departmanlardan ve birçok animede dokunuşları vardır. Üstelik 3 Ekim 2017’de start alan Juuni Taisen adında tamamen kendilerine ait ilk anime serisini de çıkardılar. Gonzo’ya bağlı bir başka departmanı Studio 5’te bağımsızlığını ilan ederek Studio Gokumi’yi (Grup 5 demek – yine de kökenlerini unutmamışlar:) kurdular. Linbarrels of Iron ve Blassreiter gibi sevilen Gonzo animelerini üreten ekipse Hoods Entertainment’i oluşturdu ve Gonzo’nun fanlarına yönelik, Gonzo ruhunu anımsatan animeler üretmeye orada devam ediyorlar. Hatta Koreli alt departman GK Entertainment’ta bir fırsatını bularak Gonzo’yu terk etti. Bu yazdıklarım sadece animasyon tarafı. Bir de tamamen kapatılan veya satılan diğer bölümler var; oyun departmanı Gonzo Rosso gibi. Anlayacağınız Gonzo o kadar çok parçaya bölündü ki, yeniden Gonzo’yu inşa etmek yerine sil baştan kurmak daha kolay olur.

    Birazda Gonzo animelerine değinelim. Eğer bir anime izleyicisiyseniz muhakkak favoriler listenizde en az bir tane Gonzo animesi vardır. Blassreiter ve Ganktsuou serilerinden bahsettik. Bunların dışında şüphesiz herkesin favorisi, birçoğumuzun animeye başlama sebebi Hellsing var. Hellsing dışında Basilisk, Samurai 7 ve Last Exile gibi animeleri neredeyse hepimiz biliriz. Bunun en büyük sebebi de bunların MTV Türkiye kanalında yayınlanmış olması. Belki fark etmişsinizdir, belki de şimdi fark ediyorsunuzdur; MTV Türkiye’de yayınlanan tüm animeler Gonzo animeleri idi. Sebebi de şüpesiz Gonzo’nun etkin dağıtım sistemiydi. Tabi bu kadar değil Gonzo animeleri. Gantz, Sunabouzu, Speed Grapher, Trinity Blood, Solty Rei, Origin: Spirits of the Past, NHK in Youkoso!, Pumpkin Scissors, Red Garden, Afro Samurai, Seirei no Moribito gibi animeler (hepsinin incelemeleri mevcut:) de Gonzo’nun gurur duyabileceği yapımlar. Tabi burada peş peşe yazınca iyi anime serileri çokmuş gibi gözüküyor. Öyle de fakat en az bu kadar (ve hatta daha fazla) başarısız projesi de ne yazık ki mevcut. Copihan, Blade and Soul, Shining Hearts serileri gibi ki birçoğu 2009 yılından sonrasına ait animeler.
     

    Gonzo gibi sıkıntılar çekmese de artık eski benliğini kaybeden stüdyolar da yok değil. Örneğin şimdiki Madhouse veya Gainax’a baktığımızda şimdiki zamanla geçmiş zamandaki animelerin aynı olmadığını görebiliriz. Şahsen benim anime izlememe vesile olan GunGrave, Trigun, Hajime no Ippo, Vampire Hunter, Captain Tsubasa gibi animelerin şimdiki Madhouse serilerinden tarz olarak uzaktan yakından alakası yok. Bu arada, Gonzo’nun bin bir parçayı ayrılmış olmasıyla varlığını sürdürmediğini sanmayın. Günümüzde hala eskisi kadar çok olmasa da Gonzo animeleri (yılda 2-3) çıkıyor ama günümüz eserlerini ister sevin ister sevmeyin, eskisi gibi içeriği geniş ve farklı değiller. Gelgelelim Gonzo’nun bu gidişatını sevenler, “bir standarda oturdu” diyenler az değil.

    2000’li yılların sonuna doğru Gonzo altın devrini bitirdi ve hızlı bir finansal çöküşe geçti. Peki, bahsettik ama “tam” olarak bu aşamaya nasıl geldiler? Fanlarına göre Gonzo’nun getirdiği yeniliklerin değeri bilinemedi, eleştirmenlere göreyse tartışmaya açık projelerine fazla para pompaladılar. Sebebi her ne olursa olsun Gonzo atıldığı risklerden hep darbe aldı ve firmayı ayakta tutacak parayı bir türlü kazanamadı. Gonzo, maceraya atılmaya, yeni şeyler denemeyi seven bir stüdyoydu. Manga uyarlaması anime serilerinde bile ellerindeki kaynaktan saparak yeni şeyler denemekten çekinmezlerdi. Kimilerine göre bu orijinaline saygısızlıkken benim görüşüm saygı duyulması gerektiği yönünde çünkü kimsenin yapamadığını yapmak cesaret ister. Tabi sonuç da ortada…

    Gonzo, 2009 yılında krizin doruklarındayken ve Tokyo Menkul Kıymetler Borsası’ndan silinme tehlikesi yaşarken Saki adındaki anime serileri yayınlanıyordu. 15. Bölümden sonra ise stüdyo el değiştirmek zorunda kaldı ve Gonzo animeyi Picture Magic’e devretti. Bu olay Gonzo’nun gayri resmi olarak öldüğü an olarak tarihe geçti.

    Gonzo’dan geriye kalanlar alt firma olarak (anime geliştiren stüdyolara yardımcı) devam etmesine ancak yetiyordu. Sessizce, diğer stüdyolara yardımla geçen bir 2010 yılından sonra 2011 yılında hit animelerinden Last Exile’ın ikinci sezonu ile dönüş yaptılar fakat yeni seri eskisinin İllüzyonu olmaktan öteye geçemedi. 2012 ve 2013 yılları da kendi adlarına sessiz, yardımcı stüdyo olarak yoğun geçti. Neo – Gonzo olarak anılan yeni Gonzo’da hala ümitler tam olarak tükenmiş değil. Hiroshi Ikehata’nın ve emrine amade hevesli gençlerin stüdyo ile çalışmaya hevesli bakmaları, eksantrik yazar Koji Morimoto’nun Gonzo’nun 2017 yapımı 18if adlı animesinde seriyi denetlemesi ile yeniden bir kıvılcım çakmanın peşinde. Evet, Neo – Gonzo eski Gonzo değil ve bu saatten sonra da olması çok zor ama Neo – Gonzo olarak yapacakları doğru hamlelerle gelecekleri daha parlak bir hal alabilir.
     

    0 yorum

  • Copyright © 2013 - Nisekoi - All Right Reserved

    ANİME İNCELEMELERİ SAYFASI Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan